25 Mayıs 2019 Cumartesi

"TÜCCARLAR" MI? 'DUDAK BÜKEREK' BÜYÜDÜK...

"TÜCCARLAR" MI?
"DUDAK BÜKEREK" BÜYÜDÜK...
"Dünya'yı Değiştirme Dâvâsı..."
Şayed "dünya'yı değiştirme inancını,Mefkûre sini, Ülküsünü,Dâvâsı"nı " kaybetmişseniz; artık "ot"laşmışsınız, hayatınız "helâ ile mutfak" arasında geçmeye başlamış; "düzene uymuşsunuz" demektir....
"Sağ"da "Dâvâ Adamları"; "Sol" da ise "Devrim Adamları"nın hemen hemen tamamı böyle derler, böyle yazarlar ve böyle düşünürler.....
Ve "Sağ"da "Dâvâ Adamlığı"; "Sol"da ise "Devrim Adamlığı", bu derecede de "kutsanır..."
"-Dünya'yı kimlerin değiştirdığine dair yapılacak her araştırmada, değişmeyen tek isim, hep tüccarlar olacaktır....
Çünkü ticaretin sınırlarını aşan,kıtaları buluşturan, ülkeleri yakınlaştıran özelliği sadece ve sadece mal satımından ibaret değildir.
Tüccar, aynı zamanda bilginin dolaşımını, teknolojinin aktarımını, yeniliğin yaygınlaşmasını sağlayan kişidir.....
Değişimin öncüsü olan tüccar, bir başka ifâde ile "dünya'yı değiştiren ticaret"; matbaanın icadından sonra kendine sıkı ve vazgeçilmez bir dost ve yeni bir mecra edindi: Gazeteler ve gazeteciler...."(*)
Evet...İTO Başkanı Şekib AVDAGİÇ, böyle diyor....
Yarım asrı aşan ömrümü hatırladım...
"Ezberim bozuldu...."
Biz, "bir dönemin fedakâr nesiller"inin 'uzantıları'; "bir güzel ülkü"; "bir güzel mefkûre sahipleri"; "şartlandırılmış eğitim"den geçmişcesine; hep şöyle "büyütülmüştük"; belki de 2019'lar Türkiye'sinde de, hâlâ böyle "büyütülüyoruz":
"-Tüccarlar mı? "Tu kaka!"...Ne olacak canım; "tüccar kafalılar" işte...."
"Dudak bükmelerimiz...."
"Hor görmelerimiz...."
Hattâ "aşağılamalarımız...."
"Tüccar Zihniyetliler" işte!
"Nereden bilecekler?"
Âdeta bir "Gizli Zihniyet Sahipleri", "bir fedakâr nesle", "şehid olmak"tan başka bir "yol", bir "kapı" bırakmıyorlardı...
Kimbilir, belki de, tekrar olacak amma; 2019'lar Türkiye'sinde de "şehid olmak"tan başka bir "yol", bir "kapı" bırakmadan; günümüzün "fedakâr nesilleri"ni,hâlâ böyle "büyütüyorlar...."
"- Sizler ,'Devlet Ýönetmek'ten; "Ticaret Yapmak"tan; ne anlarsınız?"
Sizler "iki kaz'ı bile güdemezsiniz...."
Sizler, "şehid olun" yeter!!!"
Âdeta böyle diyen "ölü sevici" "Gizli Zihniyet Sahipleri...."
"Anadolu Çocukları","01.01 doğumlu", "tarhana çorbası"nı çok seven "fakir-fukara Anadolu Çoukları", böyle "gariban halleri" ile mi Türkiye'mizi ve Dünya'yı "değiştirici verecekler?"
Üstelik "bir güzel ülkü uğruna"yaşayan;
"bir güzel mefkûre yolu"nda olan "fedakâr nesillerimiz"in; 2019'lar Türkiye'sinde, hâlâ "Banka"ları bile yok....
Neredeyse her "meşreb'in 'banka'sı varken....
NETİCE-İ KELAM:
Evet, biz yani "bir dönemin fedakâr nesillerin uzantıları", affedersiniz, "tüccarlardan tiksinti duyarak" 'büyütüldük...."
"Zihin formatları"mız böyle "formatlanmıştı....."
İTO Başkanı Şekib AVDAGİÇ'in izahatları,"zihin konforu"mu 'bozdu" ve bana bunları yazdırdı...
Vesselam.....
Terme, 30 Nisan 2019
İsmet GÜLTEKİN
metgultekin@hotmail.com
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci
(*): "1882'DEN BERİ TİCARETE İTO YÖN VERİYOR", Star Gazetesi 20. Yİl,30 Nisan 2019, s..07

