Unutulan Termeli Güreşçilerimiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Unutulan Termeli Güreşçilerimiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Temmuz 2018 Perşembe

"Türk Güreşinin Sembolü,Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu YAŞAR DOĞU"(*) Kitabında,"Unutulan Termeli Güreşçilerimiz"(**)den HASAN GEMİCİ


“Türk Güreşinin Sembolü
Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu
YAŞAR DOĞU”(*) Kitabında,
“Unutulan Termeli Güreşçilerimiz”(**)den
HASAN GEMİCİ


                  “Unutulan Termeli Güreşçilerimiz”den merhum Hasan GEMİCİ’yi,bilhassa “Güreşçiler, Pehlivanlar Diyârı Terme”miz ‘Güreşperver Efkâr-ı Umumiyesi”ne, “Güreşsever Kamuoyu”na ‘ilk defa’ mal’eden ; Termeli İdris KULAÇ idaresindeki “Termeliyiz Biz Yerel Tarih Grubu”, “Facebook Grubu” oldu.(1)
                    Sonrasında ise Edebiyat Öğretmeni Ahmet SEZGİN’in, bir mahallî gazetedeki “Termeli olimpiyat Şampiyonu Hasan Gemici”(2)başlıklı yazısı…
                   “Türk Güreşperver Efkâr-ı Umumiyesi”ne, “Türk Güreşsever Kamuoyu”na ise “ilk defa” haberdar eden ise “Milliyet Gazetesi”(3) ile “Kocaeli Gazetesi…”(4)
                       “Milliyet Gazetesi”ndeki haberde;”kupür resmi”nde gördüğünüz üzre;”Helsinki’de Dünya Şampiyonluğu Kazanan HASAN GEMİCİ…Samsun’un Terme kazasından olan Hasan GEMİCİ YÜZDE YÜZ BİR ANADOLU ÇOCUĞUDUR” ‘spot’u da yer almakta.Ve “kupür resmi”ndeki haberin muhtevasında da; “Hasan GEMİCİ, Samsun’un Terme kazasındandır.Sarı saçları ve açık renk gözleri ile insana emniyet veren bir çehreye sahip bulunan bu şampiyon güreşçimiz, YÜZDE YÜZ ANADOLU ÇOCUĞUDUR. Hem de her bakımdan temiz, uysal ve vazifesinden başka bir şey bilmeyen bir Anadolu evlâdı…Olimpiyat Şampiyonumuz Hasan GEMİCİ, hâlen İzmit Belediyesi’nde memurdur.”(5) denilmekte…

                       “Kocaeli Gazetesi”(6)nde ise “Hasan GEMİCİ, 15.06.1927 Terme doğumlu…1951 Akdeniz Oyunları,1952 Helsinki Olimpiyatları 52 kilo Şampiyonu…Seka Kağıtspor güreşçisi…Yurt dışında ve Millî Takım’da, Güreş Antrenörlüğü yapmış…Kağıtspor Lisansı ile Alman ve İsveç Millî Takımları ile yaptığı müsabakalarda, 62 kiloda takım hâlinde şampiyonluk kazanmış…”(6) denilmekte.
                   Termeli Edebiyat Öğretmeni Ahmet SEZGİN ise mezkûr yazısında, “Unutulan Termeli Güreşçilerimiz”den merhum Hasan GEMİCİ’yi;”-Çok kıymetli güreşçilerimizle tanınan Terme’nin, en yakın zamana kadar adını duymadığım bir büyük güreşçisi, bir Olimpiyat Şampiyonu güreşçisi”(7) diye târif etmekte.


“Türk Güreşinin Sembolü…Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu
YAŞAR DOĞU”(*)nun Yetiştirdiği Güreşçilerimizden HASAN GEMİCİ

