1 Mart 2015 Pazar

"GÜLEN HAREKETİ" ve "NURCU GÖVDE-YENİ ASYA EKOLÜ" ELEŞTİRİSİ

“BİTEN” ’28 ŞUBAT SÜRECİ’NİN 18. YILINDA

“GÜLEN HAREKETİ” ve “NURCU GÖVDE-YENİ ASYA EKOLÜ” ELEŞTİRİSİ



Aylar öncesinden başladığı söylenilen “28 Şubat Post Modern Darbe Süreci”nde diyebileceğimiz bir ‘vetire’de, bir ‘süreç’te, ‘Milliyetçi-Ülkücü Camiâ’ da “iki büyük kayıp” yaşandığı, 28 Şubat 2015’lerde neşredilen güya “Milliyetçi-Ülkücü Gazeteler”ce bile hatırlatılmamakta. Biri, Rize Fındıklı’lı rahmetli “Galip ERDEM” Beğ; diğeri ise ‘Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in kitabını da yazmış olan” rahmetli “Başbuğ” Alparslan TÜRKEŞ Beğ…Günümüzün ‘günlük periyotlu’ güya ‘Milliyetçi-Ülkücü Gazeteler’in –ki biri Ortadoğu, biri Yeniçağ- gazeteleri, “28 Şubat Sürecindeki İki Büyük Kaybımızı Rahmetle Yâd Ediyoruz” veya “28 Şubat Sürecindeki Yüzakımız:Meral AKŞENER” gibi “manşetler” niye atamıyorlar ki?!
“Siyasî Şuur” sahiplerinin “Profesyonel Zihniyetlileri”, beni tiksindirmekte…Halbu ki, “Profesyonel Siyasetçiler” veya “Siyaseti Profesyonelce yapmaya gayret eden zihniyetliler”, “erdemliliği”, “fazileti” de baş tacı yapmaları elzemdir. Bir Allah’ın kulu çıkıp da şu suâli soramıyor: Ey Bahçeli! “10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçim süreci”nde neden ‘Genel Başkan’ olarak ‘Cumhurbaşkanı Adayı’ olmadın?! Meclisteki dört ‘Genel Başkan’ın ikisi “Cumhurbaşakanı Adayı” olup; biri “Partisini daha fazla kuvvetlendirirken”; diğeri de “13. Cumhur Reis” olurken; siz, sizler, niye “Cumhurbaşkanı Adayı” olmadınız?!
Bir ikinci suâl ise; artık “28 Şubat Post Modern Darbe”nin “18. Yılı”nda, “12 Mart 1971 Muhtırasını, darbesini(!) de dahil, 12 Eylül’ü, 28 Şubat darbelerini bizatihî desteklemiş “Gülen Hareketi”ni hâlâ ne diye müdafaa ediyorsunuz ki?! “Gülen Hareketi”nin ‘avukat yetersizliği’ mi sözkonusu yoksa?!
Şahsen ben, “Gülen Hareketi”, 12 Mart’ı da desteklemiş yahu!”yu, “18.Yılı”nda birden fazla dedim..Star Gazetesi’ndeki “28 Şubat’ın Gülen’i” yazı dizisi size, sizlere hiçbir etki yapmıyor mu ki?!

