Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2019 Salı

VE YİRMİ İKİ SENE SONRA, SAMSUN COĞRAFYASINDA, BİR "4 NİSAN" SABAHI

VE YİRMİ İKİ SENE SONRA,
SAMSUN COĞRAFYASINDA,
BİR "4 NİSAN" SABAHI

Bugün, "BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ"in, 4 Nisan 1997'de, Amasya'da "Hakk'a Vâsıl" olduğu günün 22. seney-i devriyesi, yıldönümü...
Merhum Galip ERDEM gibi, bir "28 Şubat Süreci"nde, "refik-i âlâ"ya, "Âlâ Refik"e, "En Yüce Dost"a kavuşmuştu..
Amasya'daki "seçim çalışması"ndan dönerken..
Belli ki, arabanın içinde bunalmıştı:
Emretti:"- Açın şu camları...", dedi.
Ben, "Hakk'a Vâsıl" olduğu "28 Şubat Süreci"nde, Erol KAYA'nın İstanbul Pendik Belediye Başkanı olduğu dönemde, Pendik Büyük Birlik Partisi'nde kalıyor; "çay ocağı" ve gelen -gidenlerle ilgileniyordum.
Hem de , günlük periyotlu "Gündüz Gazetesi"nde de,"Köşe Yazarlığı" yapıyordum.
Vefât ettiğini öğrendiğimde ise; "Bir ömür böyle geçti", demiştim.
VE 22 SENE SONRA 
BİR "4 NİSAN" SABAHI
"Perşembe gecesi" de, Kur'an-ı Kerim"den okuduğum sûrelerin sevabını, rahmetli "Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ"in ruhuna da bağışlamıştım.

Çoğu kere yaptığım üzre; Çarşamba kaldırımlarında, "sabahın nurunda", Samsun'un bazı gazetelerini ve de "Türkiye Gazetesi"ni, kağıda basılı şekilleri ile okudum.
Esefle belirteyim ki; "Ülkücünün öfkesi işte.Kısa sürer. Geçer..." mi?". Derler, "Ne derlerse desinler; birden fazla "beddualar" ettim...
İki-üç günden beri; anlaşılan bir dizi 'programlar' için; "Samsun Türk Ocağı Şubesi "nce "davet"edilmiş olan; "Türkolog", "Yeniçağ Gazetesi Köşe Yazarı","Öğretim Üyesi", eski "TDK Başkanı" Prof.Dr.Ahmet Bican ERCİLASUN'un "ağzı"ndan verilen ve de çoook dikkat çekici "birinci sayfa haber başlığı": "Türk Tarihinin En Büyük Devrimcisi"

"Spot Haber"de ise; " Satuk Buğra Han, Türk tarihinin en büyük devrimcisidir" ifâdeleri...
İlgili haberin "ayrıntıları"nda da, bir'den fazla sayıda "devrim" mefhumu kullanılmış...
"Gönüldaşım Tayyibim! Yoldaşım Putin'im! Kaderdaşım Anadolu Çocukları.Ve Devrimdaşım Satuk Buğra Han!" der gibi...
Üstelik "Dargın Bozkurtların Lideri", rahmetli Hüseyin Nihal ATSIZ'ca ifâde edersek;" Ne demek biz Türklerin İslamiyeti,"Devrimci" Abdulkerim Satuk Buğra Han ile "din değiştirerek" kabul etmesi? Biz Türkler; "ilk insan" ve "ilk Peygamberimiz" Adem Aleyhisselamdan beri; "kâlu belâ"dan beri," İslâm" değil miydik? " Müslüman" değil miydik?
Biz Türklerin bir "cahiliye hayatı" mı vardı?
"Türk Hun İmparatorluğunun Kurucusu Oğuzhan, Metehan", "124 bin Peygamberlerimiz"den biri değil miydi?
"Devrim", "Yoldaş", " Devrimci", " Yoldaşlar" gibi mefhumları hâlâ kullanan, kabaca "Türk Sağı" zihniyetlilerini,bir'den fazla sayıdaki yazılarımla,"fikir öfkem"ile uyardım..
Velâkin yarım asrı aşan ömrümde," Bir Güzel Ülkü Uğrunda Geçen 50 senede", hâlâ "FETÖ/PDY'NİN ve "U.S.A. İSTASYON ŞEFLERİ"NİN KAL'ASI OLAN SAMSUN"da, hem de bir "TÜRKÇÜ PROF.'UN AĞZINDAN"yazıldığı anlaşılan "haber yazı" da, "Devrimci", "En büyük devrimci", " Devrim" mefhumlarını, "ilk defa"okudum, "ilk defa" baktım ve gördüm...İrkildim...

