Samsun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Samsun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mayıs 2019 Cumartesi

"SAMSUN SALIPAZARI ALEVÎLERİ"

“SAMSUN SALIPAZARI ALEVÎLERİ”

“Alevîlik, Türkiye’mize has ismi ve tarifi ile “Anadolu Alevîliği” ve “Türkiye Alevîliği”, ‘ilk nüveleri”ni, “Türkmen Boyları”, “Türkmen Toplulukları” arasında ortaya çıkmıştır.”
“13.asır başlarında “Moğol akınları,istilâları” sonrası da,İran ve Horasan coğrafyası üzerinden”Anadolu’ya,Türkiye’ye göç” sonrası,diğer coğrafyalardaki “Alevîlik İnançları”ndan ‘farklılık’ göstermiş; “İran Alevîliği” ve “Arap Alevîliği”nden ‘farklı bir hüviyet’e bürünmüştür…”
“Samsun ve Çevresindeki Alevîlerin Coğrafî Dağılımları”na göre de,”Salıpazarı Alevîleri”; “Terme’nin ve Çarşamba’nın Yavrusu Salıpazarı İlçesi”nde, ‘Avut Mahallesi’nde yaşamaktalar…
SAMSUN SALIPAZARI AVUT MAHALLESİ NÜFUSU:

2013’de: 1367
2014’de 1317
2015’de 1247
2016’da 1229
2017’de 1210
2018’de 1209
2013’den 2018’e…Nüfus…1367’den 1209’a…58 nüfus azalışı…Erkek nüfus:597…Kadın Nüfus:612…(Türkiye Nüfusu İl İlçe Mahalle Köy Nüfusları)
Hatırlanacağı üzre; “Terme Alevîleri”, ‘Sakarlı Mahallesi’nde, ‘Sivaslılar Mahallesi’nde ve ‘Çangallar Mahallesi’nde yaşamaktalar…
Biribirine ‘komşu’ olan ‘üç ilçe’miz olan Terme-Çarşamba-Salıpazarı ilçelerimizde; “Çarşamba Alevîleri” ise ‘Kara Mustafalı Mahallesi’nde yaşamaktalar…
Bilhassa bu ‘sınırdaş’,’hudutdaş’ ‘komşu’ ‘üç ilçe’mizdeki “Terme Alevîleri”nin, “Salıpazarı Alevîleri”nin ve “Çarşamba Alevîleri”nin “Bağlı Olduğu Ocaklar” ise şu “Ocaklar”:
“Terme Alevîleri”nin tamamı ve “Salıpazarı Alevîleri”nin çoğu; “”Güvenç Abdal Ocağı”na; “Salıpazarı Alevîleri”nin bir kısmı,”İmam Zeynel Abidin Ocağı”na ve “Çarşamba Alevîleri”nin tamamı ise “Hubyar Sultan Ocağı”na bağlılar…

“Anadolu Alevîliği” inancında veya “Türkiye’mize Has Alevîlik İnancı”nda, birçok “Ocaklar” var ve bu “Ocaklar”ın tamamı ise “Hacı Bektaşi Velî Hazretleri”nin ‘rahle-i tedrisatından geçmiş ‘talebeleri’nin,’müridleri’nin,”dede”lerinin,”mürşidleri”nin isimlerinden meydana gelmekte…
Meselâ, “Samsun Coğrafyası”nda yaşayan “Alevîler”in bağlı olduğu”Dede Kapıları”nın,”Dede Ocakları”nın, “Mürşid Kapıları”nın, “Mürşid Ocakları”nın ‘Ocak’ isimleri:“Keçeci Baba Ocağı”,”Hubyar Sultan Ocağı”,”Güvenç Abdal Ocağı”,”Pîrî Baba Ocağı”,”Karadonlu Can Baba Ocağı”,”Kul Himmet Ocağı”,”Şeyh Hasan Ocağı”,”İmam Zeynel Abidin Ocağı”,”Pîr Sultan Abdal Ocağı”, “Kaim Ocağı”, “Gündoğdu Kalkancılar Ocağı” ve “Ateşoğlu Ocağı…”(1)
‘Salıpazarı Alevîleri’nin; zaman içinde “Salıpazarı’nın Ordu ili ‘sınırdaş,hudutdaş,komşu” olmaları sebebi ile de, ‘Avut Mahallesi’ne, “1950’lerden sonra ,Ordu İli’nin Hoybulut ‘Köyü’nden, Hoybulut Mahallesi’nden gelip,’Avut’a yerleştikleri de ifâde edilmektedir.(2)
ÇEPNİ OĞUZ/TÜRKMENLERİ-ÇEPNİ TÜRKLERİ

“Karadeniz Bölgemiz”deki ‘vatanperverlikleri’ ile ‘milliyetperverlikleri’ ile bilinen “Çepniler”,”Çebni Oğuzları”, “Çepni Türkmenleri”, “Çepni Türkleri” de,”Anadolu-Türkiye Alevîleri” ile beraber de yaşamaktalar…
2018 yılına göre 1209 nüfusa sahip ‘Salıpazarı Alevîleri’ni de meydana getiren ‘Avut Mahallesi’nde de, ‘çokca’ ‘Çepni Türkmeni yaşamaktadır’ da denilmekte.(3)
Yine ‘Salıpazarı Alevîleri’ni meydana getiren ‘Avut Mahallesi’nde yaşayan ‘Doğu Kökenliler’in ise “İmam Zeynel Abidin Ocağı”na bağlı olduğu ifâde edilmektedi.(4)
“GÜVENÇ ABDAL” ve “GÜVENÇ ABDAL OCAĞI”