Artık mevcut yaşanılan “olayları”, “vakıaları”  sahih bir şekilde an-la-ya-ma-yan “bir büyük kitle” görünümü arzetmekten ne zaman vazgececeksiniz? Hadi diyelim, gerçektende “Başkanlık Sistemi” mevzûnda mevcut “siyasî irade’ müthiş “propaganda gücü” ile de rahmetli Alparslan TÜRKEŞ’in meramını anlayamamakta; peki sizler üçüncü defa ‘nakl-i kubur’ olan “Mezar-ı Türk”ün yerinin değişmesini-hem de çok başarılı bir şekilde- niye sahih bir şekilde anlayamıyorsunuz?! “Emin PAZARCI”lar meselâ hepten de mi “yanlış” yazıyorlar?! Neden “müthiş çelişkiler” sergiliyor ve bazı televizyon kanallarının haber programlarında “çelişkileriniz haber” olmakta?!
“Siyasî Şuur” sahiplerinin “Profesyonel Zihniyetliliği”, “fırıldak olmayı mı” gerektiyor ki?! “Siyasette profesyonellik ‘fırıldaklık’ mı demek” yoksa?!
“Anti-tezlerimiz” diyebileceğimiz birtakım “siyasî kimlikler”in “güdümüne” mi girdiniz yoksa?!
“Seçim ile gelen seçim ile gitmez mi” yoksa?!
“GÜLEN HAREKETİ” ve “NURCU GÖVDE-YENİ ASYA EKOLÜ”
“28 Şubat’ın 18.Yılı”nda, “28 Şubat Bitmedi” manşetleri ile çıktı, “Zaman”ınız, “Yeni ASYA”nız..Sahi, “17-25 Aralık süreci” sonrası hele de “Nurcu Gövde”nin, “Yeni ASYA Ekolü”nün bu “birlikteliği”, bu “omuz omuzalığı” nereden kaynaklanıyor ki?! Neredeyse Türkiye’mizdeki çoğu “darbeleri” desteklemiş-12 Mart-12 Eylül-28 Şubat- bir “Gülen Hareketi” ile “sarmaş-dolaş” hâlinizi içime sindiremiyorum. Daha geçende Bülent ORAKOĞLU’nun Samsun’da dediklerini bile tamamiyle dikkate alamıyorsunuz? “Tank Hasan”ın dediklerini de “es” geçiyorsunuz?! Bir “28 Şubat Post Modern Darbe”nin “18.Yılı”nda bile bir harf ile de olsa, bir kelime ile de olsa, bir cümle ile de olsa “28 Şubat’ın Lideri Süleyman DEMİREL’i” e-leş-ti-re-mi-yor-su-nuz?! Bu ne “yaman çelişki”dir böyle?! Rahmetli Alparslan TÜRKEŞ’in “27 Mayıs”taki “rolünü” dilinize pelesenk yapmayı biliyorsunuz amma?!

Üstelik “Asrın İmamı” merhum Bediüzzaman(k.s.)’ın ‘bir ülküsü daha’, ‘bir mefkûresi daha’ neticede gerçekleşmiş ve “Risale-i Nur Külliyatı” “Devlet”ce basılmış iken; bu feryâd, bu figân niye ki?!
Doğrusu içime sindiremiyorum…Üstelik ‘bir tık kolaylığı ile’ de artık günümüzde bütün ‘Risale-i Nur Külliyatı’na, hem de “bedava” bir şekilde ulaşıldığı “dijital çağ”da!
NETİCE-İ KELAM
Son günlerde dilime takılıyor: “Olmaz olsun böyle Meclis içi muhalefet, meclis dışı muhalefet…”
Son günlerde dilime takılıyor: “Allah(c.c.) rızası için oyumu/reyimi AK PARTİ’ye vereceğim” diye…
Son günlerde dilime takılıyor: Neredeyse “bütün darbeleri desteklemiş” ‘Gülen Hareketi’, “17-25 Aralık Süreci”nde de pekâlâ ‘Tipik Cumhuriyet Klasiği”ne ilâveten “Dost Modern Darbe” de yapmış olabilir!!!
“Kürevî” ve “Türkiye”miz ölçeğindeki “çarpıklıklar”da, mevcut “siyasî iradeye” de ancak bu kadar yapabiliyor, dedirtiyor gibime geliyor!
Hakeza, “iman-küfür”, “hilâl-haç” “mücadelesi” de “büyük kıyamete kadar” devam edecek elbette.
“Siyasî Şuur” sahiplerinin “Profesyonelliği” ise  elbette ki “fırıldaklık” olmamalı vesselam…
Sarıyer, 28.Şubat.2015
İsmet GÜLTEKİN

metgultekin@hotmail.com

27 Şubat 2015 Cuma

SAMSUN ve TERME'DE "BİTMEYEN 'AMAZON SEVDÂSI'"