                   “Unutulan Termeli Güreşçilerimiz”den merhum Hasan DEMİRCİ, mezkûr eserde, beş yerde “ismi geçmekte…”(s.218,227,232,245 ve 345)
                     Merhum YAŞAR DOĞU…
                       “Samsunlu Güreşçilerimiz”den; “Kavaklı Güreşçilerimiz”den; “Samsun Kavaklı Güreşçilerimiz”den… “
                       “Türk Güreşinin Başbuğları”ndan…
                        “Kızıl Moskof Zulmü”nden dolayı “Hicret” etmek mecburiyetinde kalmış “Kafkas Sürgünzedeleri” gibi, “Kafkas Çerkezleri”nden; “Ubıh Kabilesi-Guge Demirci Sülalesi”nden…
                          ‘1913 Samsun’un Kavak ilçesine bağlı Karlı Köyü’nde”doğdu…
Merhum Yaşar DOĞU’nun “Yetiştirdiği Güreşçilerden Öne Çıkan İsimler”(s.245)
                         “İlk Sırada”, “Çarşambalı Güreşçilerimiz”den Mustafa DAĞISTANLI(2 Olimpiyat, 3 Dünya Şampiyonu)
                          “11.sırada”, “Unutulan Termeli Güreşçilerimiz”den merhum Hasan GEMİCİ(Olimpiyat Şampiyonu)…
                           Ve yine “14.sırada”, “Çarşambalı Güreşçilerimiz”den, merhum Cemal YANILMAZ(Dünya Şampiyonu)…(s.245)
                            Merhum Yaşar DOĞU……
                           Babasının “Balkan Harbi”nde “Şehid” olması sebebiyle bir “Şehid Çocuğu” Yaşar DOĞU…(s.20)
                             “Kızıl Moskof Mağduru”,rahmetli dedesi Bicanzade Ârif Çavuş sebebiyle güreşi seven, güreşe başlayan…(s.23)
                               “Güreş Hayatı”ndaki 47 güreşinin 46’sını kazanan; 46 güreşinin de 33’ünü “TUŞ” ile kazanan…(s.16)
                              Sadece “bir güreşi”ni “sayı hesabı ile” kaybeden…
                             Ve neredeyse “Bütün Türk Güreşçilerimiz” gibi, “Türk Silahlı Kuvvetleri”nde, “Askeriyemiz”de, “ikibin  senelik yaşı aşan” “Ordumuz”daki “Askerlik Hayatları”nda, “Türk Güreş Hayatına Kazandırılanlar”dan…
                           Öyle ki; “Kafkas Sürgünzedeleri”nden; “Çerkezler”den ; “Şehid Çocuğu”,merhum Yaşar DOĞU; günümüzde “Ankara Cebeci Askerî Şehidliğinde Medfûn Tek  Sivil İnsan.”(s.244)
                           İşte böyle bir “Alperen”in, böyle bir “Türk Güreşçi”nin “Yetiştirdiği Güreşçilerimiz”den; “Unutulan Termeli Güreşçilerimiz”den merhum Hakan GEMİCİ…(.s.232)
                           Merhum  Yaşar DOĞU,“Atatürk’ün vefâtından sonra kapanan ‘Ankara Güreş Kulübü’nü, 1952’de, Ankara-Maltepe Gölbaşı Sineması altında, yeniden açar ve  güreşçiler yetiştirmeye başlar.
                           Tıpkı merhum “Atatürk Dönemi Ankara Güreş Kulübü”nün fonksiyonu gibi…(s.s.232)
                         Termeli Güreşçimiz merhum Hasan GEMİCİ de yetiştirdiği güreşçilerimizden…



                                               


1952 HELSİNKİ OLİMPİYATLARI
ve BURHAN FELEK’İN TÜRK GÜREŞİNE KÖTÜLÜĞÜ

                             Ahmet SEVEN’in mezkûr eserinde, “Unutulan Termeli Güreşçilerimiz”den merhum Hasan GEMİCİ’nin ‘Güreş Hayatı’ndaki Başarıları’nın sıralanması:” HASAN GEMİCİ…Serbest güreş…52 kiloda Finli Timonen’i 3-0 sayı hesabıyla; İngiliz Cheerm’ı 4 dakikada tuş ile; İtalyan Degiori’yi 2 dakika 45 saniyede tuş ile yendikten sonra; İranlı Molla Kasımı’ye 2-1 ekseriyetle yenildi.Japon Kitano’yu 3-0 ittifakla yenerek, sıkletinin Olimpiyat Şampiyonluğunu kazandı.”(s.218)
                            Velâkin “1952 Helsinki Olimpiyatları”nın, “Türk Güreş Tarihinde Yaşanan Büyük Zelzele”, “Türk Güreşinde Frene Basılan Yıllar ve Kırılma Noktası” gibi bir “Makûs Talihi” var…
“Türk Güreşçiler”, “Türk Gibi Kuvvetli” sözünü Avrupa ve Amerikalar da, peyderpey ispatlamakta, neredeyse bütün ‘Altın Madalyaları” toplamakta, “Türk Güreş Tarihi”ne “Altın harflerle yazılacak başarılar” elde etmektedirler.
“Türk Güreşçilerimizin” bu başarıları, “Avrupa, Amerika”, kısaca “Garb’ın âfakında”, “Batı Dünyası”nda kabul edilememekte…
                            Ve “Milliyet Gazetesi”inin ‘Muharriri’, ‘Yazarı’, şu tarihe kadar gözümüzde büyüttüğümüz ‘kalemi’ Burhan FELEK’in “Türk Güreş Hayatına Kötülüğü” yaşanmıştır…
                            “Millî Olimpiyatlar Komitesi  Sekreteri”, “Milliyet Gazetesi Muharriri Burhan FELEK” de, “masabaşı oyunları”nın  neredeyse “başrolü”ndedir. “1948 Londra Olimpiyatları’nda başarılar elde eden Türk Güreşçilerimize yapılan 20’şer bin liralık bağışı”, ‘kalemine dolayan’ FELEK; “Milletlerarası Olimpiyat Komitesi”ne ‘şikayet’te bulunur.
                           “Milliyet Gazetesi Muharriri”de olan Burhan FELEK’in bu ‘şikayeti’ sebebiyle de; “Burhan FELEK’in Gammazlığı” sebebiyle de, ‘1951  Helsinki Olimpiyatları’na, Yaşar DOĞU, Nasuh AKAR, Gazanfer BİLGE, Celal ATİK ve Ruhi SARIALP gibi “Türk Güreş Tarihine Şampiyonluklar Yaşatmış Güreşçilerimiz”in katılımı engellenir.
                        “1952 Helsinki Olimpiyatları”nın neticesi ne mi olur?
                          “Amerika 40 Altın Madalya ile birinci, Türkiye’miz ise sadece 2 Altın Madalya ile onaltıncı olur…”
                          İşte “1952 Helsinki Olimpiyatları”nda güreşen “Unutulan Termeli Güreşçilerimiz”den merhum Hasan GEMİCİ de ‘böyle bir süreç’te güreşir…(s.211-219 ve s.336)