“Karadeniz Bölgesi”nde yaşanan “Alevîler”in, “İran ve Arap Alevîleri”nden çok farklı bir ‘kimliğe, inanca’ bürünmüş “Anadolu Alevîleri”nin, “Türkiye Alevîleri”nin çoğunun ,bilhassa Karadeniz’deki Alevîlerin bağlı olduğu “Mürşid/Dede Ocağı”, “Güvenç Abdal Ocağı”dır.
Hakkında “9(dokuz) ciltlik kitap” yazılmış olan “Mürşid/Dede Güvenç Abdal”, kısaca, “Hacı Bektaşi Velî Hazretleri”nin ‘rahle-i tedrisatından geçmiş; “Hacı Bektaş Velî Vilayetnamesinde adı geçen ve on iki hizmet,0n iki post sistematiği ile beraber anılan” ‘Ulu bir zât…’
Gümüşhane İli sınırları içindeki Kürtün ilçesi, Güvenç Abdal Ocağı’nın tarihî merkezidir…
Ve bu “tarihî merkez”deki yerleşimcilerin ataları ise yaklaşık 800(sekizyüz) sene önce Karadeniz’e gelmiş olan Çepni Türkleridir…”(5)
Ve yine “hakkında “9(dokuz) cilt,8(sekiz) kapaktan meydana gelen ansiklopedik eser” de yazılmış olan “Güvenç Abdal”, “Güvenç Abdal Ocaklıları”, “Güvenç Abdal Ocağı”nda da ifâde edildiği üzre;”Güvenç Abdal, Hünkâr Hacı Bektaş Velî’nin Dervişi olan ulu evliyâdır.
Hünkâr Hacı Bektaş Velî tarafından verilen diğer bir ismi ise ‘Er Güvenç Abdal’dır.
Muhammed Ali neslindendir…
Seyyid’tir, ‘Evlâd-ı Rasûl’dur…
Başta ‘Çepni Türkleri’ olmak üzre,Karadeniz’de bulunan “Oğuz/Türkmen Boyları”nın ‘Bağlı Olduğu Mürşid/Dede Kapısı’,’Ocağı’,”Güvenç Abdal Ocağı”dır…
Gümüşhane İli’nin Kürtün İlçesi Taşlıca Köyüne/Mahallesine yerleşerek,Karadeniz’e ‘İslâm İnancı’nı yaymıştır…”(6)
NETİCE-İ KELAM:

“Samsun Salıpazarı Avut Mahallesi”nde yaşayan “Salıpazarı Alevîleri” de, böyle muhkem iki “Dede”nin, iki “Mürşid”in “Kapısı”na, “Ocağı”na bağlı “Ocaklılar”dır…
“İslamiyet’in bir yorumu”, ‘bir ekolü’, ‘bir tariki’, ‘bir yolu’ olarak da târif edilen “Anadolu-Türkiye Alevîliği Anlayışı”na sahip “Salıpazarı Alevîleri”ne yönelik; 2017 senesinde, “Avut Mahallesi”ne, “Salıpazarı Cem Evi-Salıpazarı Kültür Evi “temeli de atıldı.
Neredeyse “Samsun Alevîleri” üzerine yapılan “ilk ilmî çalışma” da olan ve 1990’da kitap hâlinde neşredilen “Anadoluğu Alevîliği ve Samsun Alevîleri” isimli eserden ve başka ‘kaynak eserler’dende, ‘Salıpazarı Alevîleri”nin ‘inanç-itikat ve yaşayışları ‘ hakkında da ‘sahih bilgiler’ öğrenebiliriz…
“Samsun Alevîleri” üzerine “ilk ilmî çalışma”ya imza atmış olan ‘akademisyen’imiz, sonraları “Türklük ve Alevîlik” isimli bir ‘eser’e de imza atmıştır…
“İran Alevîliği”, “Arap Alevîliği-Nusranîlik”ten çok ‘farklı’;“kadim millet biz Türklere has” olan “Anadolu Alevîliği”, “Türkiye Alevîliği” üzerinde de “Emperyal Oyunlar” oynandığı aşikârdır…
Bize düşen vazife, öncelikle kendi “cemiyet yapı”mızı, “toplum yapımız”ı, “milletleşmiş yapımız”ı, “sahih” bir şekilde anlamak ve kavramak ve “millî bütünlüğümüzü” pekiştirmektir..
“Hükûmet”imizce yapılan “Alevî Açılımları”nın da, ‘hepden boş şeyler” olduğunu da ifâde e-de-me-yiz…
“Anadoluğu Alevîliği” “MEB Ders Kitapları”na gireli de seneler oldu.
Kaldı ki, artık günümüzde,”siyasî açı”dan da dersek; “Terme Alevîleri”ni teşkil eden “Sivaslılar Mahallesi”nden de, “CHP dışında”, “1 oy” da olsa “BBP” gibi siyasî teşkilatlara da ‘oy’ çıkabilmektedir…
Vesselam…
Terme,5 Mayıs 2019
İsmet GÜLTEKİN
metgultekin@hotmail.com
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci
Dip Notlar:
(1): Harun YILDIZ, “Samsun Yöresi Alevîleri,Gelenek ve Değişim”,Samsun Sempozyumu,13-16 Ekim Samsun,Bildiriler Kitabı, Cilt:2,s.283-293,Samsun 2012,19 Mart. 2018,sozriko.blogspot.com.
(2): Karadeniz.gov.tr,”Samsun Halk Kültürü”
(3): Harun YILDIZ, a.g.e.
(4): Harun YILDIZ, a.g.e.
(5): Karadeniz.gov.tr,Samsun Halk Kültürü
(6): cemhaber.com,2015

15 Şubat 2019 Cuma

"GARPU KAL'ASI", "YUNAN KAL'ASI" veya "AMAZON KAL'ASI" DEĞİLDİR...

                                   “GARPU KAL’ASI”,

                                   “YUNAN KAL’ASI”  

                                               veya

                           “AMAZON KAL’ASI” DEĞİLDİR…




Geçenlerde, kimilerinin , “İzmir” gibi,“-Hâlâ FETÖ/PDY’NİN KANDİLİ” dediği Samsun’umuzda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’mizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “İstiklâl Harbi”ni başlatmak için Samsun’umuza “çıkış”ının 100. yıldönümü sebebiyle, internet ortamında, “samsun2019.com.tr “ isimli bir “web sitesi” açıldı…

Hem de “Cumhurbaşkanımız”ın “Samsun Aday Tanıtımı Programı” çercevesinde dillendirdiği ;”-2023 yılına kadar,ATATÜRK’ün Samsun’a çıkışının 100. yılı dahil, bazı kutlama programları yapılacaktır” sözünün ardından…

Hâlen “100. Yıl Test Yayını” şiarı ile yayınına fiilen de başlayan “ samsun2019.com.tr” ‘web sitesi’ni, birazcık ‘vulger’likten öte “tetkik” etmeye gayret ettim…

“İlk defa” öğrendiğim çok yeni ‘malumatlar’la da karşılaştım…

Velâkin, Türkiye’mizde, bilhassa “Samsun ili ve ilçeleri”nde, hassaten de “Terme İlçesi”nde ‘uygulanan’, “Amazonlaştırma” niyet ve emellerinden; böyle bir “site”de de, vazgeçilmediği neticesine vardım…

Bilhassa 2018’ler “Samsun Kamuoyu”nda, “Bre Masonlar” dedirtecek kertedeki, “Amazonculuk” niyet ve emellilerinin “Masonik Boyutu” da, mes’eleye yeni bir pencere de açmış, tartışılmıştı…