Samsun ve Terme’de
Bitmeyen “Amazon Sevdâsı” Üzerine


Şubat 2015’lerde de Samsun ve Terme “efkâr-ı umumiyesi
“nde, “fikirler-düşünceler camiâsı”nda, çok bilinen şekli ile “kamuoyu”nda çok diri bir şekilde “Amazon Tartışmaları” yaşandı. Bizatihî bir “Terme’nin Çocuğu” olmak hasebiyle de sıcağı sıcağına yaşadığım ve çok yakînen takip ettiğim 2015’lerdeki “Amazon Tarışmaları”, bana “bitmeyen senfoni” gibi “Bitmeyen ‘Amazon Sevdâsı’” dedirtmekle kalmadı, zaman zaman hafakanlarda bastı!!! Derler ya; “fıtık oldum”; Allah’dan sıhhî açıdan böyle bir mes’ele yaşamadım!
1Bitmeyen “Amazon Sevdâsı” Üzerine yazdığım “Samsun”un-“Samsunlular’ın(!) ‘Amazon Sevdâsı’ Ne Zaman Bitecek?!” başlıklı yazımı neşredeli-internet, mefkûre adamları isimli bloglarım- neredeyse dört yıl olmuş. 2003’den beri “Tek Başına İktidar” olan mevcut ‘siyasî irade’nin Samsun-Canik Belediye Başkanı Osman GENÇ; yaptığı “2. Milletlerarası Canik Sempozyumu” ile “Amazon Sevdâsı”nı neredeyse noktalamıştı.Ancak gördük, anladık ve yaşadık ki hem Samsun’da, hem de Terme’de “Amazon Sevdâsı” asla ve kat’a bitmediği gibi daha da “organizeli” ve daha da “olanaklı” bir şekilde devam etmekte. Hem de ekseriyetle “oligarşik bürokrasi” eli ile…Hem de güya sözde “sivil toplum kuruluşları” eli ile…Hem de güya “kamuoyu”nu ‘aydınlatan’ “yerel-mahallî basın” ile…Hele de “Terme Bilgi Gazetesi”nin “etkili ve yetkililer”inin tamamiyle neredeyse “Amazoncu”(!)  kimlikleri ile…”Kent Konseyi” hakeza…

MES’ELE NE “TURİZM”, NE DE “AMAZON SEVDÂSI”?!
2000-2005 yılları arasında Terme’de yayınladığım “Terme Birlik MEFKÛRE-Birlik Olmadan, Dirlik Olmaz” isimli “yerel-mahallî gazetem ile yine  akabinde  yayınladığım ve altı ay düzenli çıkan “Terme REFLEKS-Sahipsiz Olan Bir Memleketin Batması Haktır” isimli neşriyatlarımda, Samsun ve güya “Amazon Sevdâsı”nın “Başkenti” ‘Terme’ “efkâr-ı umumiyesi”ni uyandırıcı ve bilgilendirici çok yazılarım neşredildi. Kaldı ki, güya”Turizm”ciliği ile de “meşhur” olmak isteyen Terme’mizin mevcut Belediye Başkanı ve ekibi de gayet iyi bilirler: Yine “meşhur”laşan ifâde ile “Dönemin Belediye Başkanı” Ahmet Hamdi YİRMİBEŞOĞLU zamanında da hem Samsun ve hem Terme’mizde “Bitmeyen ‘Amazon Sevdâsı’” yönünde çok çalışmalar, etkinlikler, hattâ “Amazon Festivalleri” bile yapıldı. Demek istediğim 2015’lerde de “Bitmeyen Amazon Sevdâsı”, “Turizmci yönü ağır” olan “gelişmiş bir zihniyet”li mevcut ‘Belediye Başkanı’na münhasır değil!!!Hâlen hayatta olan “Dönemin  Terme Belediye Başkanı” da ‘bir tık kadar’ da yakındır! Ve “dönemi”nde Terme’mizdeki “Amazon Sevdâsı”, ‘Terme Tarihi’nde ‘ilk defa görülen su baskınları, seller’ sebebi ile de “yapılamamıştır..” da…
Netice ‘fiyasko’ olmuştur! Kaldı ki mes’ele “Amazon Sevdâsı Mes’elesi” veya “Turizm Mes’elesi” değildir.

