Sultan İkinci Abdülhamid Han etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sultan İkinci Abdülhamid Han etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Aralık 2018 Salı

D.Mehmet DOĞAN'A..."ABDÜLHAMİD'İN SON BÜYÜK OSMANLI PADİŞAHI OLDUĞUNDA ŞÜPHE YOK." ÖYLE Mİ!?

D.Mehmet DOĞAN’a…

“ABDÜLHAMİD’İN SON BÜYÜK OSMANLI PADİŞAHI
 OLDUĞUNDA ŞÜPHE YOK.”
ÖYLE Mİ!?


“D.” Yani “Deli” veya “Dahi” “Mehmet DOĞAN”ın beş seneyi aşan süredir, yazılarını okuyor ve takip ediyorum.
Meşhur “Batılılaşma İhaneti” isimli eserini ise seneler öncesinde almıştım…
“Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı”, biliyorsunuz…
“Yaşar KEMAL”in vefâtı sebebiyle yazdığı ; “Yeni AKİT Gazetesi”eski  kadrosundan, YENER’in öncülüğünde çıkan  ve FETÖ/PDY terör örgütü bağlantısı sebebiyle kapanan “Vahdet Gazetesi”nin ‘logo üstü’, ‘sürmanşet’in den neşredilen; sözde “Yahudi Aleyhtarlığı” yazısına da, “fikir öfkesi” ile “öfkelenmiş” ve “D.”ya hiç yakıştıramamıştım…
Bugünkü “Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar”(*) yazısı da, “fikir öfkeme” sebep olan ikinci yazısı oldu.
Rahmetli Mehmet Âkif ERSOY, adeta “istibdat” sebebiyle, bir “münevver” ve bir “mütefekkir” olarak; rahmetli “Abdülhamid-i Sani Han”a, “başkaldırırken; “Hakk’ın hatırını âli” tutmaya gayret ederken; sizler, adeta “Konjöntürel Aydın Müsveddesi(!!!)”, âdeta “Konjöntürel Muharrir Taslağı(!!!)” olarak; neredeyse onyedi(17) senedir, mevcut siyasî iradeye, kaç defa “başkaldırıcı yazılar” yazdınız ki!?
Doğrusu, bendeniz hiç mi hiç hatırlayamıyorum…
   “İSLÂMCILAR/SİYASAL İSLAMCILAR”DAN; SADECE “ÜLKE TV GRUBU” ANLADI

Mezkûr yazınızdaki,”Abdülhamid’in son Osmanlı padişahı olduğunda şüphe yok” diye bir cümleniz de var.
‘Hakikat’en, “Abdülhamid-i Sani Han/İkinci Abdülhamid Han, son büyük Osmanlı padişahı” öyle mi?
“Otuz üç senelik saltanı döneminde, bir karış toprak parçası kaybettirmemiştir.” Öyle mi?
“Bir karış toprak parçası kaybettirmemiştir” velâkin; “Bir buçuk milyon kilometre kare toprak parçasını kaybettirerek”, “Osmanlı Padişahları içerisinde, en fazla toprak parçasını kaybettiğimiz Padişahımızdır…”
İnanmıyorsanız, mezkûr “Ülke TV Grubu”na sorunuz…
İnanmıyorsanız, “İstanbul Osmanlı Araştırmaları Vakfı(OSAV)”nca basılıp, neşredilen “Bilinmeyen Osmanlı” eserine bakınız, görünüz…
İnanmıyorsanız, Şevket Süreyya AYDEMİR’in alakalı eserine bakınız ve görünüz…
“Mısır gitti, Mısır…”
“Kıbrıs gitti, Kıbrıs…”
 Çok ağır olacak amma, “Filistin gitti, Filistin..”
Sadece bu kadar da değil; “Düyun-u Umumiye Mes’eleleri…”
“Samsun’da Tütüncüler katliamı…”
Daha geçenlerde, ‘sosyal medya’ da da yer alan; “Vergiler sebebiyle, Samsun halkının, Erzurum halkının ayaklanmaları…”
Niçin “Abdülhamid-i Sani/İkinci Abdülhamid Han Dönemi”ne, bir “TRT Dizi Filmi Payitaht Abdülhamid” “vülger”liği, “yüzeysel”liği, “sığlığı” ile bakıyor ve görüyorsunuz!?
“Üç tarikatten olmak”, “bir buçuk milyon kilometre kare toprak kaybımızı” önleyemedi…
“Deli”misiniz, “Dahi”misiniz, Allah bilir ;velâkin “D.” Olduğunuz kesin!!!
Niçin bir “tarihî döneme”, ‘bütüncül’, ‘şumüllü’ bakıp, göremiyorsunuz?
 Sözde “gayr-ı resmî tarih” sözcüsü olarak da. unutmuş olabilirsiniz.Velâkin  daha hâlâ, 2018’lerde, okullara, “Sultan Vahideddin Han” resimlerinin asılamadığını biliyor musunuz?
Yoksa ekser “İslamcılar/Siyasal İslamcılar” gibi, mevcut siyasî iradeye hiç mi hiç “dokunmadan”, “kazanımlar” elde etme peşinde misiniz?
Böyle bir “vakıâ”; “Aydınların Namusu”nun neresine düşüyor ki?!
Bu fakirin tarifine göre, olsa olsa “Konjönktürel Aydınlar”dan olmalısınız!!!
Vesselam…
Salıpazarı, 25.12.2018
İsmet GÜLTEKİN
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci
Dip Not:

