Suçlamalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Suçlamalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ekim 2011 Cumartesi

SAHİDEN DE "YAHUDİ" MOİZ KOHEN TEKİNALP'İN İÇYÜZÜ-2


TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ FİKİR SİSTEMİ’NE/ ÜLKÜCÜ HAREKET’E (BBP-MHP-ALPEREN OCAKLARI-ÜLKÜ OCAKLARI ve HATTA TÜRK OCAĞI) ATILAN İFTİRALAR-YAPILAN SUÇLAMALAR:
                                           MOİZ KOHEN TEKİNALP’İN İÇYÜZÜ-2

Aslında bu yazımı “Darbeci Mağduru Ülkücülerin Avukatı” ,Karadenizli(Rize-Fındıklı) rahmetli Galip ERDEM’in, 1970’li yıllarda “Töre-Devlet Yayınları”nca, iki cilt hâlinde neşredilen “Suçlamalar-1” ve “Suçlamalar-2” isimli eserlerini taptaze bir şekilde okuduktan sonra yazabilmeyi ne de çok isterdim.Ancak günümüzde “internet imkânları” ile bile bulunamayacak eserler..
“Moiz Kohen TEKİNALP’in İçyüzü-1” diyebileceğim ilk yazımı, “mefkûre adamları” bloglarımda ve www.millimefkure.com isimli kendi şahsıma ait web sitemde de yayınlamıştım..
Kelimenin tam anlamı ile sahiden de “Yahudi” olan “Moiz Kohen TEKİNALP” üzerinden, çok muhtelif “ideoloji” sahiplerinin Türk Milliyetçiliği Fikri’ne, Ülkücü Hareket’e “saldırmaları”,”iftira atmaları”, “suçlamaları”, ya “cehalet”lerinden, ya “ideolojik körlük”lerinden ya da “adavetlerinden/düşmanlıklarından” veya “deve kinleri”nden kaynaklanmaktadır!
Bildiği ve öğrendiği “hakikat”leri “fikirler camiası” ile “efkâr-ı umumiye” ile paylaşamayanlara ise ne demeli ki?
Türk Milliyetçiliği Fikir Hareketi’nin, Ülkücü Hareket’in “fikir/düşünce kal’alaları”ndan “Türk Ocağı Derneği”nin  100.yaşına ulaşan “Türk Yurdu” isimli aylık dergisinin Eylül 2011 tarihli, 239. Sayısında,”Moiz Kohen TEKİNALP’in İçyüzü”nü adetâ “deşifre” eden çok ehemmiyetli bir araştırma yazısı yayınlandı.
“Azınlıklar ve Türkleşme Bağlamında Bir Entelektüel:TEKİNALP”(*) başlıklı araştırma yazısını hararetle, iştiyakla okuyup bitirdiğimde,sahiden de “Yahudi Moiz Kohen TEKİNALP” üzerinden Türk Milliyetçilerine, Ülkücülere,Ülküdaşlarıma “saldıranlara” söylenecek yeni kelimeler ve yeni bilgilerle karşılaştım ve şu 4(dört) tesbiti yaptım:
Birinci Tesbit: Sahiden de “Yahudi”Munis TEKİNALP/ Moiz Kohen TEKİNALP, bütün ömrü boyunca “Osmanlı/Türkiye Yahudileri”ne yol göstericilik, fikir/düşünce öncülüğü yapmış…
İkinci Tesbit: Sahiden de “Yahudi” Moiz Kohen TEKİNALP, asla ve kat’a dönemin Türk Milliyetçilerine fikir/düşünce öncülüğü yapmadığı gibi böyle bir “kaygı”sı, böyle bir “endişesi” veya “hassasiyeti” de olmamış…
“Tek kaygısı”, “tek endişesi” ve “tek hassasiyeti”, tarihî gelişim içinde yaşanılan “buhranlı dönemler” de “Osmanlı Yahudileri” ve sonra da “Türkiye Yahudileri” “ne yapmalıdır?” olmuştur.