"Türk Tarihi" ve " Türk Dili" mevzûlarında, birçok "Batı Şaplonları"nı, birçok "Batı Zincirleri"ni, birçok "Batı Kalıpları"nı kıran "Türkçü Prof."un; nasıl oldu da "ağzı"ndan "En büyük devrimci", "devrim" mefhumları çıktı?
Üstelikkırdığı"şaplonlar"ın,"zincirler"in","ka-lıplar"ın çoğunu, 1982'lerde, "Lise 3"e giderken; "Lise 3 Matematik sınıfı"nda tahsil görürken; "Tarih Dersleri"mize giren Nuri YAZICI, kırmıştı zaten...
"Türkçü Prof."un Samsun'da anlattıklarının çoğunu, ben, taa 1980'li yıllarda, 1982'de biliyordum zaten..
YA "MHP İL BAŞKANI ABDULLAH KARAPIÇAK"A NE DEMELİ?
Son zamanlarda "Termeli" değil de "Salıpazarlı" olduğu dillendirilen ve yine "Samsun MHP İl Başkanlığı Dönemi"nde; "Sanki darbe olmuş"gibi, aylarca kapalı kalan "Terme Ülkü Ocağı Eğitim ve Kültür Vakfı" nâmı ile de hatırlanan MHP'li KARAPIÇAK da, yine bir "4 Nisan Sabahı", "öfkelenmeme sebep" olan biri oldu.
"Samsunlu Şehid Ülkücüler" kitabının müellifi olan "ben"i, aradan geçen onca seneye rağmen; ne "Genel Merkez"ce, ne de "Samsun MHP İl Merkezi"nce hattâ ne "Terme MHP İlçe Teşkilatı"nca, ne de "Terme Ülkü Ocağı Teşkilatı"nca," bir defa bile arayıp teşekkür etmeyen" MHP'liler... MHP Samsun İl Başkanı Abdullah KARAPIÇAK ise daha "Samsunlu Şehid Ülkücüler"in; "Samsunlu Ülkücü Şehidler"in
"sayısı"nı bile bilmiyor...

"2019'lar Türkiyesi"nde bile hâlâ bütün "Büyük Birlik Partililere",bütün "BBP'lilere", düpedüz "Hâin","Hâinler"  hattâ “Ajan”nazarından bakan bütün "MHP'liler"; "4 Nisan 1997" sonrası, 22 senelik "Dr. Devlet BAHÇELİ " "lider"liğindeki "Milliyetçi Hareket Partisi(MHP)" ile esasında "Ülkücü Hareket"in birçok "kırmızı çizgiler"inin "çiğnendiği"nin ve hattâ "delete "edildiğinin de "farkındalar" mı?
ELHASIL:

Bir "4 Nisan Sabahı" "fikir öfkeme" de sebep olan "Türkçü Prof." ERCİLASUN'u ve "MHP Samsun İl Başkanı" KARAPIÇAK'ı kınıyorum...
Ve rahmetli "Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ"ce diyorum:"- Âşıklar ölmez..Hayvanlar ölür..."
Vesselam...

Salıpazarı, 4 Nisan 2019
İsmet GÜLTEKİN
metgultekin@hotmail.com
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci

13 Mayıs 2015 Çarşamba

KABAKLI HOCA 'ZAMAN GAZETESİ'NE NASIL YAN ÇİZMİŞTİ?!

KABAKLI HOCA “ZAMAN GAZETESİ”NE
NASIL YAN ÇİZMİŞTİ?!