(*): D. Mehmet DOĞAN, “Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar”, Karar Gazetesi, 25. 12.2018,Salı 

11 Temmuz 2018 Çarşamba

VEFÂTININ 100.SENEY-İ DEVRİYESİNDE,"TARİHÎ HAKİKATİ" ANLAŞILMAYA ve KAVRANILMAYA BAŞLANAN PADİŞAHIMIZ: "SULTAN ABDÜLHAMİD-Î SÂNİ HAN

VEFÂTININ 100. SENEY-İ DEVRİYESİNDE(YILDÖNÜMÜNDE),
“TARİHÎ HAKİKATİ”
ANLAŞILMAYA ve KAVRANILMAYA
BAŞLANAN PADiŞAHIMIZ:
SULTAN ABDÜLHAMİD-Î SÂNİ HAN

Ömrümüzün elli senesinde ‘aldatıldığımız ve kandırıldığımız’ veya ‘farkına’, ‘şuuru’na varamadığımız merhum 34. Osmanlı Padişahımız “Sultan Abdülhamid-i Sâni Han Hakikati”ni; “Sultan Abdülhamid-i Sâni Han Dönemi Tarihî Hakikati”ni; nihayet “Vefâtının 100. Seney-i Devriyesi(Yıldönümü)nde”, “efkâr-ı umumiye/fikirler, düşünceler câmiası” ile de beraber ‘anlamaya, kavramaya, farkına ve şuuruna varmaya” başladık.
“Resmî Tarihçiler”imiz de; “Gayr-i Resmî Tarihçiler”imiz de ‘Gerçekci’ Değiller” dedirten merhum “Sultan Abdülhamid-i Sâni Han Dönemi Tarihî Hakikatler”; ‘Vefâtının 100. Seney-i Devriyesi(Yıldönümü)nde”, bilhassa da “Siyasî İslamcı/İslamcı”larca da yavaş yavaş ‘gazete ve tv yayın organları”nda ‘yazılmaya’ ve ‘yüksek sesle dillendirilmeye’ de başlandı…
“DERİN TARİH DERGİSİ” MERHUM “SULTAN ABDÜLHAMİD-İ SÂNİ HAN DÖNEMİ TARİHÎ HAKİKATİ”NDE ‘TENAKUZ’LAR SERGİLESE DE…
“Vefâtının 100. Yıldönümünde Rahmetle ve Hasretle ABDÜLHAMİD’SİZ YÜZYIL” ‘kapak mevzû’lu “Şubat 2018” tarihli ‘Özel Sayısı’nda ise merhum “Sultan Abdülhamid-i Sâni Han Dönemi Tarihî Hakikatler”in en başında gelen “Toprak Kayıpları Mes’elesi’nde ‘tenakuz’lar, ‘çelişkiler’ sergilese de, hâlâ ‘netleşemese’ de…