Üçüncü Tesbit: Türk Milliyetçilerine, Ülkücü Hareket meftunlarına, sahiden de “Yahudi Moiz Kohen TEKİNALP” üzerinden “saldıranlar””; TEKİNALP’in “Kemalizm” isimli eserini de hiç mi hiç dillendirmezken; sahiden de “Yahudi” Moiz Kohen TEKİNALP; gerek “Türkleştirme”, gerekse “Kemalizm” isimli kitapları ile daima “Osmanlı/Türkiye Yahudileri”nin “çıkarları”nı, menfaatlerini perçinlemiştir.
Dördüncü Tesbit: Sahiden de “Yahudi” Moiz Kohen TEKİNALP, 1950’de ve 1954’de CHP’den milletvekili adayı olmuş fakat seçilememiştir.
NETİCE:
Sahiden de “Yahudi” Moiz Kohen TEKİNALP’in İçyüzünü “deşifre” eden Milliyetçi-Ülkücü kalem erbabı Rasim EKŞİ’nin, Yeniçağ gazetesindeki “Türk’e Ruh Verenler” yazı dizinin 12. Bölümü olan “Ahmet Ferit TEK”(**) başlıklı yazısı ile “Türk Yurdu” dergisinin Eylül 2011 tarihli araştırma yazısı; TEKİNALP üzerinden Türk Milliyetçilerine, Ülkücü Hareket meftunlarına, “kara cahilce” veya “kara propagandaca” “saldıranlara” da muhkem/sağlam bir “kalkan” da olacaktır.
En son, “Yeni AKİT” isimli gazetenin “Asım YENİHABER” isimli köşeyazarı, yazısının son cümlelerini, “İsrail’le ilişkilerin kesilmesi Türk Milliyetçilerini neden rahatsız ediyor? Yoksa milliyetçilikte üstadları Yahudiler olduğu için mi?”(***), diye bitirdiğinde, kaba tabir ile “kazın ayağı”nın hiçte öyle olmadığını anlayacaklar ve nam-ı diğer Tuğcugil’in tabiri ile böyle “Müslümancılara” söyleyecek çok “söz”leri ve “mehaz”ları da olacaktır..
Rabbim, Türk Milliyetçisi fikirdaşlarımı ve mefkûredaşlarımı her çeşit “iftira”dan ve “suçlamalar”dan muhafaza eylesin.(Âmin)
08.Ekim.2011
İsmet GÜLTEKİN
Dip Notlar:
(*): Melih ÇOBAN, “Azınlıklar ve Türkleşme Bağlamında  Bir Entelektüel: TEKİNALP”, Türk Yurdu Dergisi, Eylül 2011, sayı: 239, s.299-308
(**): Rasim EKŞİ, “Türk’e Ruh Verenler(Ahmet Ferit TEK)-12”, Türkiye’de YENİÇAĞ Gazetesi,02.Eylül.2011, Cuma, s.8
(***):Asım YENİHABER, “Milliyetçiler, Ya Kızgın, Ya Üzgün”,Yeni AKİT, 05.09.2011,www.habervaktim.com, 05.09.2011

SAHİDEN DE "YAHUDİ" MOİZ KOHEN TEKİNALP'İN İÇYÜZÜ-1


Cuma, 2 Eylül 2011 23:35
TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ FİKİR SİSTEMİ-ÜLKÜCÜ HAREKET ve ATILAN İFTİRALAR-YAPILAN SUÇLAMALAR

"MİLLÎ GÖRÜŞ/ERBAKAN HAREKETİ"- "SİYASAL İSLÂM/İSLÂMCI SİYASÎLER"-"DİNDAR DEMOKRATLAR" DA DENİLEN BAZI "NURCULAR"-BİLUMUM "İSLÂMÎ HAREKET" MENSUBU ZİHNİYETLİ KALEMLERİN "MÜFTERİLİĞİ" BİTTİ!!!
TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ FİKİR SİSTEMİNİN "FİKİR/DÜŞÜNCE ÖNCÜLERİ";
NE "YAHUDİ" İDİ, NE DE SADECE "ADI TÜRK" İDİ...
TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ FİKİR SİSTEMİ-ÜLKÜCÜ HAREKET
ve ATILAN İFTİRALAR-YAPILAN SUÇLAMALAR
Bu yazımı, ilk defa bugün(02.Eylül.2011,Cuma) öğrendiğim ve Yeni Çağ gazetesinde hararetle okuduğum "Türk'e Ruh Verenler" yazı dizisinin 12. bölümündeki Rasim EKŞİ imzası ile yayınlanan "Ahmet Ferit TEK" başlıklı yazı vesilesiyle yazıyorum...
Hepimizin de malumu olduğu üzre, "Cumhuriyet Tarihi" boyunca Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemine, Ülkücü Hareket'e çok sayıda iftiralar atılmış, çok sayıda da suçlamalar yapılmıştır. Sadece "iftiralar" ve "suçlamalar"la da kalınılmamış, "Yeni Türk Devleti", "Türkiye Cumhuriyeti Devleti"mizin "kurucu fikri, kurucu düşüncesi" de olan ve onsekiz yıl da "resmî ideolojisi" olmuş olan Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemi, 31. yıldönümünü idrak edeceğimiz 12 Eylül 1980 Askerî Darbesi ile de "mahkemeler"de "yargılanılmış"tır...
31 yıl önce başlayan "yargılamalar"da da, Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemine, Ülkücü Hareket'e atılan iftiralar, yapılan suçlamalar, "Milliyetçi-Ülkücü Hareket"in "en yetkilileri"nce, "en sorumluları"nca, "12 Eylül Mahkemeleri"nde, saatlerce cevaplandırılmıştır...Şayed bir yerlerden temin edip de okuyabilirseniz, zamanın "MAYAŞ YAYINLARI"nca, üç cilt hâlinde neşredilen "MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası" kitaplardan da hatırlayabilirsiniz...
Neydi bu atılan iftiralar, yapılan suçlamalar?
Bazıları şunlardı:
1) Çetecilik suçlaması ve iftirası...
2) Faşizm suçlaması ve iftirası...
3) Irkçılık suçlaması ve iftirası...
4) Darbecilik suçlaması ve iftirası...
5) "Kontrgerillacılık", "Gladyoculuk", "Ergenekonculuk" suçlaması ve iftirası...
6) Fikir/Düşünce öncülerinin "Yahudi" oldukları, "Türk bile olmadıkları, "adı Türk" oldukları suçlaması ve iftirası...vesaire...
Yukarıda isimlerini zikrettiğim bu "suçlamalar" ve "iftiralar", günümüzde, 2011'ler Türkiye'sinde bile dillendirilmekte, yazılıp-çizilmekte, "özel toplantılar"da, "özel sohbetler"de sanki "suçlama ve iftira" değilmiş gibi, bir "nass" gibi seslendirilmekte...
Ben de, "ortaokul birinci sınıftan beri" Türk Milliyeyetçiliği Fikir Sistemi'nin, Ülkücü Hareket'in "içinde" olmam hasebiyle de, acizane, verdiğim "fikir mücadelesi"nde ve yazdığım yazılarda, atılan "iftiraları"n, yapılan "suçlamalar"ın mesnetsizliğini ortaya koymaya çalışmışımdır. Merak edenler, "mefkûre adamları" başlıklı "blog"larıma ve "
www.millimefkure.com" isimli siteme de bakabilirler...
Heyhat! Bir "suçlama", "bir "iftira" vardı ki; bir türlü "söyleyebilecek sözüm" olmazdı, bir "mehaz/kaynak" belirtemezdim ancak asla da "içime sindirmezdim..." O "suçlama", o "iftira" ise "Milliyetçi-Ülkücü Hareket"in "fikir/düşünce öncüleri"nin "Yahudi" oldukları, "Türk bile olmadıkları" idi...Gerçi, "Ziya GÖKALP" mevzuunda, böyle bir "suçlama"yı, böyle bir "iftira"yı cevaplandırabilecek çok sayıda "mehaz"a, çok sayıda" kaynağa" ulaşmayı Rabbim bana nasip etmiş ve "Molla Said-i Meşhur Ziya GÖKALP ile de Tanışmış!!!" başlıklı yazımda, "nokta-i nazarları"mı ortaya koymuştum...