      “GARPU KAL’ASI”, “YUNAN KAL’ASI” veya “AMAZON KAL’ASI’ DEĞİLDİR…

“100. Yıl Test Yayını” safhasındaki ‘samsun2019.com.tr’ isimli ‘site’de de, hâlâ adetâ “Yunan Efsaneleri” dile getirilip; “Garpu Kal’ası”nın, bir ‘Yunan Kal’ası’ olduğu iddiası dillendirilmekte…

Bu kadar da değil; “Amazon Kal’ası” olduğu da dillendirilmekte…(*)

Maalesef, maateessüf, esefle belirtiyorum ki; , bir “Mahallî İdareler Seçim Vetiresi”nde bile,hâlâ“Salıpazarı Belediyesi Resmî Web Sitesi”nde de, adeta aynı “iddialar” yer almakta; “Garpu Kalesi(Amazon Kalesi)”, denilerek; mezkûr ‘site’deki gibi “Yunan Efsaneleri” dillendirilip; “Yunan Kal’ası” demeye de getirmektedirler…(**)

ELHASIL:

Samsun ili Salıpazarı ilçesi sınırları içindeki “Garpu Kal’ası”, “Yunan Kal’ası” da değildir, “Amazon Kal’ası” da değildir…

Vesselam…

Terme, 08 Şubat 2019, Cuma
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci
Dip Notlar:
(*): “100.Yıl Test Yayını”, samsun2019.com.tr, alakalı kısımlara bakınız, görünüz…

(**): www.salipazari.bel.tr, alakalı kısımlara bakınız ve görünüz…

25 Ocak 2019 Cuma

SAMSUN İLİ SALIPAZARI İLÇESİNDE,"KÖMÜR MADENİ YATAĞI" VAR

SAMSUN İLİ
SALIPAZARI İLÇESİ KONAKÖREN/BOLAS
ve
CEVİZLİ MAHALLELERİNDE, “KÖMÜR MADENİ YATAĞI” VAR….


Senelerden beri zihnime bir mıh gibi mıhlanmış bir “soru işareti” idi?
“Salıpazarı’nda hangi maden yatağı var ki?”, diye…
Böyle bir “soru işareti”ni, Terme’miz üzerine ilk eser olan “Terme Tarihi”(*) müellifi, benim de “Terme Lisesi Tarih Öğretmenim” olan, ‘Nuri YAZICI’  oluşturmuştu…
Senelerdir, diye yazdım.
Neredeyse onbeş seneye yakındır…
Ve “Allah’ın bir kaderinden bir başka kaderine” niyet ve düşüncesi ile “Medine-i İstanbul”dan; hem de ’15.Temmuz.2016’ tarihinde, “MEB’den ‘kendi isteğim ile’ “ilişiğimi” bu sebeple kestim..
Ve üçüncü seneyi tamamlayışımın arefesindeki zaman dilimi aralığında da;  Samsun ili Salıpazarı ilçemizin beşyüz metreye aşan rakımı ile en yüksek  ikinci ‘mahallesi’ olan “Konakören” veya eskimeyen ismi ile “Bolas”taki ‘Öğretmenliğim’; şimdilerde ise “Müdür Yardımcılığı”m, kendi tabirim ile “Yabgu”luğum süreci boyunca da, hep zihnime mıh gibi mıhlanmış bir “soru işareti” idi:
 “-Samsun ili Salıpazarı ilçesi’nde, hangi maden yatağı, maden kaynağı, maden rezervi var?”

Bu üçüncü sene arefesinde, iki ehemmiyetli ‘şahsiyet’ten; tevafûken de olsa, çok ciddî “malumatlar”, “bilgiler”, “veriler”, “doneler” öğrendim…
“Tarhana Çorbası”nı çoook seven, “01.01” doğumlu “Anadolu Çocukları”ndan da olmamız hasebiyle de, “heyecanlanmamak” muhal ender muhaldi…
Bu sebepten de olacak ki, “şifahî ilk kaynak kişi”nin dediklerini ve “kimliği”ni ‘yazıya geçiremedim…’
Velâkin, bir “karne günü” okulumuza gelen “veli”den “benzer malumatlar”,”bilgiler”, “veriler”, “doneler” öğrenince, “ikinci şifahî kaynak kişi”(**)nin “kimliği”ni “yazılı olarak da” kaydettim.
Ve bu yazımı yazmaya da karar verdim.

KONAKÖREN/BOLAS ve CEVİZLİ MAHALLELERİNDE,KÖMÜR  MADENİ YATAĞI VAR


Evet, “hakikat”en de, bilhassa “Terme Tarihi” ve “Tarihte Terme”(***) isimli eserlerde de yazıldığı üzre; Salıpazarı ilçesinde, “maden” var.
Hem de “kömür madeni…”
Mezkûr eserlerdeki ifâde ile,”henüz cinsi ve kalorisi tesbit edilememiş kömür yatağı” var…
“Mevkisi”,”konumu”, nerede olduğu, esasında Konakören/Bolas ve Cevizli Mahalleleri sakinlerince de , anladığım ve kavradığım kadarı ile “gayet iyi biliniyor…”
Elbette ki, acı ve katı “Türkiye’miz Gerçeği”nde, “Maden Kaynakları”, “Maden Rezervleri”,”Maden Yatakları” deyince, nelerin olup-biteceğini, bilebilecek kertede olanlar çoğunluktadırlar, diye düşünüyorum..
“Petrol Mes’elesi”nde de olduğu üzre; “Petrol Denizi Üzerinde Yüzen Bir Türkiye’miz Gerçeği”nde de olduğu üzre; “Petrol Yok!!!” diye “üstü örtülen petrol kuyularımız…”
Bilhassa, “her rengi ile”, “kara-kızıl-mavi emperyal oyunlar” devreye giriyorlar…
Mes’ele “Enerji”, “Maden” mes’elesi olunca…
“Petrol Mes’elesi”nin ‘kitabı’nı da yazan merhum Raif KARADAĞ’ları bile “şehid” etmekten çekinmiyorlar…
Bu derece “hassas mevzûlar…”


ELHASIL

Senelerdir bir mıh gibi zihnime mıhlanmış “soru işareti” de, nihayetinde bu kadar cevaplanmış da oldu…
Şimdi, buradan “sesleniyorum…”
Şimdi, buradan “haykırış”larla “ haykırıyorum…”
“-Salıpazarı’nda maden var maden!!!”
“-Salıpazarı’nda kömür madeni var kömür madeni!!!”
“Her türlü Ecnebîlerin çok iyi bildiğini” tahmin ettiğim bu “hakikati”, kime, kimlere ulaştırabilirim ki?
“Söz gider kulaktan kulağa, yazı gider uzaktan uzağa…”
Kıvırmadan ifâde edersem;”İslam ile meczolunmuş bir Türk Milliyetçisi adam gibi adam” bir “Bürokrat” çıkar da, muktezâsını yapar inşaAllah…
Vesselâm…
Terme, 19.01.2019
İsmet GÜLTEKİN
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci

Dip Notlar:
(*) Nuri YAZICI, ‘Terme Tarihi’, Samsun Ayyıldız Matbaası, 1982
(**): Hürmet KESKİN, Bolaslı,Konakörenli…

(***): Zikreden Termeliyiz biz(facebook), Yard.Doç.Dr. Nuri YAZICI,”Tarihte Terme” isimli eseri, ilgili sayfalar…

25 Haziran 2017 Pazar

GARPU KAL'ASI, MÜSLÜMAN TÜRK'ÜN KAL'ASIDIR...