‘Cumhuriyet Tarihimizin En Büyük İşgâl Girişimi’ni gerçekleştirmiş olan malûm ‘cemaati’; bendenizin tabiri ile ‘Mürted Cemaati’ ‘övücü’ ‘eserleri’ de olan ‘Şanlıurfalı Mustafa ARMAĞAN’ ‘idaresindeki ‘Derin Tarih Dergisi’;’Mustafa ARMAĞAN’ ‘imzası’ altında,hâlâ tıpkı sözüm ona ekser ‘Mukaddesatçı Kesimler’ gibi, meşhur bilinen nâmları ile “Siyasî İslamcı/İslâmcılar Kesimi” gibi; merhum “Sultan Abdülhamid-i Sâni Han Dönemi Tarihî Hakikatler”in başında gelen “Toprak Kayıpları Mes’elesi”nde “Tarihî Hakikatleri” ‘yazılı ve yüksek sesli dillendirememenin ıstırabını’ yaşamaya devam ederken; ‘tenakuzlar’dan da, ‘çelişkilerden de’ kurtulamıyor. ‘Derin Tarih Dergisi’nin mezkûr ‘özel sayısı’nın ‘takdim yazısı’ olan;“Sadağımızdaki Son Altın Oktun Sen” başlıklı yazısında; “Toprak Kayıpları Mes’elesi”ni; “Ne olduysa o düştükten sonra oldu”(1) cümlesi ile hülâsa etti: “Ne olduysa o düştükten sonra oldu. Pamuk ipliğiyle de olsa bağlı tutmaya çalıştığı vatan parçaları Bosna-Hersek, Bulgaristan, Girit Meşrutiyet’ten sonra peş peşe düştü.Sıra Afrika’daki son toprağımız Trablusgarp ve Bingazi’ye, yani bugünkü Libya’ya dayandı.
1912 yılı bir başka ve daha ağır hezimete tanıklık etti: Balkan toprakları, bir ara Edirne dahil elimizden çıktı. Daha nefes almaya fırsat kalmadan Cihan Harbi ve dört senede bozuk para gibi harcanan her biri bir ülke büyüklüğündeki vatan parçaları peş peşe işgâle uğradı.”(2)
“Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı” isimli eserini de hatırlatan ARMAĞAN; ‘Sen düştün; düştü siperimiz’ ‘tesbit’ini de hatırlattı.(3)

Velâkin “Derin Tarih Dergisi”nin “Abdülhamid’siz Yüzyıl” ‘özel sayısı’nın ilerleyen sahifelerindeki ‘Sultan Abdülhamid Şifresi’ (4) başlıklı bir başka yazısında ise; “Tarikat-i Muhammedî/Muhammedî Yol”un sadece ‘şube isimleri” olarak da târif edilen; hem “Şazelî Tarikatı”ndan; hem “Kadirî Tarikatı”ndan; hem de “Nakşibendî Tarikatı”ndan olduğu bilinen merhum 34. Osmanlı Devleti Padişahımız ‘Sultan Abdülhamid-i Sâni Han Dönemi Tarihî Hakikatler’in en başında gelen “toprak kayıpları mes’elesi’nde, bu sefer, mezkûr yazısının daha ‘ilk paragrafı’nda ise şunları yazdı: “Tam 33 yıl süren ve Sultan IV. Mehmed’den sonra ki en uzun süreli hükümdarlığı sırasında en ağırı 93 Harbi’nde olmak üzere bazı toprak kayıpları yaşanmış olmasına rağmen…”(5)
“SİYASÎ İSLAMCILAR/ İSLAMCILAR” veya NÂM-I DİĞER “MUKADDESATÇILAR” DA “TARİHÎ HAKİKATLERİ”, BİR ASIR GEÇİKMELİ DE OLSA ‘YÜKSEK SESLİ DİLLENDİRMEYE’ BAŞLADILAR
Esasında, zâten “Osmanlı Devletimizin 700. Kuruluş Seney-i Devriyesi(Yıldönümü)nde, “Osmanlı Araştırma Vakfı”nca (OSAV)neşredilen “Bilinmeyen Osmanlı”(6) isimli eser ile “yüksek sesle dillendirmişler”di…”İlk yazan ve dillendiren”, merhum Şevket Süreyya AYDEMİR’den seneler sonra da olsa…