Mes’ele: 1) Samsun Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Cemil CİĞERİM’in de yıllar önce yazdığı ve bu fakirin de hem “Terme Birlik MEFKÛRE” ve hem de “Terme REFLEKS” de yazdığı üzre; “1977’lerden bu yana İngiliz tarih ve coğrafya araştırmacısı-düpedüz İngiliz İntellejeansı-nı Kith Rowbotham’ın “Projesi”nin uygulanışından ibarettir. Ve geçmiş yıollarda yapılan “Amazon Festivalleri” sonrası henüz yapılmayan ancak mevcut “AKP’li Terme Belediye Başkanı”nın yapılacağını duyurduğu “Amazon Konferansı” kalmıştır. Böyle bir “pagan-putperest-profan-dünyevî” ve “uyduruk trari
Tarihi- Kültürü” neredeyse bütün “vatan sathı”mızda, ‘Peygamberler Şehri Şanlıurfa”mızda bile “ortaya” çıkartmaya çalışan tamamiyle bir İngiliz Projesi, “Kith Rowbotham Projesi”nin uygulanmasından ibarettir.
2) Samsun ve Terme’ye bilinen yerlerden “para kaynağı” kazandırabilmek, kabaca “rant mes’elesi”dir…
                                      “TURİZM BELDESİ TERME”
25 Temmuz 2002 tarihli “dergivâri” “Terme Birlik MEFKÛRE-Birlik Olmadan, Dirlik Olmaz” isimli mevkûtemizin “kapak konusu” “Turizm Beldesi Terme” idi. Mevcut ‘Miliç Çamlığı’ndan, ‘Simenit Gölü –Akgöl’deki Kuş Cenneti’nden tutunda, 2015’ler Terme’mizin bile hâlâ “Haliç”i olan ‘Miliç Irmağı’nın temizlenilmeyişinden tutunda, “İnanç Turizmi” namına yapılan onca güzel ve hayırlı çalışmalar ise maalesef “kamuoyu” ile paylaştırlmamaktadır..Yine bu fakirin kitabî bir çalışması da olan “Terme Evliyâları ve Termeli Şehidler Gaziler”in yayınlanışından geçen sürede, hakikaten Terme’mizde “hayırseverler” tarafından çok güzel ve kalıcı çalışmalar, hizmetler yapılmıştır. Bir “Şehid Kubadoğlu Cüneyd Bey Türbesi
“, bir “Kocaman Soğuk Pınar Evliyâsı Türbesi”, yolları da dahil çooook güzelleştirilmiştir…
Samsun ve elbette Terme’miz gibi “muhafazakâr” insanlarımızın yaşadığı “memleket”lerde, hele de sözüm ona bir “Tek Başına Sağ İktidar” döneminde böyle pagan-putperest-profan-dünyevî”; “Türk ve İslâm Kültürü” ile hiç mi hiç alakası olmayan; üstelik, zorlamacı, uyduruk ve bir “İngiliz Projesi”nin hem “Vali”likce, hem de “seçilmişleri” teşkil eden “Terme Belediyesi” gibi bazı “Belediye Başkanları”nınca ‘sahiplenilmesi; “siyasî” açıdan da “seçmenlere” büyük bir hakarettir!!!

OSMAN’LAR…
Şubat 2015 başlarında bu fakirinde Terme’de olduğu bir zaman diliminde sıcağı sıcağına yaşadığı “Samsun ve Terme’nin ‘Bitmeyen Amazon Sevdâsı’” “tartışmaları”nda, iki Osman’ımız ‘kamuyonu’nu sahih-doğru bir şekilde bilgilendirmeye yine gayret ettiler. Biri “Yiğido Osman Kara” Beğ; diğeri ise AKP’li Canik Belediye Başkanı Osman GENÇ Beğ…İsmi şu an aklıma gelmediği bir ‘platform’ namına konuşan “Kürşad’ delikanlısını da tebrik ederim…
Beni kahreden ve derin düşüncelere sevkeden ise “siyasî tarihi çooook acaipliklerle dolu Terme”mizdeki bazı “kanaat önderleri”nin şu tarihe kadar olan suskunlukları…Mart 2014’de %25’lik oy ile ikinci siyasî teşkişlat olan “Saadet Partisi”nin ilgili ve yetkililerini, zaten “Terme’mizdeki Termik Santraller Tartışmaları”nda göremediğimiz üzre, “Amazon Sevdâsı Tartışmaları”nda da göremiyoruz, du-ya-mı-yo-ruz. Yıllardır bu “Tipik MSP Zihniyeti”ni tamamiyle “anlamış” değilim veya “anlamak”da çoook zorlanıyorum…
Bir diğeri, “Terme’mizdeki ‘Amazon Sevdâsı’” namına elinde bazı “Rus Araştırıcılar”ın kitaplarına varıncaya kadar tutan mevcut AKP’li Belediye Başkanı’ını en azından “objektiflik” veya “bütün neşriyatlara ulaşma” babından kendi “memleketin çocuklarının yayınlarını” görmemizlikten gelmesidir.
Yine Terme’mizde “siyasî sıkleti” dördüncü sıralarda da olsa “Milliyetçi-Ülkücü Teşkilatlar”ımızdan MHP ve Ülkü Ocakları’mızdan dan hiçbir “ses” şu ana kadar duyamadık…