GARPU KAL’ASI, MÜSLÜMAN TÜRK’ÜN KAL’ASIDIR…

                     -Garpu  Kal’ası Üzerine-


Nihayetinde söyleyeceğimi, bidayetinde; sonunda söyleyeceğimi, başlangıcında ifâde edeyim: Garpu Kal’ası, Türk’ün Kal’asıdır; Garpu Kal’ası Müslüman Türk’ün Kal’asıdır…
Tabiri caizse, sapına kadar; milattan önce de, milattan sonra da; “Bir Türk Kasabası” olan “Çarşamba” hudutlarında olan; günümüzde ise “Salıpazarı” hudutlarında olan “Garpu Kal’ası”, asla ve kat’a “Amazon Kal’ası” değildir…
Türkiye’mizin neredeyse bütün vatan sathını “Amazonlaştırmaya” niyetlenmiş ve bu yolda, hayli mesafeler katedmiş; isimleri bile aşikâr olan, tamamiyle “İngiliz İntellijansı”nın gayretleri ile meydana getirilmiş; yine, tamamiyle “tarih dışı”, tamamiyle “uyduruk” ve “yakıştırmalar”la; “Türkiye” isminin başına bile adetâ “Amazon” kavramı oturtturularak; “Amazonlaştırılarak”; “Amazon Türkiye” yapılmak istenilmiştir ve hâlâ da istenilmektedir…
Karadeniz Bölgemizin Doğu Karadeniz Bölümü, neredeyse Samsun’dan Trabzon’a kadar “Amazonlaştırılma” yolundadır…İzmir’den “Peygamberler Şehri” ‘Şanlıurfa’ya kadar “Amazon yakıştırmaları” yapılmıştır ve hâlen de yapılmaktadır…
“Bir Türk Şehri” olan “Samsun”umuz bile; günümüzde, bilhassa “İdarî Zihniyet/Yönetim Zihniyeti” nokta-i nazarında, tamamiyle ikiye bölündüğü de bir gerçektir: “Amazoncu olanlar”, “Amazoncu olmayanlar…”
Neredeyse “Bir Türk Şehri” olan Samsun’umuzun ilçeleri arasında da; “Bir Türk Kasabası” olan “Çarşamba” ilçesi ile “Bafra İlçesi”nde ve “Vezirköprü İlçesi” de; “Amazonculuk” ‘hortlatılamamıştır”, “yakıştırılamamıştır…”
“Bir Türk Şehri” olan “Samsun”umuzda, bilhassa da “antik dönem kalıntıları olan kasaba” denilen “Terme”mizde; maalesef, maateessüf, bazı “Milliyetçi Şahsiyetler”, “Mütedeyyin Şahsiyetler” ise “Amazonculuğa alet” olmuşlardır.. “Terme İlçe”mize ait, belki de “ilk kitabî eser” olan “Terme Tarihi” kitabının ‘kapağı’nı sözde  “Amazon  Kadını” fotoğrafı ile neşreden Ünyeli tarihçimiz “Nuri YAZICI”; “Amazonika” isimli kitabî çalışmaları ile ve “Terme’mizin İlk Romanı” olan “Depreli Hasan” romanı ile edebiyatçılarımızdan Baha Rahmi ÖZEN ve günümüzde Emniyet Genel Müdürlüğü vazifesini ifâ etmekte olan; dönemin “Terme Kaymakamı”- hattâ öyle ki milliyetçi kaymakam olarak algılanan- “Dadaşlar”dan Selami ALTINOK döneminde hazırlanan “Amazonlar Diyarı Terme” isimli eser ile neticede maalesef, maateessüf  “Amazonculuğa alet olan”belli başlı isimlerdir…Ünyeli tarihçimiz “Nuri YAZICI”, “Terme Tarihi” isimli eserinin daha kapsayıcısı olan “Tarihte Terme” isimli eserinin ‘kapağı’ndaki “Amazon resmi”ni azaltmış, küçültmüş velâkin “Herodat” menşeili “Amazon muhtevası”na yer vermiştir.!!!
Bendenizin öncülüğünde beş seneye yakın neşrettiğim ‘yerel/mahallî gazete”mizin bir sayısında ise; ‘sürmanşet’ten; “İşte Amazon Gerçeği” başlığı ile Baha Rahmi ÖZEN’in “Amazonika” isimli çalışması, geniş bir şekilde neşredilmiştir. Velakin sadece ve sadece “adam gibi şu Amazon Mes’elesi nedir, ne değildir?” ‘niyet”, “düşünce saiki” ile…
Kaldı ki, “Terme’mizin İlk Romanı” olan “Depreli Hasan” isimli romandaki “Depreli Hasan’a Amazon dersleri veren kısımlar” ile yine “Bir Fatsa Romanı” da olan “Hekimoğlu Efsanesi” romanındaki “Amazon kısımları” eleştirilmiştir…Maalesef bu “eleştiriler”, yazılı olarak bile cevaplandırılmaya adeta “tenezzül bile” edilmemiştir…
  