“Siyasî İslamcılar/İslamcılar”ın veya nâm-ı diğer “Mukaddesatçı Cenâh”ın; merhum “Sultan Abdülhamid-i Sâni Han”ın ‘Vefâtının 100.Seney-i Devriyesi(Yıldönümü)’nde yaptıkları neşriyatı ve “TV yayınları”nı, mütemadiyen takip etmeye gayret eden biri olarak ifâde edebilirim ki; neredeyse “Bir Asır Geçikmeli” de olsa; mezkûr ‘dönem’in en büyük ‘Tarihî Hakikati’ olan ‘Toprak Kayıpları Mes’elesi’ne ‘kafa yormaya başlamaları”dır..
“ÜLKE TV”de ‘canlı’ yayınlanan programda; hem de ‘alt yazılı’ ifâdelerle; “Vefâtının Yüzüncü Yılında Abdülhamid Han” başlığı”na; “Toprak Kayıpları Mes’elesi” de yazmaya ve “anlamaya, kavramaya, farkına varmaya, kafa yormaya, tartışmaya, yüksek sesli dillendirmeye” de başladılar…(6)
“Hakk’ın hatırı âlî’dir. Hiçbir hatıra fedâ edilmez. Kim kırılırsa kırılsın, yalnız Hakk sağolsun” düstûru nokta-i nazarından da, elbette “bir asır geçikme ile” de olsa ‘sevindirici’ bir hâl…
“Hakikatleri setretmek, gizlemek, örtmek, saklamak”, ‘kâfirlik’ değil miydi zaten!?
Gecenin yarısını geçen “Uyku Vakti”ndeki mezkûr ‘tv kanalı’nın ‘akıllı telefonuma’ kaydettiğim yarım saati bulan ‘video kaydımı’ da istifâdenizi sunuyorum. Tamamını ise ‘dijital çağ’ da seyredememek diye bir ‘mes’ele’ yok zâten…

ELHASIL:

“Türk Tarihi’nin En Büyük Anti-Siyonist Devlet Adamı Şahsiyeti” olarak da ‘takdim’ edilen; merhum “Sultan Abdülhamid-i Sâni Han Dönemi”ne ait daha başka “Acı ve katı hakikatler” dedirten “Tarihî Vakıalar” da var elbette..Meselâ, Samsun’da, ‘Düyun-u Umumiye’ uzantısı; halk arasında bilinen ismi ile ‘Kolcular’ın âdeta ‘katliam’ına marûz kalan ‘tütün üreticileri mes’elesi’ gibi…
Günümüzde neredeyse “Üçüncü Sultan Abdülhamid Han Dönemi” diye ‘târif’ edilen; mevcut siyasî iradenin ‘dönemi’nde bile;”tarihî hakikat” olarak; ’18 Ege Adaları Mes’elesi’nde de ‘toprak kayıpları’ yaşanmaya başladığı da; maateessüf bir ‘vakıa’dır vesselam…

Terme, 18.Şubat.2018
İsmet GÜLTEKİN
Araştırmacı-Yazar ve Öğretmen
metgultekin@hotmail.com
Dip Notlar:
(1): Mustafa ARMAĞAN, “Sadağımızdaki Son Altın Oktun Sen”, Derin Tarih Dergisi, ‘Abdülhamid’siz Yüzyıl’ Özel Sayı, Sayı71, Şubat 2018, s.1
(2): ARMAĞAN, adı geçen yazı
(3): ARMAĞAN, adı geçen yazı
(4): Mustafa ARMAĞAN, ‘Sultan Abdülhamid Şifresi’, adı zikredilen dergi, s.46
(5): ARMAĞAN, ‘Sultan Abdülhamid Şifresi’, adı zikredilen dergi, s.46
(6): ÜLKE TV, “Vefâtının 100. Yıldönümünde Abdülhamid Han” programı, 16-17 Şubat 2018, saat: 01:00-02:00