"AMERİKA" DA 'FINDIĞIMIZ'A GÖZ DİKTİ...

İTALYA-FERRERO'DAN SONRA,"CEMHERİYE MÜTTEFİKEN AMERİKA"/"AMERİKA MÜTTEFİK CUMHURİYETİ" DE "FINDIĞIMIZA" GÖZ DİKTİ...

Türkiye'miz "Ziraî Ürünler"mizden,"7(Yedi) Ziraî Ürün" üretimi ve ihracatında,"Dünya'da Birinci"olan vatan sathımız...
Un ve bulgur başta olmak üzre;fındığımız, kuru üzüm,kuru kayısı,"Tîn"/incir,haşhaş tohumu üretimi ve ihracatında...(Star Gazetesi,20 Yıl Eki,sonra.11)
Bugün "Trabzon Mahallî/Yerel Gazeteleri"mizden(*) bir gazetemiz, "manşet"inden;"İtalya-Ferrero'dan sonra Amerikalılar"ın da,"fındığımıza","Türk Fındığı"na "göz diktiler","haber"i ile çıktı...
"Amerikan The Newyork Times Gazetesi" 'haber'ine dayalı "manşet haber" yazısında,Amerikalıların,"-Türk Fındığı almayın", dediği de yazıldı...
"Amerikalılar Karadeniz'de" 'sinema filminin,âdeta "Millî Fındığımız" versiyonu...
2018'DE "TÜRK FINDIĞI"NI ALAN İLK SIRADAKİ ŞİRKET: İTALYA-FERRERO
Malûm olduğu üzre ve "http://xn--gidahatt-0kb.com/" sitesinden indirdiğimiz "resimler"lerdeki "tablo"da da görüleceği üzre;"2018 Fındık İhracatı İlk 20 Firma"nın " ilk sırası"nda,"1.sıra"da "İtalya-Ferrero Şirketi" var...

"İkinci sıra"da, "Ünye/Ordu"dan "Durak"; 10 sırada,yine "Ünye/Ordu"dan ve 20. sırada da "Ünye/Ordu"dan bir başka "Fındık Şirketi" var...
İlgili "tablo"ya bakıp-gördüğümüzde,Çarşamba/Samsun'dan bir "Fındık Şirketi" var iken;"Fındık Diyârı" da olan Terme'mizden; "ilk 20 sıralaması"na giren "Fındık Şirketi" yok....
Toplamda, Ordu'dan 7;Giresun'dan 6;Trabzon'dan 4; Samsun'dan 1 ve İzmir'den 1 "fındık şirketi...."
Son haftalarda ise; "Terme-SAMSUN" ve "Salıpazarı-Çarşamba" "Trafik Güzergâhları"nda ise;"İTALYA-FERRERO ŞİRKETİNE AİT DENEME FINDIK TARLALARI LEVHALARI"nı da "görmeye" başladık....

NETİCE-İ KELAM:
En son FETÖ/PDY ile Karadeniz'imize çöreklenen "Amerika Birleşik Devletleri", bir türlü Karadeniz'imizden vazgeçemiyor...