Yaşadığımız Şubat 2015 “Bitmeyen  Amazon Sevdâsı” ‘tarışmaları’nda tamamiyle safını “Amazonculuk”tan, “Amazon Sevdâsı”ndan yana koyan “Terme Bilgi Gazetesi”nin ilgili ve yetkililerine karşı bu “yerel gazete”de her hafta “köşe yazıları” yazan “BBP-Alperen Zihniyetli” ve “İslâmcı Zihniyetli” ‘kanaat önderleri’nden de bir “ses” şu tarihe kadar du-ya-ma-dık.. “Bir ses duymayı” bırak; “Ben böyle alenî bir şekilde ‘Amazoncular safında’ yer almış olan bir ‘yerel gazete’de artık yazmam!”, diyebilecek bir ‘tavır’, ‘duruş’ ve ‘söylem’ de göremedik. Artık “iptal” edildiğini bildiğimiz “Termik Santraller Mes’elesi”de “arslan” kesilenler; “Bitmeyen ‘Amazon Sevdâsı’”  ‘tarışmaları’nda ise maalesef “süt dökmüş kedi”ye dönmektedirler!!!
NETİCE-İ KELAM
“Terme’mizin İlk Romanı” olan “Depreli Hasan”da, nasıl “Depreli Hasan’a ‘Amazonları anlatmak’, ‘Amazonları anlattırmak’ çoook abes ise “Müslüman Terme Halkı”na da “Amazon Sevdâsı”nı şırınga etmek o derece abesle iştigaldir.
Bu yeni “Bitmeyen ‘Amazon Sevdâsı’” ‘tartışmaları’nda, “Yiğido”, hâlâ “Genç Ülkücüler Teşkilatı”nın adetâ bir “nefer”i Osman KARA Beğ sayesinde öğrendiğim üzre; taa 1071’lerden önce de Anadolu’ya geldiğimizin ispatları olan ve biz Müslüman Türklerin ilk kullandığı alfabemiz olan “Runik Alfabesi”ne dair Ambartepe ve Salıpazarı bulguları çalışmaları gibi, önceliğimizi kendi “kültür kodlarımız” vermemiz de elzem değil mi?
“Amazonlar”, “Millî Kültür”ümüzün neresine düşüyor ki?!




 Fatih,27.Şubat.2015

9 Ocak 2015 Cuma

شِِر



شِِر ١ اهمَد-َل اَووَل
بَن اوٓنُن ياشيندا اِكَن
تاهتا اوٓتُرمُشتُم
تي گِبِ دَلِكانلي اِكَن
آللاهعا كاوُشمُشتُم.