                                                           

YAŞAR DOĞU’NUN ‘JÜBİLE’SİNDE DE GÜREŞEN HASAN GEMİCİ
“İstanbul Spor ve Sergi Sarayı”nda, 1955’deki ‘Yaşar DOĞU’nun Jübilesi’nde, 52 Kiloda, Termeli merhum güreşçimiz, merhum ‘Yaşar DOĞU’nun Yetiştirdiği Güreşçilerimiz’den Hasan Gemici de güreşir…(s. 224 ve s.227)


MERHUM YAŞAR DOĞU, TERME’MİZDE DE GÜREŞ TUTMUŞ
                 “Türk Güreşinin Alperenleri”nden de olan merhum ‘Samsunlu Güreşçilerimiz’den;‘Kavaklı Güreşçilerimiz’den;”Samsun Kavaklı Güreşçilerimiz”de Yaşar DOĞU; ‘Güreş Hayatının Başlangıcı’nda, “Samsun yöresinde, güreşmediği yer kalmaz. Amasya, Samsun, Ladik, Havza, Çarşamba ve Ordu”da olduğu üzre, “Terme”mizde güreş tutar.(s.103)
                   Kendisini “Türk Güreş Camiası”na ‘kabul ettirebilmeye yönelik bu güreşleri”nde, Terme’mizde de, ‘Ordulu Güreşçilerimiz’den “Deli Kasım” ile güreş tutar.
                    “Deli Kasım”ı, “1937 Ordu Güreşleri”nde yenen merhum Yaşar DOĞU’ya, “Ben o zaman hastaydım. O sebepten yenildim.” Diyen “Ordulu Güreşçilerimiz”den ‘Deli Kasım” ile Terme’mizde  tekrar güreş tutan merhum Yaşar DOĞU; ‘Deli Kasım’ı Terme’mizde de yener. Tekrar Başpehlivanlığı kazanır..
                    “Alperen Güreşçilerimiz”den merhum Yaşar DOĞU’nun, Terme’mizde, 1937’de, “Ordu Güreşleri”nden onbeş gün sonra yaptığı bu güreşi; askere gitmeden evvel; hem Samsun’da, hem de Samsun civarında yaptığı ‘en son güreştir’ de…(s.103, 104)

                           “SİNEK SIKLET-TÜY SIKLET”

                    Sizleri bilmem,velâkin “Mürşid”inin; “Ben bilmem de Yunus” vetiresinde olduğu gibi; “Etno-Spor”umuzun; “Ecdat Spor”umuzun; “Ata Spor”muzun ‘Başında’ gelen “Güreş Spor Dalı”mızla ilgili “Ben bilmem” desem, yeridir…
                       Hatırlıyorum da, bu fakir, zaman zaman ekseriyetle “Tüy Sıkletteyim”, der; “latife”, “şaka yaptığımı” ifâde etmek isterdim.
                      Meğerse, “Sinek Sıklet” gibi “Tüy Sıklet”te, “Türk Güreş Tarihi”ndeki ‘Sıkletlerin İsimleri” imiş…
                       “Sinek Sıklet, 52 kiloya”; “Horoz Sıklet, 57 kiloya”; “Tüy Sıklet, 62 Kiloya”; “Hafif Sıklet, 67 Kiloya”; “Yarı Orta Sıklet, 73 kiloya”; “Orta Sıklet, 79 kiloya”; “Yarı Ağır Sıklet, 87 kiloya”; “Ağır Sıklet, 87 kilo üzerine” karşılık gelen “Sıklet”, “Ağırlık” isimleri imiş…(s. 135)

                                   NETİCE:
                       “Unutulan Termeli Güreşçilerimiz”den merhum Hasan GEMİCİ; “Son Asır Türk Pehlivanları”ndan ve “Dünya Güreşine Oyunlar Ekleyen “, “Büyük Çaplı Güreşçilerimiz” kadar, ‘aynı ayarda’, diğer pehlivanlarımızdan” da…(s.345)
                         “Türk Güreşinin Başbuğları”ndan, “Kavaklı Güreşçilerimiz”den merhum Yaşar DOĞU’nun dediği üzre; “-Türk Güreşinin kalkınması, mektep açmakla değil; kulüplerin ‘Güreş Dâvâsı’nı ele almaları ile kâbil olur”(v.258) vesselam…
Terme, 06.Temmuz.2018
İsmet GÜLTEKİN
Araştırmacı-Yazar ve Öğretmen

Dip Notlar:

(*): Ahmet SEVEN, “Türk Güreşinin Sembolü, Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu YAŞAR DOĞU”, 2. Baskı, Ağustos 2016, Samsun, Ceylan Ofset…
(**): İsmet GÜLTEKİN(Derleyen ve Yazan) “Unutulan Termeli Güreşçilerimiz”,Terme Birlik MEFKÛRE,”Birlik Olmadan, Dirlik Olmaz”, Kültür Hizmeti-2-, Terme-2003,Bilgi Ofset Matbaacılık,
(1): İdris KULAÇ, “Facebook Grubu”, Termeliyiz Biz, Yerel Tarih Grubu,06.Şubat.2018
(2): Ahmet SEZGİN, “Termeli Olimpiyat Şampiyonu Hasan GEMİCİ”, Terme Bilgi Gazetesi, 06.Mart.2018
(3): Milliyet Gazetesi,25.07.1952 Tarihli Milliyet Gazetesi
(4):Ziya ÜRÜK, Kocaeli Gazetesi, 26. Haziran. 2015
(5): Milliyet Gazetesi, 25.07.1952 Tarihli Milliyet Gazetesi

28 Haziran 2018 Perşembe

UNUTULAN ÇARŞAMBALI GÜREŞÇİLERİMİZ


UNUTULAN ÇARŞAMBALI GÜREŞÇİLERİMİZ


İkibinli senelerde, “Terme Birlik MEFKÛRE-Birlik olmadan, dirlik olmaz” isimli “Terme Basın Tarihi”nin en seviyeli ve en millî, en islâmî, moda tabiri ile en yerli ‘yerel/mahallî gazetem’de; “Unutulan Termeli Güreşçiler” isimli “dizi yazısı” neşretmiştim.
Ve ortaya da “Unutulan Termeli Güreşçilerimiz” isimli, 2018 Türkiye’sinde bile, sahasında tek olan “kitap”, “kitapçık” çıkmıştı…
Geçen 2017’ler Yaz’ında da, “Unutulan Termeli Güreşçilerimiz” isimli “kitapçık” çalışmamın “genişletilmiş ikinci baskısı”nı, “elektronik ortam”da neşretmiştim.
Erbabı, bulup, “bir tık” ile indirebilir ve okuyabilir…
Halbu ki, temel niyetim “Samsunlu Güreşçilerimiz” idi.
Baktım ve gördüm ki; anladım ve kavradım ki; “Horasan Alperenlerinin Toprağı Terme”mizden, ne de çok sayıda “Pehlivanlar, Güreşçiler” yetişmişti.
 “Unutulan Termeli Güreşçilerimiz”den merhum Hasan GEMİCİ’yi ise daha 2018’in geçen aylarında keşfetmiştim.
Velâkin “Kırk il’den daha büyük ilçe” diye de tarif edilen “Müslüman Türk Toprağı Çarşamba”mızdan ise anladığım ve kavradığım kadarı ile yanlış ifâde etmiyorsam; o kadar da çok sayıda “Çarşambalı Pehlivanlar”, “Çarşambalı Güreşçiler”imiz yetişmemiş!!!

Baksanıza ve görsenize; “Çarşamba Belediyesi”nce hazırlanmış devâsa “Çarşamba Araştırmaları”(1) kitabında bile “Çarşambalı Pehlivanlar”ımız, “Çarşambalı Güreşçilerimiz” ile ilgili bir harf, bir satır, bir cümle, bir bölüm bile yok!!!
Neredeyse son iki senedir, neredeyse hergün ortasından geçtiğim Çarşamba’mızla alakalı zihnimde “Unutulan Çarşambalı Güreşçilerimiz” kitabî çalışma niyet ve gayretim parıldadı, şimşek gibi çaktı.
İşte bu yazı, böyle bir “şimşek çakması” neticesi de ortaya çıktı.

“ÇARŞAMBALI GÜREŞÇİLERİMİZ”İN “BAŞBUĞU”
 MUSTAFA DAĞISTANLI

Biyolojik bir olgu ve vakıâ” olarak da; “Terme’nin Çocuğu” olmam hasebiyle de; çocukluğumu hatırlıyorum da; Çarşamba’mıza Karadeniz Oto Yolu üzerinde iken; Ordu-Samsun istikametinde seyrederken; Çarşamba Yeşilırmak üzerindeki köprüye varmadan sağdaki “Mustafa DAĞISTANLI Kapalı Spor Salonu Binası” üzerindeki “Mustafa DAĞISTANLI” ismini neredeyse her defasında okuduğumda çooook mereaklanırdım…
“Dağıstanlılar…”
“Terme Dağıstanlı Otobüs İşletmesi…”
“Dağıstanlı Mustafa…”
Sevdalısı olduğumuz Kafkas Türk-İslâm toplulukları…
İmam Şeyh Şamiller…
Tolstoy’un “Hacı Murad”ları…
2018’ler Türkiye’mizinde ancak kavrayabildim ve anlayabildim.