Ve Rabbü'alemin, bugün de bana, içinden çıkamadığım, "söylecek kelime" bulamadığım "Moiz Cohen TEKİNALP" mevzuunda da nasiplendirdi..Milliyetçi-Ülkücü kalem sahibi Rasim EKŞİ'nin bahse konu" Türk'e Ruh Verenler" yazı dizisinin 12. bölümünde, "Ahmet Ferit TEK" başlıklı yazısı ile "söylecek kelimeler"le nasiplendirdi...
Artık "gına getirir" derekesinde, Abdurrahman DİLİPAK'tan, M. Ertuğrul DÜZDAĞ'a; Sadık ALBAYRAK'tan Mehmet Şevket EYGİ'ye; M. Latif SALİHOĞLU'ndan Kazım GÜLEÇYÜZ'e kadar daha burada isimlerini zikredemediğim bilumum "İslamcı kalemler"in attığı "iftira" da, yaptıkları "suçlama" da bitti...
"Türkiye Cumhuriyeti Devleti"mizin "İlk İçişleri Bakanı", "Türk Ocağı Derneği"nin ""İlk Reisi/Başkanı" da olan ve "sanat tarihçilerimizden Dr. Emel ESİN Hanımefendi'nin de babası olan "Ahmet Ferit TEK"in yazdığı "TURAN" isimli eserinde "TEKİN" mahlasını kullanınca, 02.Eylül.2011'lere kadar, günümüze kadar uzanan "Moiz Cohen TEKİNALP" ile "karıştırılması..."
EKŞİ'nin de zikrettiği üzre "Hiçbir Türk Milliyetçisi'nin Cohen'in görüşlerini benimsemesine imkân yoktur" fakat yine EKŞİ'nin zikrettiği üzre,"İlk İçişleri Bakanı" olarak "Ahmet Ferit TEK"in, "İstiklâl Savaşı sırasında vatana ihanet eden 150 kişinin-ki 150'likler listesi-150'likler kararnamesi olarak biliniyor-ni hazırlamış olmasının meydana getirdiği "husumet", "adavet", "düşmanlık" ile de yazdığı "Turan" isimli eseri sırf "Tekin" mahlası "karışıklığı" da bahane edilerek "Moiz Cohen TEKİNALP'e maledilmiş...Yine, kızı Dr. Emel ESİN Hanımefendi, "Turan" isimli kitabın babasına ait olduğunu ifade ettiği gibi,1914'de "Türk Yurdu Kitaphanesi Yayınları"nca da ve 1999'da da "Turan Kültür Vakfı"nca da neşredilmiş.. Şimdiki TTK Başkanı Prof.Dr. Ali BİRİNCi tarafından da "Turan" isimli kitabın, "Moiz Cohen TEKİNALP" e değil, "Ahmet Ferit TEK"e ait olduğu da ispatlanmış.(*)
Ne yazık ki Türkiye'mizde artık "hükûmet" olan ve "devlet" te "yönetmeye" başlayan ve kendilerine "Liberal İslâmcı Zihniyet" te denilen "kadrolar" da, bilumum "İslamcı Zihniyetler" de, "Türk'üm" diyememekte, "Türk Milleti'ne mensubiyet şuuru" duyamamakta.."Türk dersem bana ırkçı derler" mentalitesindeki bu "zihniyetler", rahatlıkla "Kürd'üm" demekte amma!!! Bilmem kaçıncı "sol gazete" de olan "Radikal"de, bir köşeyazarının da yazdığı üzre, "Türk'üm dersem ırkçı olurum" diyen "Irkçı İslamcılar" ile "Irkçı Ulusalcılar" da, Türkiye'mizin "fikir-düşünce olguları"ndan...
"Fikirler/Düşünceler Vadisi"nde, "propaganda üstünlüğü"nü muhtelif sebeplerle "elde etmiş olan", bilumum "Solcular" ile "bilumum "İslamcılar"ın "Milliyetçi-Ülkücü Hareket"e attıkları, atacakları "iftiralar", yaptıkları-yapacakları "suçlamalar bitmez elbette..Lâkin "söylecek sözlerimiz", "konuşacak kelimelerimiz", "göstereceğimiz mehazlarımız/kaynaklarımız" olmalı..