اوٓتُالتي گارداشيم
ڭِام الَم اُكرُنا
فَدا اوٓلدُلار...
ڭِام-ي الَم اُكرُنا
بَن تاهتا اوٓتُرمُشتُم
اهمَد-َل اَووَل
٢٩.١١.٢٠١٤
اِسمَت گۉلتَكِن
فاتِه


شِِر ٢

مالاگِرتعتِ، قوٓوٓواعيدي
صَلچُكلُيدُ، اوٓسمانلييدي
طۉركعۉن دَ، قۉردعۉندَ، إسلامعين دا
بايراكيدير بايراكيمي
٠٢.١٢.٢٠١٤
فاتِف
إسمَت غۉلطاقإڭ

شِِر ٣


حَم عتوٓپُع، هَم "نُر" اِستَرسِن؛
حَم "پارا"، هَم "هِممَت" اِستَرسِن؛
حَم "دۉنيا"، هَم "اهِرَت" اِستَرسِن؛
يوٓك اۆيلَ ياكما!
فاتِه، ٠٩.١٢.٢٠١٤
اِسمَت غۉلطاقإڭ


3 Ocak 2015 Cumartesi

"GENÇLERLE BAŞBAŞA"(*)

“GENÇLERLE BAŞBAŞA”(*)


Çocuklarımıza ve gençlerimize hangi kitapları tavsiye etmeliyiz.? Bilhassa da “okul hayatları”, “eğitim-öğretim hayatları”, “tahsil hayatları” süresinde!
“Bizim zamanımızda”, diye başlasam cümleye; hemen bir çırpıda “okul hayatıma”, “eğitim-öğretim hayatıma”, “tahsil hayatıma” devam ederken, sadece “rol modellik” öğretmenlerimizden etkilenmedik elbette. Bir de bilhassa da onların bizlere tavsiye ettiği kitaplardan da etkilendik. Yine bilhassa da “okul hayatımıza”, “eğitim-öğretim hayatımıza”, “tahsil hayatımıza” klavuzluk yapabilecek kıvamdaki kitaplar: Rahmetli Ord.Prof. Dr. Ali Fuad BAŞGİL’in “Gençlerle Baş Başa” isimli eseri; hâlâ fikrî seviyesi bile aşılamamış rahmetli Bediüzaman Said NURSÎ(k.s.)’nin “Gençlik Rehberi” isimli eseri; bir Fransız düşünce adamı olan adını Andre Mourois diye hatırladığım yazarın, gençlik üzerine bir eseri; merhum Dr. Rauf DENKTAŞ’ın gençlik üzerine kitapçıkları ile Taha AKYOL’un “Hayat Yolunda “isimli eseri…
Merhum BAŞGİL’in Çarşambalı oluşu ve neredeyse “Cumhurreis” olma kertesine gelişi ile demokratlığına ilaveten, bence, yazdığı “Gençlerle Baş Başa” isimli eseri ile bile yâd edilmeyi hak etmektedir. İlk baskısına ait “Gençlerle Başbaşa” kitabı, kütüphanemde hâlâ yer almakta ve bazen gördüğüm yeni baskılarını da alarak kütüphaneme kazandırmaktayım. En son kaç yüzüncü baskıyı yaptı hâlen hatırlayamıyorum velâkin, “Osmanlı Türkçesi” ile “Osmanlıca” ile de basılan “Gençlerle BaşBaşa”, isimli eser, “tarihî arızalar içinde doğmuş bizim gibi nesilleri” de, bizden sonra gelen; gerek evladlarımızı da, çoluk-çocuğumuzu da kendi kültür kökleri ile de buluşturmaya teşvik edecektir inşallah. Hem “Osmanlı Türkçesi”, “Osmanlıca” ile hem de “Latince” neşredilmiş olan “Gençlerle Başbaşa” isimli eserden şahsen ben hâlâ istifade edebilmekteyim.Geçen “Osmanlı Türkçesi” ile yazılmış bölümü okurken; “tembellik, kötü arkadaş, muvaffak olmanın önündeki düşmanlar” gibi vuzuh dolu izahatlar “milenyum çağı”nda da, “dijital çağ”ımızda da, “sosyal medya çağı”nda da ne kadar da çok geçerli.
“Gençlerle Baş Başa”yı, çocuklarımıza, gençlerimize muhakkak kazandırmalı ve ısrarla okumalarını ve anlamalarını sağlamalıyız.
“GENÇLİK REHBERİ”