 NEREDEYSE 20l0’LARA KADAR,
 HEP AYNI KALIP/ŞAPLON CÜMLELER


Günümüzde “Bir Türk Kasabası” olan “Çarşamba İlçesi” sınırlarında değil de; “Salıpazarı İlçesi” sınırlarında olan ve “kudemî”lerin, “tecrübeli ihtiyarlar”ın daima “Garpu Kal’ası” diye nesillere bahsettiği “Kal’a”mız hakkında; neredeyse “Samsun”umuz ve “İlçeleri” üzerine yapılan “kitabî çalışmalar”da; adetâ “birbirlerinden naklederek”; yine neredeyse 2010’lara kadar hep aynı “kalıp”lı, “şaplon açıklamalar”la yetinilmiştir.
Bu hususta, belki de “ilk kitabî çalışmalar”dan olan; Ali KAYIKÇI’nın “”Mahalleden Bölgeye SAMSUN”(1) isimli iki ciltlik eserindeki “Garpu Kal’ası” hakkındaki bilgiler; başka “kitabî çalışmalar”da; meselâ “Geçmişten Günümüze Kültür Değerleriyle SAMSUN”(2) ve “Samsun ve İlçeleri”(3) gibi eserlerde “nakledilmiştir…”
Mezkûr/zikredilen  “kitabî çalışmalar”da, yine “Garpu Kal’ası”nın “coğrafî mevkii”, “coğrafî konumu” hakkında da “farklı tanımlamalar” yapılmıştır.Kimileri, “Garpu Kal’asının coğrafî konumu” olarak; “Salıpazarı İlçesi Konakören ve Kuşcağız köyleri hududu”(4) derken; kimileri ise “Cevizli, Konakören köylerinde yer alan”(5); kimileri de “Cevizli ile Konakören köyleri arasında yer almakta “(6) olan diye “tanımlamışlardır…”
“Garpu Kal’asının Coğrafî Konumu”nun, belki de “en doğrusu” şudur: “İlimiz(Samsun) Salıpazarı İlçesi, Konakören Köyü, Garpu Mevkii, Ada 202, Parsel 1’de bulunan, Ormanlık saha içerisindeki Garpu Kal’ası”(7) “tanımlaması” olsa gerek!!!
Yine, belki de “Garpu Kal’ası”nın “deniz seviyesindeki yüksekliği” yani “rakım”ı mes’elesinde de, “en doğru bilgi” ise; “Garpu Kal’asının deniz seviyesindeki yüksekliği 965 (dokuzyüz altmış beş) metredir”(8) olsa gerek!!!


“TÜRK KAL’ASI”, “MÜSLÜMAN TÜRK KAL’ASI” OLAN “GARPU KAL’ASI”NA, “AMAZON KALESİ/AMAZON KAL’ASI” DEMEK; TAMAMİYLE “YAKIŞTIRMA”DIR, TAMAMİYLE “TARİH DIŞI”DIR, TAMAMİYLE “UYDURUK”TUR…

                                       
İki elin parmağı sayısınca bendenizin kaleme aldığı “Amazon Mes’elesi” muhtevalı bazı yazı ve araştırmalarımda dahil; bu araştırmamın da bidayetinde, başlangıcında vurgulamaya çalıştığım üzre; hele de yapılan son “kitabî çalışmalarda” da “tarihen ispat”landığı gibi; milattan önce de, milattan sonra da, “antik tarih namına” hiçbir emare, bulgu taşımayan; tabiri caizse, milattan önce de, milattan sonra da, adı bile, ismi bile “Çarşamba” olan; “Samsun’da Bir Türk Kasabası”(9) olan bir coğrafyada “Amazonculuk yapmak” abestir, “tarih dışılık”tır, “gerçek dışılık”tır…
Günümüzde “Salıpazarı İlçesi” hudutlarında olan “Garpu Kal’ası” hakkında, “Salıpazarı İlçesi Belediye’sinin Resmî İnternet Sitesi”(10)ndeki  bazı “açıklamaları”nı, bazı “izahatları”nı, bazı bilgilerini, bir Nurlu Ramazan-ı Şerif ayında okuduğumda, neredeyse “midem bulanıyordu!!!”. Neymiş efendim; “Garpu  Kal’ası”ndaki mevcut “iki kuyu”, adeta “kan kuyusu” imiş; “hadım etme işlemleri”, “hadım etme uygulamaları” yapılıyormuş.(11)
Sadece ve sadece “Yunan Mitolojisi”ne dayanan “açıklamalar”, “izahatlar…”
Üstelik mezkûr/zikredilen “internet site adresi”ndeki; “Garpu Kal’a” yanına “taksim işareti” koyarak, “Amazon Kalesi” ‘tanımlaması’nın yapılmış olması da, çok su götürür ‘izahatlar’ olsa gerek..Çünkü bir adet bile bir “arkeolojik bulgu”yu, güya “Amazonların yaşadığına dair bir adet bile olsa arkeolojik bir bulgu”yu, “bürhan-ispat-delil-kanıt” olarak su-na-ma-ya-rak!!!
Halbu ki, tarihçilerimizin son yıllarda yaptıkları çalışmalarla, saha çalışmaları ile alan çalışmaları ile “bürhan”laştırdıkları, “ispatladıkları”, “delilleştirdikleri”, “kanıtlaştırdıkları”; “Biz Türkler, Anadolu Coğrafyasına, 1071’lerden önce de, milattan önce de gelmiştik tezi”, “Tarih İlmi/Tarihçiler Camiası”nca ‘kabul’ e  doğru gitmektedir.
Mezkûr/zikredilen “tez”i mukavemetleştirici eserler; “Samsun’da Kaya Yosunlarının Sakladığı Sır-Tamgalar”; “Samsun’da Türk Tamgaları”(12) ve  “Samsun’da Bir Türk Kasabası: Çarşamba”(13) gibi eserlerde; “Salıpazarı İlçe”mizin hem de iki mevkiinde, “Canik Sıradağlarının Aynı Hat Üzerinde”, milattan önceden kalma “Türk İzleri” olduğu tamamiyle ispatlanmıştır.. “Terme İlçe”mizin bile “Ambartepe” mevkiinde de “Türk İzleri” ispatlanmıştır..
 Bir “TRT Belgeseli” olan ve günümüzde “CD”lere de kaydedilmiş olan; “Orta Asya’dan Anadolu’ya TAŞTAKİ TÜRKLER”(14) isimli “Belgesel”de de, Türkiye’mizin  “vatan sathı”mızın bazı mevkilerindeki “Tamgalar” “belgelendirilmiştir…”

“GARPU KAL’ASI”NI, BİZ “TÜRKLER İNŞA” ETTİK

Bu araştırmamızın başlangıcında da hatırlattığımız üzre; “GARPU KAL’ASI, TÜRK KAL’ASI”dır…”GARPU KAL’ASI, MÜSLÜMAN TÜRK’ÜN KAL’ASI”dır ve “GARPU KAL’ASI”nı, “BİZ TÜRKLER İNŞA ETTİK…”
Bu sebeple, “Garpu Kal’ası,  Ne  Zaman İnşa Edildi?” suâline verilecek “En Doğru Cevap” da; “Milattan önce beşinci asırda inşa edişmiş olan Garpu Kal’ası, (Biz) Türkler tarafından inşa edilmiştir. Çünkü Salıpazarı Yeşilköy Kaya Mezarlarındaki “Türklüğün Sembolü Dağ Keçisi” resimlerinin, “tamgaları”nın mevcut olması ve “Canik Sıradağlarının Aynı Hat Üzerinde; meselâ Ordu Mesudiye İlçesinde de “Türk Tamgaları”nın mevcut olması; bu suâlin ispatlı en doğru cevabıdır…(15)
Vesselam…

Terme, 25/Haziran/2017

İsmet GÜLTEKİN
Terme Birlik MEFKÛRE-Birlik olmadan, Dirlik olmaz.
“Mefkûremiz, Göklerde Dalgalanan Bir Sancak; Allah’ın Huzurunda Eğiliriz Biz Ancak.”