Dördüncü yılına girilen "Ergenekon Tartışmaları", "Gladyo Tartışmaları", "Kontrgerilla Tartışmaları"nda, bilumum "İslâmcılar" gibi Türkiye'deki "Sosyalistler"in dillendirdiği, yazıp-çizdiği; "12 Eylül 1980 öncesi her M.H.P. İlçe Başkanı, İl Başkanı Kontrgerillacı idi", "iftirası", "suçlaması" ne kadar da "kof" çıkmadı mı?
"Yetişme ortamları, tarzları" gereği de, "İngiliz Yahudi Darwin" gibi "kadrolu Türk Düşmanı" olan "liberal İslâmcı zihniyetler", şayet "Sosyalistler"in dediği üzre öyle bir "vakıa" olsa idi, "Milliyetçi-Ülkücü"lerin "gözlerinin yaşına" bakarlar mıydı ki?!!!
Ne kadar çok arzulardım; "Milliyetçi-Ülkücü Kadrolar"ın da, "propaganda üstünlüğü"nü-elbette hakkaniyetle- ele geçirmelerini...
02.Eylül.2011İsmet GÜLTEKİN
ismet_gultekin@mynet.com ve metgultekin@>hotmail.com
Dip Notlar:rn(*): Rasim EKŞİ, "Türk'e Ruh Verenler(Ahmet Ferit TEK)-12,Türkiye'de YENİÇAĞ, 02. Eylül.2011, Cuma, s.8

2 Eylül 2011 Cuma

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ FİKİR SİSTEMİ-ÜLKÜCÜ HAREKET ve ATILAN İFTİRALAR-YAPILAN SUÇLAMALAR


DEMOKRATLAR" DA DENİLEN BAZI "NURCULAR"-BİLUMUM "İSLÂMÎ HAREKET" MENSUBU ZİHNİYETLİ KALEMLERİN "MÜFTERİLİĞİ" BİTTİ!!!
TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ FİKİR SİSTEMİNİN "FİKİR/DÜŞÜNCE ÖNCÜLERİ";
NE "YAHUDİ" İDİ, NE DE SADECE "ADI TÜRK" İDİ...


TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ FİKİR SİSTEMİ-ÜLKÜCÜ HAREKET
ve ATILAN İFTİRALAR-YAPILAN SUÇLAMALAR


Bu yazımı, ilk defa bugün(02.Eylül.2011,Cuma) öğrendiğim ve  Yeni Çağ gazetesinde hararetle okuduğum "Türk'e Ruh Verenler" yazı dizisinin 12. bölümündeki Rasim EKŞİ imzası ile yayınlanan "Ahmet Ferit TEK" başlıklı yazı vesilesiyle yazıyorum...
Hepimizin de malumu olduğu üzre, "Cumhuriyet Tarihi" boyunca Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemine, Ülkücü Hareket'e çok sayıda iftiralar atılmış, çok sayıda da suçlamalar yapılmıştır. Sadece "iftiralar" ve "suçlamalar"la da kalınılmamış, "Yeni Türk Devleti", "Türkiye Cumhuriyeti Devleti"mizin "kurucu fikri, kurucu düşüncesi" de olan ve onsekiz yıl da "resmî ideolojisi" olmuş olan Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemi, 31. yıldönümünü idrak edeceğimiz 12 Eylül 1980 Askerî Darbesi ile de "mahkemeler"de "yargılanılmış"tır...
31 yıl önce başlayan "yargılamalar"da da, Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemine, Ülkücü Hareket'e atılan iftiralar, yapılan suçlamalar, "Milliyetçi-Ülkücü Hareket"in "en yetkilileri"nce, "en sorumluları"nca, "12 Eylül Mahkemeleri"nde, saatlerce cevaplandırılmıştır...Şayed bir yerlerden temin edip de okuyabilirseniz, zamanın "MAYAŞ YAYINLARI"nca, üç cilt hâlinde neşredilen "MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası" kitaplardan da hatırlayabilirsiniz...