“Dijital Çağ”ımızda bile fikrî seviyesi aşılamamış bir mütefekkirimiz de olan merhum Bediüzzaman Said NURSÎ(k.s.)’nin “Sözler” diye de bildiğimiz “Risale-i Nur Külliyatı”ndaki “Küçük Kitaplar”dan “Gençlik Rehberi “isimli eseri de, yine bilhassa “okul çağı”ndaki, “eğitim-öğretim çağı”ndaki, “tahsil çağı”ndaki çocuklarımıza, gençlerimize muhakkak kazandırılmalı, okumaları temin edilmelidir. Hem de bu okumalar, bazı meşreplerdeki kardeşlerimizin de yaptığı üzre bir “program” şeklinde okutulmalı ve anlamaları sağlanmalıdır.
Günümüz gençleri çok hususları anlama ve kavrama anlamında hayli ileri merhalelerde bulunmaktadırlar. Kendilerine bir “istikamet” çizmelerine vesile olacak “Gençlik Rehberi” simli eseri de okuyup, anlamaları elzemdir.
Onca ilmî çalışmalara imza atmış olan Taha AKYOL’un ise adeta yaşadığı “hayat tecrübeleri”nden süzülmüş ve çocuklarımıza ve gençlerimize ışık tutucu “Hayat Yolunda” isimli eseri de muhakkak çocuklarımıza ve gençlerimize kazandırılmalı, okumalarını, anlamalarını sağlamalıyız.

NETİCE:
Belki de “Gençlerle Baş Başa”, “Gençlik Rehberi”, “Hayat Yolunda”, merhum Rauf DENKTAŞ’ın gençlerle ilgili eserleri ve zikrettiğim Fransız yazarın eserleri yayıncılar dili ile söylersek; bir set yapılmalı ve mümkünse “okul çağı”ndaki, “eğitim-öğretim çağı”ndaki, “tahsil çağı”ndaki milyonlarca çoluk-çocuğumuza, gençlerimize kazandırılmalı ve okumaları ve anlamaları sağlanılmalıdır.
Yazımı merhum BAŞGİL’in “Gençlerle Baş Başa” isimli eserindeki şu cümleleri ile bitirmek istiyorum:Namusluluk, insan, vicdanı ile baş başa kaldığı zaman ona verecek utandırıcı hesabı olmamak demektir. Bu ise emin ol ki, mesut olmanın ve iç huzuru ile yaşamanın ilk ve en zarurî şartıdır. Huzur içinde insanca yaşamak istiyorsan, bunu yanlızca doğrulukta bulabileceğinden emin ol. Ve şunu bil ki, hayatta muvaffak olmak demek, doğruluğun ve namusluluğun gösterdiği yolda yürümek suretiyle hedefe varmak demektir. Yoksa, herhangi bir şekilde ve herhangi bir vasıta ile servete,şöhrete kavuşmak ve mevki sahibi olmak demek değildir. Eğer böyle demek olsaydı, yakalanmayan hırsızlara, takipsiz kalan gâsıp ve katillere muvaffak olmuş adam nazarı ile bakmak lazım gelirdi.”(1)

02.Ocak.2015
İsmet GÜLTEKİN

(*): Ord.Prof.Dr. Ali Fuad BAŞGİL, “Gençlerle Baş Başa”, Osmanlı Türkçesine çeviri: Osmanlıca Eğitim ve Kültür Dergisi, Yağmur Yayınevi, 1. Baskı, Kasım 2014

(1): BAŞGİL, adı geçen eseri, sayfa 44-45

21 Kasım 2014 Cuma

ŞİİR: Küfür Sağnağı



KÜFÜR SAĞNAĞI


Yine küfür sağnağı ,
Yağmağa başladı üzerime.
Küfür yağmurlarını,
Engelleyecek,
Şemsiyem nerede?

Fatih,20.11.2014
İsmet GÜLTEKİN
metgultekin@hotmail.com

Şiir-BİR ÖMÜR



BİR ÖMÜR


Gözünü bir mescide mıhlamış gibi,
Salat-ı akşamı gözlemekteyim.
Camiden çıkmayan adamlar gibi,
Bir ömür tahayyül etmekteyim.

Kapısına kilit vurulmuş mescidler gibi,
Acı günler yaşamaktayım.
Kütüphaneden çıkmayan adamlar gibi,
Bir ömür tahayyül etmekteyim.

Fatih, 20.11.2014
İsmet GÜLTEKİN
metgultekin@hotmail.com