Dip Notlar:

(1). Ali KAYIKÇI, “Mahalleden Bölgeye SAMSUN-2”, Birinci Baskı, 19 /Mayıs /2000, Aksiseda Matbbası, Sayfa 432
(2): “Geçmişten Günümüze Kültür Değerleriyle SAMSUN”, Samsun Kültür Müdürlüğü Yayınları, Tanıtım Eserleri Dizisi: 1, Erol Ofset, Hazırlık Komisyonu-Yazı Kurulu Eseri(Ortak), 1999, Sayfa 114
(3): Hasan YİĞİT-Halk Eğitim  Merkezi Müdürü-, “Samsun””,2003, Gül Neşriyat, İstanbul,
(4): Ali KAYIKÇI, adı geçen eser, sayfa 432-433
(5): Hasan YİĞİT, adı geçen eseri.
(6): Hasan YİĞİT, adı geçen eseri.
(7): www.salipazari.bel.tr, ilgili kısımlar…
(8): Ayşe TAN, “Samsun Kenti ve Yakın Çevresinin Doğal-Kültürel Peyzaj Özelliklerinin Turizm Potansiyeli Açısından İrdelenmesi, Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2013
(9): Prof. Dr. İbrahim TELLİOĞLU, “Samsun’da Bir Türk Kasabası: Çarşamba”, (google arama motoru), ilgili kısımlar…
(11): www.salipazari.bel.tr, ilgili kısımlar
(12): Emine YILMAZ, tarih ve arkeolojiblogspot.com.tr ve google arama motoru taramaları ile Prof. Dr. İbrahim TELLİOĞLU, “İlk Çağdan Osmanlılara SAMSUN”, İlk Adım Belediyesi Yayınları, 1. Baskı, Samsun 2012,  Sayfa 43-58
(13): Prof. Dr. İbrahim TELLİOĞLU, adı geçen eseri, google arama motoru taramaları
(14): NTV Tarih Dergisinin Okurlarına armağanı, “TRT BELGESEL DAMGALARIN GÖÇÜ, Orta Asya’dan Anadolu^ya TAŞTAKİ TÜRKLER” CD’si, www.trtmarket.net, www.trt.net.tr
(15): Prof. Dr. İbrahim TELLİOĞLU, adı geçen eseri, sayfa 5


NOT: Resimler, Fotoğraflar, Salıpazarı İlçesi Konakören İlkokulu ve Ortaokulu İdareci ve Bazı Öğretmenlerimizin, Haziran 2017’deki , “Bir Türk Kal’ası/ Bir Müslüman Türk Kal’ası”, Garpu Kal’ası”na çıkışları…

5 Mart 2015 Perşembe

Samsun ve Terme'de "Bitmeyen Amazon Sevdası" ve AKP'li Sabri ARSLAN'ın Çelişkisi

SAMSUN ve TERME’DE “BİTMEYEN AMAZON SEVDÂSI”
ve
AKP’Lİ SABRİ ARSLAN’IN ÇELİŞKİSİ
Şubat 2015 başlarında, benim de bizatihî “doğduğum şehir”, “süt asâ şehir/ süt gibi şehir” de olan “memleketim Terme”de iken çok yakından takip ettiğim “Samsun ve Terme’de “ Bitmeyen Amazon Sevdâsı” ‘tartışmaları…’
Ve geçende ‘internet’teki ‘blog’larımda yaşadığım hafakanlarım üzerinde yazdıklarım.
“Mes’ele  ne ‘turizm mes’elesi’, ne de ‘Amazon Mes’elesi; mes’ele “İngiliz Tarih ve Coğrafya Araştırmacısı, düpedüz ‘İngiliz Ajanı’ Kith Rowbotham’ın ‘Projesi’nin uygulanışıdır ve bir de ‘para-rant mes’elesidir’ de demiş ve “Kith Rowbotham’ın Projesi” olan “Terme’de Amazon Konferansı yapmak”da, mevcut AKP’li Belediye Başkanı tarafından da ‘yapılacağı açıklaması’ ile adım adım uygulanmaktadır”, diye de yazmıştım…

“ÜLKÜCÜ DÖNEK-ÜLKÜCÜ FIRILDAK” AKP’Lİ SABRİ ARSLAN ÇELİŞKİLER İÇİNDE…
“Terme Siyasî Hayatı”na “Ülkücü-MHP’li”, “Türkeşçi” olarak geçmiş bir “Müftü Oğlu” da  olan “AKP’li Samsun Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi” Sabri ARSLAN, tamamiyle “Amazonsever” bir ‘duruş’, ‘tavır’, ‘eylem’ ve ‘söylem’ sergileyen ‘Terme Bilgi Gazetesi’ne verdiği “açıklamalar”da ise tamamiyle “çelişkiler” içinde olduğu anlaşılmaktadır. Ne zaman ki “Yeni AKİT Gazetesi”nin ‘ilk sayfası’na çıktığı andan itibaren “Ülkücü-MHP’li-Türkeşçi Mazisi”ni “delete” ederek, “silerek” “AKP’lileşen Ülkücü Dönek, Ülkücü Fırıldak Sabri ARSLAN” şöyle diyor:
*”İlçemizin tarihî dokusunda var olan Amazon gerçeği…”
*”Amazon Gerçeği….’Marka değerimiz…’
*” Evet, turizm adına Amazonuz.”
*”Terme tarihî geçmişinde Amazonlar vardır.”
*”Terme’nin Amazonlara başkentlik  yaptığı antik araştırmacılarca…”
Ve “çelişkili” cümleleri:
*”Tabi ki Amazonlaşmamalı, Amisoslulaşmamalıyız…”
*”Değer yargılarımızı koruyarak, Müslüman Türk gibi yaşayıp, ilçemizin tarihî dokularıyla…”
*” Her türlü mücadele…”
SABRİ ARSLAN ÇELİŞKİLER İÇİNDE
“Terme Bilgi Gazetesi”nin ‘internet adresi’nde mezkûr açıklamalarını okumaya başladığımda, “Müslüman, Türk” ‘gömmeleri’ni görünce; bir anda “Bak, Sabri ARSLAN da Samsun ve Terme’deki ‘Bitmeyen Amazon Sevdası’na karşı çıkıyor”, diye bir “duygu”ya kapıldım. Ancak sükunetli bir şekilde okuduğumda, “Amazonsever AKP’li Sabri Arslan gerçeği” ile karşılaştım.
Bu yazımı yazmaya başladığım da ise tekraren açıklamalarını okuduğumda, “AKP’li Sabri ARSLAN”nın çooook çelişkiler içinde olduğunu anladım..
Samsun’umuzdaki AKP’li Canik Belediye Başkanı Osman GENÇ’ten tutun da, hâlâ “Genç Ülkücüler Teşkilatı”nın bir ‘neferi’ gibi “fikir mücadelesi” veren ‘Sivaslı-Yiğido’ Osman KARA’ya, Ali KAYIKÇILAR’a, Alperenlere ve daha nice millî, islâmî teşkilat ve kuruluşlara kadar tekzip edilmiş, yalanlanmış  “uyduruk Amazon Sevdâsı” na da takılmış, kapılmış olan “Sabri ARSLAN Gerçeği”ni de artık içime sindiremiyorum…
SONSÖZ:
Çooook organizeli Samsun ve Terme’deki “Amazonseverler”, aslında “değerlerimize yabancılaşma”nın da müşahhas örnekleridir…
Terme, şairler, yazarlar, ozanlar, hafızlar, şehidler, gaziler ve evliyâlar şehridir vesselam…
Fatih, 05.Mart.2015
İsmet GÜLTEKİN