Bir seneyi aşan bir süredir “Gülen Hareketi” ‘tartışılıyor…’ Hem de ne ‘tartışma’ amma?!
Yahû, ‘yol arkadaşlığı’ günümüzde neredeyse bir saatte belli olurken; on seneyi aşan bir sürede sözde ‘muhafâzakar demokrat’ ‘siyasî kimlik’li ‘örgüt’, ‘on yıl’da ‘zor’ tanıdı!!!
Ve neticede ‘Millî Güvenlik Siyaset Belgesi’ne, ‘Kırmızı Kitap’a, adetâ ‘iç düşman’ olarak geçmiş olan ‘Gülen Hareketi’ ne mevcut siyasî iradenin taarruzları devam ederken; hiç bilmediğimiz bazı ‘olgular’ı da, bazı ‘vakıa’ları da, “İslâm İletişim Hukuku”na azamî bir dikkatle ‘fikrî takipler’ yapmaya, çoğumuz gibi ben de gayret sarfetmekteyim..
Belki de kesintisiz altı ay/6 ay ‘Milliyetçileri ayaklarımızın altında ezeceğiz’ diyen mevcut siyasî iradenin zihniyeti; karşısında ‘milliyetçi sermayesi’ olmayan, ‘bankası’ bile olmayan ‘fakir-fukara milliyetçileri’ görünce, bu düşüncesinden vazgeçmiş oldular! Baksanıza ‘yeni düşman’larının ‘Bank Asya’ gibi ‘Bankaları’, neredeyse devasa ‘medya grubu’, tabiri caizse ‘Nurjuvazi’si olduklarını ‘farkedince’ ve bir de ‘muktedir olma namına’ olsa gerek; tahmin ettiğim altı aylık süreyi açtılar da çoktan geçtiler bile!
Ve maalesef ‘onca’ ‘Gülen Hareketi’nin İç Yüzü’ diyebileceğimiz malumatlar da, bilgiler de ‘kamuoyu’ dediğimiz ‘fikirler-düşünceler camiası’na yansıtılmış ve paylaşılmış olmasına rağmen; bir takım ‘Erbakan Hareketi’ gibi, ‘Yazıcıoğlu Hareketi’ gibi ve hattâ ‘Ülkücü Hareket’ gibi ‘temsil’ ve ‘yetki’ noktasındaki ‘Teşkilat Sorumluları’, eskisi gibi bırakın kendi aralarındaki ‘özel sohbetler’ de eleştirebilmeyi, ‘yazılı’ ve ‘ yüksek sesli söylemler’ olarak bile neredeyse ‘bir tek harf’ edememektedirler…
Böyle ‘olgular’ da, böyle ‘vakıalar’ da, meselâ rahmetli Aydın MENDERES ‘Ürkek’ ti de; rahmetli ‘Ülkücü Şehid’ Muhsin YAZICIOĞLU ‘Erkek’ti de; ‘Büyük Birlik Partisi’ni ‘Gülen Hareketi’ mi kurduttu?, temel suâllerini hatıra getiriyor..
Günümüzde 25 Mart 2009 sonrası, en azından “3 franksiyon”a ‘bölünmüş’ olan beşyüz bin tabanlı ‘YAZICIOĞLU HAREKETİ’, ‘Erbakan Hareketi’ ile ‘Seçim İttifakı’ yapması ile ‘Ya Yok Olacak’ ya da ‘fransiyonlaşma sayısı’, bilhassa 08. Haziran.2015 sabahı itibari ile daha da artmış olacak..
Baksanıza, ‘Yusufîyeli Remzi ÇAYIR’lar, Ankara’da ‘Netekim Öldü’ eylemi yaparken; DESTİCİ’ler de ‘Netekim Cennetlik’ diyen sapına kadar “12 Eylülcü Zaman Gazetesi”ni ‘ziyaret’ etmekle meşgul oldu!!!
KABAKLI HOCA ‘ZAMAN GAZETESİ’NE NASIL YAN ÇİZDİ?!
Neredeyse ‘yıllardır’ demeyeyim amma ‘aylardır’ bu mevzûyu yazmak istiyordum: ‘Elaziz’in, ‘Harput’un Alperen Delikanlısı rahmetli Ahmed KABAKLI Hoca, ‘Zaman Gazetesi’ne adeta ‘yan çizmişti.’ Hem de son kertede..
Benim, gayet sevk-i kader ile İstanbul’a geldiğim ve gayet dayısız, torpilsiz yine sevk-i kader ile Türk Edebiyatı Vakfı’nda çalışmaya başlayışım. Bir yandan da İstanbul Üniversitesi’nde ‘Meteoroloji-Klimatoloji’ sahasında ‘Yüksek Lisans’a da başlayışım. Ve rahmetli KABAKLI Hoca’nın da yeni bir gazetede ‘köşeyazarlığı’ yapma arayışları…Ve ‘görüşmeler’, ‘arayışlar’lar..  Ve bir akşam üstü TEDEV’den çıkıp şöförlüğünü Veysel TOPUZ’un yaptığı bir takside, ben, rahmetli KABAKLI HOCA, İsa KOCAKAPLAN’ın olduğunu hatırladığım taşıtta ‘Beyazıd’a doğru yol alışımız… Anladığım, artık ‘kesin’ idi; KABAKLI Hoca, yarın sabah ‘Zaman Gazetesi’nda ‘köşeyazarlığı’ yapmaya başlayacaktı!!!
Velâkin bildiğim kadarı ile ‘İstihbaratı çok kuvvetli’ olan rahmetli KABAKLI Hoca, hâlen anlayamadığım ve bilemediğim sebeplerden; ‘Zaman Gazetesi’nde değil; ‘Türkiye Gazetesi’nde ‘yazmaya’ başlayacaktı. Rahmetli Yılmaz ÖZTUNA ile beraber ‘Türkiye Gazetesi’nde yazmaya başlama “reklamları” da yayınlanmaya başlanmıştı bile…
Ve övünmek gibi olmasın amma-Servet KABAKLI duysa, okusa kızar belki- “Türkiye Gazetesi’ndeki ilk sekreteri olmak” da Rabbimin bir ikramı olarak bana nasip olmuştu…