“Unutulan” kertede “Çarşambalı Güreşçilerimiz” belki olmasa da; şöyle bir tahkik/araştırma ve “güreş literatürü” taraması ile “DAĞISTANLI Mustafa”, “Çarşambalı Güreşçilerimizin Başbuğu” kıvamında, ayarında, seviyesinde, kalitesinde…
Yanlış mı tarif ettim yoksa!?
“Dünyada hiç yenilgi yüzü görmeyen bir güreşçi…”
“Olimpiyat Tarihi’ne ‘Hiç Yenilmeyen Şampiyon’; ‘Dünyada Yenilgisi Olmayan Tek Güreşçi…”
“Biz, Dağıstan’da yaşayan Avarlar’danız…”
“Ben, Avar Türk’üyüm…”(2)
Diyen…
İki dönem, 12 Eylül 1980 öncesi, Adalet Partisi’nden de (1973-1980) Milletvekilliği de yapmış olan;
Merhum Dedesi Mustafa; merhum “Kafkas Kartalı İmam Şeyh Şamil ile Çarlık Rusya’sına karşı  senelerce cihad etmiş”;
Yine merhum “Dedesi Mustafa”,”Rus Esareti” sonrası, merhum İmam Şeyh Şamil ile Hacc’a gitmiş;
Dönüşünde ise “Yemen”e gidip “Şehid” olmuş;
Bir “şehid torunu” “DAĞISTANLI Mustafa.”
“Türk Güreş Tarihimiz” açısından;
Binbir eziyet ve zulüm ile “Atlas Okyanusu”na “atılmış”;
Merhum “Koca Yusuf” dan sonra mı;
Merhum “Hocası”, “Antrenörü”,”Güreş’in Atatürk’ü” diye tarif ettiği merhum “Samsunlu Güreşçimiz”, “Kavaklı Güreşçimiz”merhum “Yaşar DOĞU”dan sonra mı, diyelim;
Adetâ “Türk Güreşinin Başbuğu…”
İki defa Olimpiyat Şampiyonu(1956,1960)…
Üç defa Dünya Şampiyonu(1954,1957,1959…
Serbest’te Dünya Şampiyonu(1936)…
1953’den bu yana “yenilgi yüzü görmemiş” “Türk Güreşçimiz…”(3)
Tıpkı sekiz asrı aşan ve hattâ şayed”yıkılırsa, Allah’a secde ederek yıkılsın” şeklindeki mimarî hususiyeti ile de yapılmış “Çarşamba Göğceli Camii”ndeki “Bozkurt Boğazı Metodu” gibi; “güreşlerinde de”, ;”- Yerden kaldırıp, ters sarmak ve dana bağını dalış pozisyonu…”(4)

VE CEMAL YANILMAZ’LAR…VE SERKAN TÜRK’LER…


Ve hadi diyelim yine de”Unutulan Çarşambalı Güreşçilerimiz”den, daha geçenlerde vefat etmiş olan merhum Cemal YANILMAZ…
Dünya şampiyonu…
Millî Güreşçi…
1963 Serbest stilde Dünya Şampiyonu…
1964 Tokyo Olimpiyatlarında, Türkiye’mizi temsil eden…
Çarşambalı “Efsane Güreşçimiz…”(5)
Ve merhum Serkan TÜRK’ler…
Çarşambalı…
Millî Güreşçi…(6)


VE “ŞAMPİYON GÜREŞÇİLERİMİZ”İN “FATİH TERİM’İ…”: SALİH BORA

Nasıl ki belki de, merhum “Türk Güreş Tarihi”mizin “Koca Yusuf”larından, “Yaşar DOĞU’lar”dan sonra gelen “Türk Güreşinin Başbuğu DAĞISTANLI Mustafa”yı da yetiştiren merhum “Samsunlu, Kavaklı Türk Güreşçimiz Yaşar DOĞU” idi.
“Ben, Türk Güreşinin Fatih TERİM’iyim” diyen “Güreş Antrenörü” Salih BORA da; Hamza YERLİKAYA’ları,Şeref EROĞLU’ları, Ercan YILDIZ’ları, Nazmi AVLUCA’ları yetiştiren…
2018’ler Türkiye’mizin de bile, hâlâ  neredeyse “üvey evlât muamelesi” gören “Türk Güreş Antrenörleri”, “Türk Pehlivan Yetiştiricileri…”
Salih BORA; “- Güreşte, Millî Takım Hocalarının kazançları, (Futbol’da), Fatih (TERİM)’in tazminatının binde biri bile değil…”
“Etnospor”umuzun, “Millî Spor”zumun ve hattâ diğer bütün “spor dalları”ndan daha “başarılı” spor dalımız olan “Türk Güreşi”mize yapılan “Ekonomik, Maddî desteklerin gülünçlüğüne” bakınız…(7)
“Türk Güreşine kendini vakfetmiş, bir avuç mefkûre adamları” ile ne “başarılar” kazanıyoruz …
Ve “Unutulan Termeli Güreşçilerimiz”in; “Horasan Alperenlerin Toprağı Terme”mizde, “Güreşçiler, Pehlivanlar Menbaı Terme”mizde; hâlâ “bir tek Güreş Minderi bile yok!!!”
Şimdiler de “Kenan ŞİMŞEK”leri yetiştiren “Güreş Antrenörleri” ise “Umre Ziyaretleri Organizasyonu” işindeler!!!!
Vesselam…
Terme, 28.06.2018
İsmet GÜLTEKİN
Araştırmacı-Yazar ve Öğretmen