Neydi bu atılan iftiralar, yapılan suçlamalar?
Bazıları şunlardı:
1) Çetecilik suçlaması ve iftirası...
2) Faşizm suçlaması ve iftirası...
3) Irkçılık suçlaması ve iftirası...
4) Darbecilik suçlaması ve iftirası...
5) "Kontrgerillacılık", "Gladyoculuk", "Ergenekonculuk" suçlaması ve iftirası...
6) Fikir/Düşünce öncülerinin "Yahudi" oldukları, "Türk bile olmadıkları, "adı Türk" oldukları suçlaması ve iftirası...vesaire...
Yukarıda isimlerini zikrettiğim bu "suçlamalar" ve "iftiralar", günümüzde, 2011'ler Türkiye'sinde bile dillendirilmekte, yazılıp-çizilmekte, "özel toplantılar"da, "özel sohbetler"de sanki "suçlama ve iftira" değilmiş gibi, bir "nass" gibi seslendirilmekte...
Ben de, "ortaokul birinci sınıftan beri"  Türk Milliyeyetçiliği Fikir Sistemi'nin, Ülkücü Hareket'in "içinde" olmam hasebiyle de, acizane, verdiğim "fikir mücadelesi"nde ve yazdığım yazılarda, atılan "iftiraları"n, yapılan "suçlamalar"ın mesnetsizliğini ortaya koymaya çalışmışımdır. Merak edenler, "mefkûre adamları" başlıklı "blog"larıma ve "www.millimefkure.com" isimli siteme de bakabilirler...
Heyhat! Bir "suçlama", "bir "iftira" vardı ki; bir türlü "söyleyebilecek sözüm" olmazdı, bir "mehaz/kaynak" belirtemezdim ancak asla da "içime sindirmezdim..." O "suçlama", o "iftira" ise "Milliyetçi-Ülkücü Hareket"in "fikir/düşünce öncüleri"nin "Yahudi" oldukları, "Türk bile olmadıkları" idi...Gerçi, "Ziya GÖKALP" mevzuunda, böyle bir "suçlama"yı, böyle bir "iftira"yı cevaplandırabilecek çok sayıda "mehaz"a, çok sayıda" kaynağa" ulaşmayı Rabbim bana nasip etmiş ve "Molla Said-i Meşhur Ziya GÖKALP ile de Tanışmış!!!" başlıklı yazımda, "nokta-i nazarları"mı ortaya koymuştum...
Ve Rabbü'alemin, bugün de bana, içinden çıkamadığım, "söylecek kelime" bulamadığım "Moiz Cohen TEKİNALP" mevzuunda da nasiplendirdi..Milliyetçi-Ülkücü kalem sahibi Rasim EKŞİ'nin bahse konu" Türk'e Ruh Verenler" yazu dizisinin 12. bölümünde, "Ahmet Ferit TEK" başlıklı yazısı ile "söylecek kelimeler"le nasiplendirdi...
Artık "gına getirir" derekesinde, Abdurrahman DİLİPAK'tan, M. Ertuğrul DÜZDAĞ'a; Sadık ALBAYRAK'tan Mehymet Şevket EYGİ'ye; M. Latif SALİHOĞLU'ndan Kazım GÜLEÇYÜZ'e kadar daha burada isimlerini zikredemediğim bilumum "İslamcı kalemler"in attığı "iftira" da, yaptıkları "suçlama" da bitti...
"Türkiye Cumhuriyeti Devleti"mizin "İlk İçişleri Bakanı", "Türk Ocağı Derneği"nin ""İlk Reisi/Başkanı" da olan ve "sanat tarihçilerimizden Dr. Emel ESİN Hanımefendi'nin de babası olan "Ahmet Ferit TEK"in yazdığı "TURAN" isimli eserinde "TEKİN" mahlasını kullanınca, 02.Eylül.2011'lere kadar, günümüze kadar uzanan "Moiz Cohen TEKİNALP" ile "karıştırılması..."