metgultekin@hotmail.com

27 Şubat 2015 Cuma

SAMSUN ve TERME'DE "BİTMEYEN 'AMAZON SEVDÂSI'"

Samsun ve Terme’de
Bitmeyen “Amazon Sevdâsı” Üzerine


Şubat 2015’lerde de Samsun ve Terme “efkâr-ı umumiyesi
“nde, “fikirler-düşünceler camiâsı”nda, çok bilinen şekli ile “kamuoyu”nda çok diri bir şekilde “Amazon Tartışmaları” yaşandı. Bizatihî bir “Terme’nin Çocuğu” olmak hasebiyle de sıcağı sıcağına yaşadığım ve çok yakînen takip ettiğim 2015’lerdeki “Amazon Tarışmaları”, bana “bitmeyen senfoni” gibi “Bitmeyen ‘Amazon Sevdâsı’” dedirtmekle kalmadı, zaman zaman hafakanlarda bastı!!! Derler ya; “fıtık oldum”; Allah’dan sıhhî açıdan böyle bir mes’ele yaşamadım!
1Bitmeyen “Amazon Sevdâsı” Üzerine yazdığım “Samsun”un-“Samsunlular’ın(!) ‘Amazon Sevdâsı’ Ne Zaman Bitecek?!” başlıklı yazımı neşredeli-internet, mefkûre adamları isimli bloglarım- neredeyse dört yıl olmuş. 2003’den beri “Tek Başına İktidar” olan mevcut ‘siyasî irade’nin Samsun-Canik Belediye Başkanı Osman GENÇ; yaptığı “2. Milletlerarası Canik Sempozyumu” ile “Amazon Sevdâsı”nı neredeyse noktalamıştı.Ancak gördük, anladık ve yaşadık ki hem Samsun’da, hem de Terme’de “Amazon Sevdâsı” asla ve kat’a bitmediği gibi daha da “organizeli” ve daha da “olanaklı” bir şekilde devam etmekte. Hem de ekseriyetle “oligarşik bürokrasi” eli ile…Hem de güya sözde “sivil toplum kuruluşları” eli ile…Hem de güya “kamuoyu”nu ‘aydınlatan’ “yerel-mahallî basın” ile…Hele de “Terme Bilgi Gazetesi”nin “etkili ve yetkililer”inin tamamiyle neredeyse “Amazoncu”(!)  kimlikleri ile…”Kent Konseyi” hakeza…

MES’ELE NE “TURİZM”, NE DE “AMAZON SEVDÂSI”?!
2000-2005 yılları arasında Terme’de yayınladığım “Terme Birlik MEFKÛRE-Birlik Olmadan, Dirlik Olmaz” isimli “yerel-mahallî gazetem ile yine  akabinde  yayınladığım ve altı ay düzenli çıkan “Terme REFLEKS-Sahipsiz Olan Bir Memleketin Batması Haktır” isimli neşriyatlarımda, Samsun ve güya “Amazon Sevdâsı”nın “Başkenti” ‘Terme’ “efkâr-ı umumiyesi”ni uyandırıcı ve bilgilendirici çok yazılarım neşredildi. Kaldı ki, güya”Turizm”ciliği ile de “meşhur” olmak isteyen Terme’mizin mevcut Belediye Başkanı ve ekibi de gayet iyi bilirler: Yine “meşhur”laşan ifâde ile “Dönemin Belediye Başkanı” Ahmet Hamdi YİRMİBEŞOĞLU zamanında da hem Samsun ve hem Terme’mizde “Bitmeyen ‘Amazon Sevdâsı’” yönünde çok çalışmalar, etkinlikler, hattâ “Amazon Festivalleri” bile yapıldı. Demek istediğim 2015’lerde de “Bitmeyen Amazon Sevdâsı”, “Turizmci yönü ağır” olan “gelişmiş bir zihniyet”li mevcut ‘Belediye Başkanı’na münhasır değil!!!Hâlen hayatta olan “Dönemin  Terme Belediye Başkanı” da ‘bir tık kadar’ da yakındır! Ve “dönemi”nde Terme’mizdeki “Amazon Sevdâsı”, ‘Terme Tarihi’nde ‘ilk defa görülen su baskınları, seller’ sebebi ile de “yapılamamıştır..” da…
Netice ‘fiyasko’ olmuştur! Kaldı ki mes’ele “Amazon Sevdâsı Mes’elesi” veya “Turizm Mes’elesi” değildir.