Dip Notlar:

(1): Prof. Dr. Cevdet YILMAZ(Yayına Hazırlayan-Editör), “Çarşamba Araştırmaları”, Çarşamba Belediyesi Kültür Yayınları, No.:2, Samsun 2014
(2): www.samsunbülteni.com,Mustafa DAĞISTANLI ile, 12.04.2018
(3): Ahmet SEVEN, “Türk Güreşinin Sembolü Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu YAŞAR DOĞU”, 2. Baskı, Ceylan Ofset, s.310-312 ve s.344
(4): www.samsunbülteni, Mustafa DAĞISTANLI ile, 12.04.2018
(5): Samsun Haber Spor, “Efsane Güreşçi Vefat Etti”, 07.06.2018, s.2018 ve “Yenilmez, Hayata Yenildi”,08.06.2018
(7): Türkiye Gazetesi, Hasan SARIÇİÇEK ile “Özel Röportaj”,”Şampiyonların Hocası Salih BORA”, 01. Haziran.2018, s. 27


29 Ağustos 2016 Pazartesi

TERME'MİZ GÜREŞ'E NEDEN İLGİSİZ?!



TERME’MİZ GÜREŞ’E NEDEN İLGİSİZ?!



Belki de, Samsun ve İlçeleri içinde, güreşçi-pehlivan potansiyeli en yüksek ve güreş’te en yüksek başarılar elde etmiş bir ilçe Terme’miz…
Başta ‘Terme Güreş Tarihi’nin en başında gelen Kenan ŞİMŞEK’lerden tutunda, ‘Karadeniz Fırtınası’, ‘Sarı Fırtına’ Necmi KOÇ’lara, Mehmet TEPE’lere, Kerim YÜKSEL’lere kadar, ne güreşçilerimiz, pehlivanlarımız yetişmiş. Bu sebepledir ki, Terme’miz ‘Güreşçiler Diyarı’, ‘Pehlivanlar Diyarı’dır da..
2016 Yaz’ında, Türkiye’miz gündeminin bir hayli hararetli olduğu bir vetirede, süreçte ise Temmuz ve Ağustos aylarında; Veziköprü’de iki defa, biri “Kunduz Yağlı Güreşleri”, diğeri “1. Yağlı Güreş ve Keşkek Festivali”; Canik Belediyesi’nce, Canik Yayla Mahallesi’nde, “Yayla Mahallesi Geleneksel Güreş Şenliği” ve son olarak da, 19 Mayıs İlçesi’nde, “19 Mayıs Belediyesi”nce, “2. Karakucak Güreşleri Festivali” yapıldı.. Hem de  halk katılımlarının sekiz bini, kırk bini bulduğu; yüzlerce güreşçilerimizin iştirak ettiği güreş şölenleri..
Yine 655.Tarihî Kırkpınar Yağlı Güreşleri Başpehlivanlığını kazanan Samsunlu Recep KARA, FETÖ’nün,“15 Temmuz İşgal Girişimi” sonrası milletçe tutulan ‘Demokrasi Nöbetleri’nde “Fetullahçı Terörü-Darbeyi-İşgal Girişimi’ni protesto mitinglerinde boy gösterirken; neredeyse sadece Terme’mizdeki ‘Demokrasi Nöbeti’nde boy gösteremedi…

TERME’MİZ NEDEN GÜREŞE İLGİSİZ?!

Bu suâlin cevabını ise 2003’lerde neşrettiğimiz “Unutulan Termeli Güreşçilerimiz”(*) kitapçığında bulabilirsiniz.
1978-1979’da,Terme İmam-Hatip Lisesi Güreş takımı; 1983-1984’de, Termespor Güreş Şubesi vardı. “Kenan ŞİMŞEK’i, Türk Güreşine  Kazandıran Adam”, Ali AKSUOĞLU’nun gayretleri ile meydana gelen bu güreş yapıları ve AKSUOĞLU’nun senelerdir yakındığı, talep ettiği fakat hâlâ ‘bir güzel ülkü, bir güzel mefkûre’ olarak kalmış hayalleri: Terme’de bir ‘Güreş Salonu’ olmayışı ve hâlâ ‘Kenan ŞİMŞEK Güreş Salonu’nun ‘tüzel kişilik’ kazanamayışı…
Ve “Güreş”in, son günlerde teşkil edilmeye ve yaygınlaşmaya çalışılan ismi ile “Etno-Spor”lardan, “Millî Spor”lardan, “Ata Sporlar”dan olmasının getirdiği ‘tiksindi’lik hâller sebebi ile süren ilgisizlikler…(s.10)
Termeli Güreşçimiz Kerim YÜKSEL ise ‘Terme’miz Neden Güreşe İlgisiz?’ suâlini ,  bakınız 2003’de yayınladığımız kitapçıkta nasıl cevaplamış:”Terme’mizin halkı ve özellikle de ‘yerli ağaları’, bu spora el atsalardı, Termeli güreşçilerimiz daha da farklı olurdu.” Diyor ve ekliyor:”Her şeye rağmen, Terme’de sivrisinekten,bataklıktan, sıtmadan, çamurdan başka bir şey yetişmez diyenler, sadece Termeli güreşçilerimizi hatırlamış olsalardı, ne kadar yanlış düşündüklerini anlayacaklardır.”(s.18,19)
Ve “nedenler”den, “sebepler”den biri olarak da, hepimizin bildiği “İngiliz Etno-Sporu Futbol”a gösterilen ilginin “Türk Etno-Sporlarından Güreşe” gösterilmeyişi…
Halbuki, daima, Türkiye’mizde, en başarılı ‘spor dalı’, “Türk Etno-Sporlarımız”dan, “Ata Sporlarımız” dan “Güreş Spor Dalı” olmuştur. Bakınız, 2016’da da, Brezilya Rio Olimpiyatlarında, Türk Güreşçilerimiz, bir altın, bir gümüş ve bir bronz madalya aldılar…