Şimdi de "Millî Fındığımıza", "Türk Fındığımıza", kem gözlerle, göz dikiyorlar...
Vesselam...
Terme,30 Nisan 2019
İsmet GÜLTEKİN
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci
(*): Trabzon KARADENİZ Gazetesi, 30 Nisan 2019,Manşet-Haber

28 Nisan 2019 Pazar

"TERME ŞEHRİ"MİZİN 'KOZLUK MAHALLESİ'NDE YAŞANILAN ERMENİ-RUM TERÖRÜ(*)

SÖZDE “ERMENİ SOYKIRIMI”,
ÖZDE “ERMENİ TERÖRÜ” HÂDİSELERİNİN 104. YILDÖNÜMÜ(24 NİSAN 1915-24 NİSAN 2019) HÂTIRASINA…
“TERME ŞEHRİ”MİZİN
“KOZLUK MAHALLESİ”NDE,
104 SENE ÖNCE YAŞANILAN
ERMENİ-RUM TERÖRÜ(*)

Seneler önce kitaplaşan "Kozluk Belgeseli Kitabı"nda ki bilgilere göre; Terme'mizdeki "Kozluk Mahallesi"ndeki, bilhassa da "Rum Çeteleri" nin varlığı ve "terör"leri...
Terme'mizin "Kozluk Beldesi", "Kozluk Mahallesi"ndeki, seneler önce neşredilen "Kozluk Belgeseli " kitabına göre; "Ermeni-Rum Çeteleri"nin varlığı ve "terör"leri...

"Terme'de Ermeni-Rum Terörü"ne uğrayan Türkler...

Terme "Kozluk Mahallesi"ndeki, bilhassa da "Rum Çetelerinin Terörü"nü belgeleyen "Kozluk Belgesi Kitabı.."

Bundan nerede ise 100(yüz) sene önce Terme Kozluk Mahallesi'nde, bilhassa da "Rum Çeteleri", "Terör" estiriyordu..Seneler önce yayınlanan "Kozluk Belgeseli Kitabı"ndaki bilgilere göre...

Terme'mizin "Kozluk Beldesi","Kozluk Mahallesi"nde, bundan 100(yüz) sene önce "Rum Çeteleri"nin estirdiği "terör eylemleri...""Kozluk Belgeseli Kitabı"ndaki bilgilere göre...

"Terme'de Ermeni-Rum Terörü..."

(*): İsmet GÜLTEKİN, Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci,”TERME’DE ERMENİ-RUM TERÖRÜ”,e-kitap,(PDF)

TARİHTE "BÜYÜK İSKENDER"İN ALAMADIĞI ŞEHİRLERDEN BİRİ: TERME

TERME: TARİHTE BÜYÜK İSKENDER'İN ALAMADIĞI ŞEHİRLERDEN BİRİ

Günümüzde Antalya Büyükşehir hudutları içerisindeki "antik" yani "Türk-İslâm Dönemi","Roma Dönemi şehri Termessos şehri..."
Yani günümüzdeki ismi ile "Antalya'daki Terme Şehri..."
"Anadolu Coğrafyası"ndaki "İkinci Terme Şehri.."
Hem de "Amazonizm İdeolojisi"nin 'Hortlatılamadığı Terme Şehri...'
"Dünya Küresi"nde bir "Üçüncü Terme Şehri"daha var...
"Anadolu Coğrafyası" dışında...

"Çizme Şekli"ndeki "ülke"de...
Bu kadar ipucu kâfi...
Antalya Vilâyetimizdeki "Terme Şehri"mizin koordinatları ise;36 °58' 57" Kuzey;30°27'52" Doğu meridyenleri arasında....
BÜYÜK İSKENDER:"-ORDUMU,BU KARTAL YUVASI ÖNÜNDE KAYBEDEMEM"
Büyük İskender, M.Ö.333'de "Terme Şehri"ni almak istedi.
Velâkin ;"- Bırakın kalsın.Yolum daha uzun benim. Ordumu, bu kartal yuvasının önünde kaybedemem" dedi.
Ve "Terme Şehri","alamadığı şehirler"den oldu...