Mes’ele: 1) Samsun Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Cemil CİĞERİM’in de yıllar önce yazdığı ve bu fakirin de hem “Terme Birlik MEFKÛRE” ve hem de “Terme REFLEKS” de yazdığı üzre; “1977’lerden bu yana İngiliz tarih ve coğrafya araştırmacısı-düpedüz İngiliz İntellejeansı-nı Kith Rowbotham’ın “Projesi”nin uygulanışından ibarettir. Ve geçmiş yıollarda yapılan “Amazon Festivalleri” sonrası henüz yapılmayan ancak mevcut “AKP’li Terme Belediye Başkanı”nın yapılacağını duyurduğu “Amazon Konferansı” kalmıştır. Böyle bir “pagan-putperest-profan-dünyevî” ve “uyduruk trari
Tarihi- Kültürü” neredeyse bütün “vatan sathı”mızda, ‘Peygamberler Şehri Şanlıurfa”mızda bile “ortaya” çıkartmaya çalışan tamamiyle bir İngiliz Projesi, “Kith Rowbotham Projesi”nin uygulanmasından ibarettir.
2) Samsun ve Terme’ye bilinen yerlerden “para kaynağı” kazandırabilmek, kabaca “rant mes’elesi”dir…
                                      “TURİZM BELDESİ TERME”
25 Temmuz 2002 tarihli “dergivâri” “Terme Birlik MEFKÛRE-Birlik Olmadan, Dirlik Olmaz” isimli mevkûtemizin “kapak konusu” “Turizm Beldesi Terme” idi. Mevcut ‘Miliç Çamlığı’ndan, ‘Simenit Gölü –Akgöl’deki Kuş Cenneti’nden tutunda, 2015’ler Terme’mizin bile hâlâ “Haliç”i olan ‘Miliç Irmağı’nın temizlenilmeyişinden tutunda, “İnanç Turizmi” namına yapılan onca güzel ve hayırlı çalışmalar ise maalesef “kamuoyu” ile paylaştırlmamaktadır..Yine bu fakirin kitabî bir çalışması da olan “Terme Evliyâları ve Termeli Şehidler Gaziler”in yayınlanışından geçen sürede, hakikaten Terme’mizde “hayırseverler” tarafından çok güzel ve kalıcı çalışmalar, hizmetler yapılmıştır. Bir “Şehid Kubadoğlu Cüneyd Bey Türbesi
“, bir “Kocaman Soğuk Pınar Evliyâsı Türbesi”, yolları da dahil çooook güzelleştirilmiştir…
Samsun ve elbette Terme’miz gibi “muhafazakâr” insanlarımızın yaşadığı “memleket”lerde, hele de sözüm ona bir “Tek Başına Sağ İktidar” döneminde böyle pagan-putperest-profan-dünyevî”; “Türk ve İslâm Kültürü” ile hiç mi hiç alakası olmayan; üstelik, zorlamacı, uyduruk ve bir “İngiliz Projesi”nin hem “Vali”likce, hem de “seçilmişleri” teşkil eden “Terme Belediyesi” gibi bazı “Belediye Başkanları”nınca ‘sahiplenilmesi; “siyasî” açıdan da “seçmenlere” büyük bir hakarettir!!!

OSMAN’LAR…
Şubat 2015 başlarında bu fakirinde Terme’de olduğu bir zaman diliminde sıcağı sıcağına yaşadığı “Samsun ve Terme’nin ‘Bitmeyen Amazon Sevdâsı’” “tartışmaları”nda, iki Osman’ımız ‘kamuyonu’nu sahih-doğru bir şekilde bilgilendirmeye yine gayret ettiler. Biri “Yiğido Osman Kara” Beğ; diğeri ise AKP’li Canik Belediye Başkanı Osman GENÇ Beğ…İsmi şu an aklıma gelmediği bir ‘platform’ namına konuşan “Kürşad’ delikanlısını da tebrik ederim…
Beni kahreden ve derin düşüncelere sevkeden ise “siyasî tarihi çooook acaipliklerle dolu Terme”mizdeki bazı “kanaat önderleri”nin şu tarihe kadar olan suskunlukları…Mart 2014’de %25’lik oy ile ikinci siyasî teşkişlat olan “Saadet Partisi”nin ilgili ve yetkililerini, zaten “Terme’mizdeki Termik Santraller Tartışmaları”nda göremediğimiz üzre, “Amazon Sevdâsı Tartışmaları”nda da göremiyoruz, du-ya-mı-yo-ruz. Yıllardır bu “Tipik MSP Zihniyeti”ni tamamiyle “anlamış” değilim veya “anlamak”da çoook zorlanıyorum…
Bir diğeri, “Terme’mizdeki ‘Amazon Sevdâsı’” namına elinde bazı “Rus Araştırıcılar”ın kitaplarına varıncaya kadar tutan mevcut AKP’li Belediye Başkanı’ını en azından “objektiflik” veya “bütün neşriyatlara ulaşma” babından kendi “memleketin çocuklarının yayınlarını” görmemizlikten gelmesidir.
Yine Terme’mizde “siyasî sıkleti” dördüncü sıralarda da olsa “Milliyetçi-Ülkücü Teşkilatlar”ımızdan MHP ve Ülkü Ocakları’mızdan dan hiçbir “ses” şu ana kadar duyamadık…

Yaşadığımız Şubat 2015 “Bitmeyen  Amazon Sevdâsı” ‘tarışmaları’nda tamamiyle safını “Amazonculuk”tan, “Amazon Sevdâsı”ndan yana koyan “Terme Bilgi Gazetesi”nin ilgili ve yetkililerine karşı bu “yerel gazete”de her hafta “köşe yazıları” yazan “BBP-Alperen Zihniyetli” ve “İslâmcı Zihniyetli” ‘kanaat önderleri’nden de bir “ses” şu tarihe kadar du-ya-ma-dık.. “Bir ses duymayı” bırak; “Ben böyle alenî bir şekilde ‘Amazoncular safında’ yer almış olan bir ‘yerel gazete’de artık yazmam!”, diyebilecek bir ‘tavır’, ‘duruş’ ve ‘söylem’ de göremedik. Artık “iptal” edildiğini bildiğimiz “Termik Santraller Mes’elesi”de “arslan” kesilenler; “Bitmeyen ‘Amazon Sevdâsı’”  ‘tarışmaları’nda ise maalesef “süt dökmüş kedi”ye dönmektedirler!!!
NETİCE-İ KELAM
“Terme’mizin İlk Romanı” olan “Depreli Hasan”da, nasıl “Depreli Hasan’a ‘Amazonları anlatmak’, ‘Amazonları anlattırmak’ çoook abes ise “Müslüman Terme Halkı”na da “Amazon Sevdâsı”nı şırınga etmek o derece abesle iştigaldir.
Bu yeni “Bitmeyen ‘Amazon Sevdâsı’” ‘tartışmaları’nda, “Yiğido”, hâlâ “Genç Ülkücüler Teşkilatı”nın adetâ bir “nefer”i Osman KARA Beğ sayesinde öğrendiğim üzre; taa 1071’lerden önce de Anadolu’ya geldiğimizin ispatları olan ve biz Müslüman Türklerin ilk kullandığı alfabemiz olan “Runik Alfabesi”ne dair Ambartepe ve Salıpazarı bulguları çalışmaları gibi, önceliğimizi kendi “kültür kodlarımız” vermemiz de elzem değil mi?
“Amazonlar”, “Millî Kültür”ümüzün neresine düşüyor ki?!




 Fatih,27.Şubat.2015