"ŞEYH'ÜL MUHARRİRÎN/MUHARRİRLERİN ŞEYHİ" MERHUM AHMET KABAKLI HOCA: "İLK TURANCI PADİŞAH SULTAN ABDÜLHAMİD"

"ŞEYH'ÜL MUHARRİRÎN/MUHARRİRLERİN ŞEYHİ" MERHUM AHMET KABAKLI HOCA: "İLK TURANCI PADİŞAH SULTAN ABDÜLHAMİD"

Vefâtının 17. seney-i devriyesini idrâk ettiğimiz, "Şeyh'ül Muharrirîn/Muharrirlerin Şeyhi" merhum Ahmet KABAKLI Hoca; vefâtının 100. seney-i devriyesini idrâk edeceğimiz -10.02.1918-10.02.2018- "Gök Sultan" ve "Ulu Hakan" Sultan Abdülhamid-i Sani/Sultan İkinci Abdülhamid Han hakkında, zamanın "Enver Abili Türkiye Gazetesi"nin "Gün Işığında"isimli köşesindeki yazısının başlığı:" İLK TURANCI PADİŞAH ABDÜLHAMİD"
TRT-1 'deki ehemmiyetli "Tarihî Diziler"imizin, nesillerimizin üzerinde uyandırdığı "Millî Tarih Şuuru" da, "kazanımlarımızdan..." Bendeniz bile biîznillah yarım asrı aşmama rağmen; çooook ehemmiyetli "Tarihî Hakikatleri"de anlamış, kavramış ve "ilk defa öğrenmiş oluyorum.

Geçenlerde bir köşeyazarının da "esprisi" de bambaşka idi:" Elbetteki Sultan İkinci Abdülhamid Han döneminde "bir avuç toprak kaybedilmedi..." Çünkü "bir avuçtan fazla toprak kaybedildi..." Türkiye'mizin iki misli büyüklüğünde toprak kaybedildi...", diye yazdı.
"Taha AKYOL" ise geçenlerde yazdığı alakalı bir yazısında; "Sultan İkinci Abdülhamid Han döneminde yaşanılan "toprak kayıpları" için; "Bir kısmını Sultan İkinci Abdülhamid Han döneminde, bir kısmını da İttihad ve Terakki döneminde kaybetmiştik", diye yazdı.

Kendi tarihimize "kendi gözlüğümüzle bakmak" elzem elbette.
Elzem olan bir husus ta daima "Tarihî Hakikatler Âlî tutmaktır" elbette..
Daha bugün aldığım "Derih Tarih Dergisi- Vefâtının 100. Yıldönümünde Rahmetle ve Hasretle ABDÜLHAMİD'SİZ YÜZ YIL" 'Kapak konulu", Şubat 2018'e ait sayısını okuyamadım..
Bakalım bu sayısında daha ne "yeni bilgiler" öğreneceğim.
Ve inşaallah "Tarihî hakikatlerin de âlî tutulduğu" bir merhum "İkinci Abdülhamid Han " sayısı olmuştur.

ELHASIL:
Bendeniz hep mevcut siyasî iradenin 16 seneyi bulan "Tek Başına İktidar Dönemi"ni, "3. ABDÜLHAMİD HAN DÖNEMİ", diye de târif etmişimdir.
Ve "acı ve gerçek" ki; maateessüf "Tarihî Hakikat" ki; bazı " Ege Adaları"nın kaybı ile "toprak kayıpları" da başlamıştır...
Köre ne!!! Göre ne!!!
Velâkin "Rifaî Tarikatı Şeyhi" de olan merhum Ahmet KABAKLI HOCA' mız da elbette sahih, elbette doğru yazmış: " İLK TURANCI PADİŞAH ABDÜLHAMİD" vesselam...
Terme, 06.02.2018
İsmet GÜLTEKİN
Araştırmacı- Yazar ve Öğretmen
metgultekin@hotmail.com