Vesselam...

Terme,26 Nisan 2019
İsmet GÜLTEKİN
metgultekin@hotmail.com
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci
Not: "Google Arama Motoru"na,"Antik Şehir Termessos" yazınız lütfen...

TERMELİ GÖNÜL ADAMI AHMET ŞİŞMAN DA "UÇMAĞA VARDI"

TERMELİ GÖNÜL ADAMI
AHMET ŞİŞMAN DA “UÇMAĞA VARDI”

Rahmetli,“Terme Şehri”mizin “gönül adamı”, “gönül dostu”, “Allah(c.c.) dostu”, “ilim sahibi” ve “marifetullah” cihetin de “Allah(c.c.) dostu” olduğunu şuurlu bir şekilde bilenlerdendi…
Tutturmuşlar “Terme Şehri”mizin “Amazonizm İdeolojisi” meftûnu, belki de “Türkiye geneli”nin “en çirkef yerel gazetesi”, malûm gazete, hem “Terme Pınarı Dergisi”nde, hem de Samsun’umuz da “Amazonizm İdeolojisi”ni yayıcı, İlahiyatçı-Edebiyatçı malûm “Yeşil Kemalist Zihniyetli” kişinin kaleminden; “Mühürdar” dı, “Mühürdar” dı…” deyip duruyorlar…
Hal bu ki, düpedüz “Terme Şehri”mizin en namlı “Nalburu” idi…

Ömrünün çoğunun geçtiği “Terme Pazar Camii/Terme Merkez Camii”, “Terme Şehri”nin göbeğindeki, “Amerikalıların”, “- Bu ahşap camiinin temeli, bin sene bile dayanır” dediği “Terme Ahşap Camii/Terme Tahta Camii” karşısındaki, “virahane”yi çağrıştırıcı “mekân”ında, ne “sohbet”lerini dinleyerek de büyüdük.
Rahmetlinin “belagat” dolu cümleleri, “edebiyat”, “şiir okuyuşları”, her defasında mest edici kıvamda idi.
“TERME GENÇ ÜLKÜCÜLER TEŞKİLATI”NDAN, “İSLAMÎ HAREKET”E…
“Karışık-kuruşuk”, “düzensiz” görünümlü “nalbur dükkanı mekânı”nda, “Millî Gazete”, hiç eksik olmazdı…
“Haksöz Dergisi” gibi dergileri de, ömründe ilk defa “mekânı”nda görmüştüm.
Yanına gelenlerle “sohbet” etmekten, “hasbihâl” etmekten hiç “yüksünmediği” gibi,”bitki çayları” ikram etmekten; beğendiği ve cay-ı dikkat “gazete kupürleri”ni de “mekânı”nın camına yapıştırmaktan da “yüksünmezdi..”

Hele “TermeŞehri”mizin “Bişr-i Hafî”si, “yalınayaklı deli Metin”i, öyle bir doyurur ve peşinden de “Kur’anî ifâde” ile; “- Sizlerden teşekkür bile beklemiyoruz” derdi…
“Terme Şehri”mizin, belki de “Samsun il ve ilçeleri” içerisinde, “en samimî anti-siyonist”ti idi.
“Anti-Siyonist Şahsiyet” olmada , “Türkiye geneli”nde bile “sıralamaya girecek kadar” da vardı…
“Yahudi Zihniyeti”ni ve “Siyonizm”i, sahih bir şekilde anlamış ve kavramış ve “Cuma Namazı” çıkışlarında veya vesaire günlerde “mekânı”na uğrayanlara da, “Yahudi Zihniyeti”ni ve “Siyonizm’in İç Yüzü”nü de anlatırdı..
Bir defasında, bana, “Terme Genç Ülkücüler Teşkilatı Üyelik” kağıdını vermişti.
Şimdi, kütüphanemin kim bilir neresinde…
Velâkin altı ciltlik “dökümanter” çalışmanın müellifi Hakkı ÖZNUR’un, “Ülkücü Hareket-Portreler” cildinde,bir “seçim dönemi”nde, “Türkeş Mes’elesi”nde de, “fikir-düşünce dünyamıza” ise adetâ “menfî/olumsuz” bir şahsiyet olarak da geçmişti.