NETİCE:

Evet, başta da dediğimiz üzre, Samsun ve ilçeleri içerisinde “Güreşçiler, Pehlivanlar” potansiyeli ve başarısı en yüksek ilçe, “Güreşçiler,Pehlivanlar Diyarı Terme”mizdir. Hem biliyor musunuz, “Türkiye çapında ve Karadeniz Bölgesi’nde bütün ‘Başpehlivanlar’ Termeli…”(s.16)
Anlayana…
Terme, 30.Ağustos.2016
İsmet GÜLTEKİN
NOT: Araştırmacı-Şair-Yazar Şanlıurfalı Mehmet Hulusi ÖCAL, vefât etti. Efendiliği, mütevazîlığı ve Türkçe’yi en iyi konuşan adam olarak da daima hatırlanacak. Allah(c.c.) rahmet eylesin.(Âmin.)

Dip Not.:
(*): “Unutulan Termeli Güreşçilerimiz”, Derleyen ve Yazan.: İsmet GÜLTEKİN, Terme Birlik MEFKÛRE-Birlik olmadan, dirlik olmaz-, Kültür Hizmeti-2, Terme-2003,Bilgi Ofset Matbaacılık

5 Nisan 2015 Pazar

ALİ GÜMÜŞ ve "UNUTULAN TERMELİ GÜREŞÇİLERİMİZ"

ALİ GÜMÜŞ
ve “UNUTULAN TERMELİ GÜREŞÇİLERİMİZ”

Bugün de bayiden kağıda basılı şekilde aldığım-ki rahmetli ‘Başbuğ’umuz Alparslan TÜRKEŞ’in 18. Vefât yıldönümü- Ortadoğu gazetesini okurken, iç sayfalarda ve en altta okuduğum haberde, Ali GÜMÜŞ’ün vefât ettiği yazıyordu. Hemen son günlerde “tuhaflaşan”  ‘akıllı telefonu’ma sarılıp, internetteki Ali GÜMÜŞ haberlerini tıkladım.
Evet, 3.Nisan.2015, Cuma günü, Ali GÜMÜŞ Hakk’a vâsıl olmuştu. “Biz Müslümanlar”, vefât haberi aldığımızda ne yapmamız gerekiyorsa, ben de onu yaptım:”İnna lillahi ve inna ileyhi raciun-el Fatihâ.”
Rahmetli Ali GÜMÜŞ, ‘ata sporu’muz, ‘millî spor’larımızdan ‘Güreş Sporu Yazarı’, ‘Güreş Sporu Araştırmacısı’ ve haliyle de ‘Güreş Sevdâlısı’ bir kalemimizdi. ‘Dijital Çağ’da bile hâlâ okullarımızda, çocuklarımız bilmem kaçıncı sınıflara geldikleri halde; ‘Öğretmen’e ‘Öretmen’ diyor ve yazıyorlarsa; maateessüf ‘Ata Spor’larımızdan ‘Güreş’e de, ‘Güneş’ demeye ve yazmaya devam ediyorlarsa..

‘Okuma dünyası’na, ‘okuma âlemi’ne girdiğim, başladığım 12 Eylül 1980 tarihi itibari ile ‘Hergün dünya yeniden kurulur ve hergün taze bir başlangıçtır’ şiarı ile neşredilen rahmetli Kemal ILICAK’ın ‘Tercüman Gazetesi’ vesilesiyle de rahmetli Ali GÜMÜŞ’e aşinâlığım da başlamış oldu. Hâlâ kütüphanemde, ‘Tercüman Gazetesi’nin ‘Spor Eki’ olarak da verilmiş olan GÜMÜŞ’e ait ‘Kırkpınar Tarihi’mize ait çalışma da mevcuttur.
Sonraki yıllarda, Yeni Şafak’larda da yazılarını okuduğumu hatırlıyorum.