Daha rahmetli KABAKLI Hoca, Cağaloğlu’ndaki, “Güle Güle Apartmanı”ndaki koltuğuna oturur oturmaz kim telefonla aramıştı?, diye ‘merak’lanırsanız diye yazıyorum: “Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ…”
Tıpkı rahmetli Seyyid Ahmed ARVASÎ Hocamız gibi, “12 Eylül sonrası” rahmetli KABAKLI Hoca’mız da ‘Zaman Gazetesi’ni değil; neticede ‘Türkiye Gazetesi’ni ‘tercih’ etmişti…
Bugünleri mi ‘görmüştü’ yoksa?! ‘Gülen Hareketi’nin İç Yüzüne’ mi vâkıf olmuştu yoksa?!
Hâlen hayatta olan Belkıs Ablalar, İsa Ağbiler, Servet Beğler, Ayla Ablalar, Zeki Beyler,Mehdi Beyler, rahmetli Kabaklı Hoca’nın ‘Zaman Gazetesi’ne ‘yan çizme’ mes’elesine, benden daha fazla bilgileri vardır, diye düşünüyorum…
Ha, kendisi de bir ‘Şark Çocuğu’ ve hattâ ‘Rifaî Şeyhi’ de olan rahmetli KABAKLI Hoca’mızın babası da ‘Şeyh Said Ayaklanmaları Olayları’nda öldürülmüştü biliyor musunuz?
Ne güzel yıllardı da…Daha yeni kavradığım ‘Bir Cemaatin Şeyhi’ gibi neredeyse her Cuma günü ‘Güle Güle Apartmanı’na gelen, hayattaki ‘İlk Patronum’ olan Dr. Enver ÖREN Beğin sırtımı okşayışı, karşı oda  rahmetli ‘Kerküklü’ Ömer ÖZTÜRKMEN Beğ, bitişikde rahmetli İrfan ATAGÜN Beğler…
Ahhhhhh! Maalesef ‘Türkiye Gazetesi’ ‘İhlas Gazetecilik’, günümüzde, ‘Üstad Tarihçi’miz Kadir MISIROĞLU’nun ‘CHP-Altı Ok’ kitabını basarken; bir yandan da ‘Camuriyet’in ‘promosyonları’ ‘Marksizmin Kutsal Kitabı’ ‘Komünist Manifesto’ları ve ‘Deniz Gezmiş’ kitapları bizatiti basmakta bir mahzur görmemekte!!!
Fatih, 13.Mayıs.2015
İsmet GÜLTEKİN

metgultekin@hotmail.com