EKŞİ'nin de zikrettiği üzre "Hiçbir Türk Milliyetçisi'nin Cohen'in görüşlerini benimsemesine imkân yoktur" fakat yine EKŞİ'nin zikrettiği üzre,"İlk İçişleri Bakanı" olarak "Ahmet Ferit TEK"in, "İstiklâl Savaşı sırasında vatana ihanet eden 150 kişinin-ki 150'likler listesi-150'likler kararnamesi olarak biliniyor-ni hazırlamış olmasının meydana getirdiği "husumet", "adavet", "düşmanlık" ile de yazdığı "Turan" isimli eseri sırf "Tekin" mahlası "karışıklığı" da bahane edilerek "Moiz Cohen TEKİNALP'e maledilmiş...Yine, kızı Dr. Emel ESİN Hanımefendi, "Turan" isimli kitabın babasına ait olduğunu ifade ettiği gibi,1914'de "Türk Yurdu Kitaphanesi Yayınları"nca da  ve 1999'da da "Turan Kültür Vakfı"nca da neşredilmiş.. Şimdiki TTK  Başkanı Prof.Dr. Ali BİRİNCi tarafından da "Turan" isimli kitabın, "Moiz Cohen TEKİNALP" e değil, "Ahmet Ferit TEK"e ait olduğu da ispatlanmış.(*)
Ne yazık ki Türkiye'mizde artık "hükûmet" olan ve "devlet" te "yönetmeye" başlayan  ve kendilerine "Liberal İslâmcı Zihniyet" te denilen "kadrolar" da, bilumum "İslamcı Zihniyetler" de, "Türk'üm" diyememekte, "Türk Milleti'ne mensubiyet şuuru" duyamamakta.."Türk dersem bana ırkçı derler" mentalitesindeki bu "zihniyetler", rahatlıkla "Kürd'üm" demekte amma!!! Bilmem kaçını "sol gazete" de olan "Radikal"de, bi köşeyazarının da yazdığı üzre, "Türk'üm dersem ırkçı olurum" diyen "Irkçı İslamcılar" ile "Irkçı Ulusalcılar" da, Trükiye'mizin "fikir-düşünce olguları"ndan...
"Fikirler/Düşünceler Vadisi"nde, "propaganda üstünlüğü"nü muhtelif sebeplerle "elde etmiş olan", bilumum "Solcular" ile "bilumum "İslamcılar"ın "Milliyetçi-Ülkücü Hareket"e attıkları, atacakları "iftiralar", yaptıkları-yapacakları "suçlamalar bitmez elbette..Lâkin "söylecek sözlerimiz", "konuşacak kelimelerimiz", "göstereceğimiz mehazlarımız/kaynaklarımız" olmalı..
Dördüncü yılına girilen "Ergenekon Tartışmaları", "Gladyo Tartışmaları", "Kontrgerilla Tartışmaları"nda, bilumum "İslâmcılar" gibi Türkiye'deki "Sosyalistler"in dillendirdiği, yazıp-çizdiği; "12 Eylül 1980 önce her M.H.P. İlçe Başkanı, İl Başkanı Kontrgerillacı idi", "iftirası", "suçlaması" ne kadar da "kof" çıkmadı mı?
"Yetişme ortamları, tarzları" gereği de, "İngiliz Yahudi Darwin" gibi "kadrolu Türk Düşmanı" olan "liberal İslâmcı zihniyetler", şayet "Sosyalistler"in dediği üzre öyle bir "vakıa" olsa idi, "Milliyetçi-Ülkücü"lerin "gözlerinin yaşına" bakarlar mıydı ki?!!!
Ne kadar çok arzulardım; "Milliyetçi-Ülkücü Kadrolar"ın da, "propaganda üstünlüğü"nü-elbette hakkaniyetle- ele geçirmelerini...
02.Eylül.2011
İsmet GÜLTEKİN
ismet_gultekin@mynet.com ve metgultekinqhotmail.com
Dip Notlar:
(*): Rasim EKŞİ, "Türk'e Ruh Verenler(Ahmet Ferit TEK)-12,Türkiye'de YENİÇAĞ, 02. Eylül.2011, Cuma, s.8