Rabbimin bir ihsanı olarak 2003’de hazırlayıp neşrettiğim ‘Unutulan Termeli Güreşçilerimiz’ isimli ‘kitapçığımı’ da-nerden öğrendi ise- ‘tebrik’ edenlerden biri de rahmetli Ali GÜMÜŞ idi.
Aslında ‘Samsunlu Güreşçilerimiz’ maksadıyla başladığım araştırmamda, gördüm ki ‘doğduğum memleket Terme’mizden de çok sayıda ‘Güreşçilerimiz’,’Pehlivanlarımız’ yetiştiğini anlayınca, araştırmamı ‘Termeli Güreşçilerimiz’le sınırladım. Hem de öyle ki; ‘Avrupa Şampiyonu’,’Olimpiyat Şampiyonu’,’Kırkpınar Başpehlivanı’ olan ‘Termeli Güreşçilerimiz…’


Bu sebeptendir ki; Terme’miz, Pehlivanlar, Güreşçiler şehridir de…
Çok sayıda ‘madalyalar’ kazanmış ‘Mehmet TEPE’leri, ‘Birlik Olmadan, Dirlik Olmaz’ şiarı ile neşrettiğim ‘Terme Birlik MEFKÛRE’mizde ‘renkli fotoğraflarla’ da haberleştirince,çoğu ‘Termeliler’ bile hayretlerde kalmışlardı, diye de hatırlıyorum…
GÜREŞ SPORU YAZARLARIMIZ
Hâlâ bile Türkiye’mize,’en  fazla başarı getiren spor dalı’mız ‘Güreş Sporu’muzdur. Türkiye’mizin hemen hemen neredeyse hergünün de ‘Güreş Sporu Faaliyetleri’ yapılmaktadır. Gerek, ‘yağlı güreşler’ de olsun-ki bilhassa yaz mevsiminde-;gerekse ‘Serbest ve Grekoromen’de…Çok arzulamışımdır, şöyle günlük periyotlarda neşredilen bir ‘Güreş Gazete’miz de olsa diye.
Avni TARHAN’lar bilmem hâlâ Zaman Gazetesi’nde ‘Güreş Sporu Yazarlığı’ yapmaya devam ediyor mu? Halil DELİCE’mizi ise her ‘Tarihî Kırkpınar Güreşleri’miz öncesinde, Türkiye Gazetesi’ndeki ‘yazı dizileri’ni hasretle okumayı beklerim. Rahmetli Ali GÜMÜŞ de ‘Güreş Spor Yazarı ve Araştırmacısı’ olarak yazdıklarını okutan biri idi. Kaldı ki, DELİCE’nin de mümtaz Güreşçi şahsiyetlerimizle ve ‘Güreş Tarihi’miz ile alakalı kitapları olduğunu hatırlıyorum.

Millî Gazete’de de yazan Kemal BELGİN de kısmen de olsa ‘Güreş Sporu ‘ muz üzerine yazdıklarını okutturabiliyor…
Bilmem kaç ‘okur’ ve ‘güreş sporumuz meraklısı’ farkında? Bir ‘fikir gazetesi’, ‘düşünce gazetesi’ olarak da yayın hayatımıza girmiş olan ‘Diriliş Postası’ gazetesinde de ‘Modern Pehlivan Tefrikası’ tefrika edilmekte. ‘Yazan: Yeni Bir Pehlivan’ ismi ile.
Rahmetli Ali GÜMÜŞ’ün naaşının kaldırıldığı bugün,  mezkur bu ‘tefrika’da rahmetli GÜMÜŞ’ün ‘Şehid Pehlivan’ımız ‘Koca Yusuf’ hakkındaki görüşüne de yer verilmiş. Aslında ‘Güreş Sporu’muz üzerine ‘araştırma kitapları’ olanların da zikredildiği bir ‘araştırma yazı dizisi’ kıvamında…
Şöyle bir düşündüğümüzde ve de araştırdığımızda, meselâ bir ‘Futbol Sporu Yazarı’ sayısı kadar ‘Güreş Sporu Yazarı’mızın olmadığını da farkına varıyoruz…Tıpkı bir ‘Güreş Gazetemiz’ olmadığı gibi…
VESSELÂM
‘Cirit’ gibi, ‘Okçuluk’ gibi, ‘Güreş’ gibi ‘ata sporlarımız’a, ‘millî spor’larımıza gereken ehemmiyeti,daha da arttırmalıyız.. Bilhassa da ‘Belediyeler’imiz ‘ata sporları’mızı, başta da ‘Güreş Sporu’muzu daha da canlandırmalıdırlar…
Ve yıllar önce ‘sinema filmi’ çekileceği söylenilen ‘Koca Yusuf’ ‘sinema filmi’ de çekilip, ‘vizyon’a girmelidir.
“Daha Güzel-Daha Güçlü Türkiye HERGÜN Gazetesi”ndeki ‘Güreş Sporu Yazarlığı”ndan “Yeni Şafak”lara uzanarak ‘katkılar’ yapmış olan rahmetli Ali GÜMÜŞ’lere de yeni yeni isimler eklenmesini Rabbimden niyaz ediyorum vesselâm.
Sarıyer, 04.Nisan.2015
İsmet GÜLTEKİN

metgultekin@hotmail.com