Bana verdiği “Terme Genç Ülkücüler Teşkilatı Üyelik” kağıdı aklıma geldikçe, belki de, rahmetli, bir zamanlar “Ülkücü Şahsiyet”e, “Ülkücü Kimliğe” de sahipti.
Günümüzde “DHA”nın “Posta Gazetecileri”nin de tarif ettiği kıvamda, tam bir “Güzel Adam”dı da…
Hastalığını işitmiş,”ömrü bekâr”, “hiç evlenmemiş” olarak geçtiğinden; aynı evde senelerce beraber kalmış olan “yâreni” Ahmet’e, zaman zaman “hal ve hatırı”nı da sorardım.
En son sorduğumda ise, “- Tekkeköy’de, bir akrabasının evinde, hasta” dediğini hatırlıyorum…
Kaç defa ziyaretine niyetlendiğim hâlde, nasip olmadı…
Bir “Berat Kandili Gecesi(19 Nisan 2019,Cuma)” vefât ettiğini ve “Terme Şehri”mizin “en sırlı kabristanlığı” denilecek, “Terme Adliye Binası Batısı”ndaki kabristanlığına defnedildiğini , bugün, malûm “yerel gazete”den öğrendim..
Ne hasta iken ziyaret edebildim; ne de cenazesinde bulundum.
Beni de ilk defa kendisi ile rahmetli Eyüp ŞENTÜRK’ün tanıştırdığı hatırlıyorum…
Biraz, “M. Kemal Mes’elesi”nden olsa gerek; “Terme Şehri”mizin “İstiklal Madalyası” sahibi,”Yalı Mahallesi Kabristanlığı”nda metfûn; elini kimselere öptürmeyen; çünkü “Efendi Rasulullah Efendimizdir; biz kim efendi olmak kim?” diyen,”Kara Mehmet” namlımız ise rahmetliyi “sevmez, beğenmez”, “Bırak şunu!!!” derdi…
Termeli Gönül Adamı Ahmet ŞİŞMAN, böyle “çok yönlü bir şahsiyet” idi de…
Kimbilir geriye “yakın tarih” ile “Yahudi Zihniyeti ve Siyonizm’in İç Yüzü”ne dair ne yazılı” hâtıralar”, gazete “kupürleri” de bıraktı…
“Terme Şehri”mizin “tarihi” ile de çok sayıda malumatlara sahipti…
Yanına gelen her “gulam”a, her “sıbyan”a, her “çocuğa”, “şehadet parmağı”nın kaldırdır ve “Allah birrrrr” dedirti.
Rabbül’âlemin; “tamamlayamadığımız hasbihâlleri” de, “cennetlerde tamamlamayı” lütfetsin.(Âmin)
“Muhakkak biz Allah’ın kullarıyız ve Muhakkak biz Allah’a döneceğiz…”
El-Fâtiha
24.04.2019
Salıpazarı, 24.04.2019
İsmet GÜLTEKİN
metgultekin@hotmail.com
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci

"BOZKURTLARIN ULUMASI" MES'ELESİ

"BOZKURTLARIN ULUMASI" MES'ELESİ

"Bozkurtların uluması"nı, çoğu "Bozkurtlar" da bil-mi-yor herhalde...
Bir zamanlar,"Bozkurtların uluması"nı ben de bil-mi-yor-dum.
Seneler sonra öğrendim...
"BOZKURTLAR NASIL ULUR?"
Bazen, "doğduğum beled"de,"iyiliği emret mek, kötülüğü nehyetmek" babından; "bütçe"me göre "bişeyler" yapardım:
"Günlük periyotlu","Türkiye Geneli"ne yayın yapan "Yeni MESAJ Gazetesi" gibi," Diriliş Postası Gazetesi" gibi ceridelere, kendimce sahip çıkar; âdeta "Sazan Sarmalı Sistemi"nde, "meccanen mücadele" ederdim...
Hattâ öyle kerteye gelirdim ki; "tam abone yapma kertesi"ne,"ülke şartları"ndan dolayı "bırakmak mecburiyeti"nde kalırdım...
İşte böyle bir vetirede; "Yeni MESAJ Gazetesi"nin ikinci sayfasında, çok ehemmiyetli yazıları neşredilen,"Edebiyatçı" Prof. Nurullah ÇETİN'in alakalı yazısında,"Bozkurtların Uluması Mes'elesi"ni de "aydınlatıyor"du:
Prof ÇETİN:-" Bozkurtlar, Allah'ın Bozkurtları, ser'lerini,başlarını semavata, gök kubbeye doğru uzattıklarında;"Huuuuuu! Huuuuuu!",diye Allah'ı zikrederler..."diye yazıyordu...
Bazı "Bozkurtlar"ın da 'yanlış' bildikleri gibi;"Bozkurtların düşmanları"nın ise "kasıtlı" olarak dedikleri gibi; asla ve kat'a "Avuuuuu! Avuuuuu!" diye "Ulumaz"lar....
Üstelik "Bozkurtlar"ın, tıpkı "zikir meclisleri"nde, yaradanı zikreden "Halvetî Gardaşlar"ımız gibi,"Hû! Hû!" diye,"Huuuuuuuu!" diye Allah'ı zikretmelerinin bir mânâsı da mevcut:
"- Hey! Bozkurtdaşlarım! Dara düştüm.Bana yardıma gelin..."

NETİCE-İ KELAM:
Şayed "Ergenekon'dan Çıkış"ımızımızdaki gibi,"Biz Türklere Yol Gösteren","Nurlu Bozkurtlar","Nur'dan Bozkurtlar","Tanrı Dağları"na çıktıklarında;"Ser'lerini gök kubbeye uzatarak; 'Huuuuuu! Huuuuuu!" diyerek, Allah'ı zikretmeliler....
Vesselam....
Terme,22.04.2019
İsmet GÜLTEKİN
metgultekin@hotmail.com
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci

18 Nisan 2019 Perşembe

"İSLAM'IN MEDAR-I İFTİHARI/İFTİHAR KAYNAĞI HAMİD FENDOĞLU"; NÂM-I DİĞER HAMİDO


17 NİSAN 1978-17 NİSAN 2019
ŞEHADETİNİN 41. YILDÖNÜMÜ HÂTIRASINA…

“İSLÂM’IN MEDÂR-I İFTİHARI HAMİD FENDOĞLU”;
 NÂM-I DİĞER HAMİDO”


Her “17 Nisan”da, ‘hatıralarım canlanır…”
Onca “Siyasî Buhranlar”la dolu, son “17 Gün”e rağmen; ‘İslâm’ın Medâr-ı İftiharı/İftihar Kaynağı Hamid FENDOĞLU”nu da, nâm-ı diğer Hamido’yu da, “Tabuları Yıkan Adam”,”Şehid Cumhurbaşkanı”mız  Turgut ÖZAL’ı da, 2019’un “17 Nisan”ında da, hatırladım…
“Hamido”, ‘Hamid’ isminin ‘Kürt Lisânı’ndaki karşılığı…
Bundan seneler önce, yine bir “17 Nisan”da, Malatya İli Bulgurlu Köyü(şimdi herhalde Bulgurlu Mahallesi deniliyor)nü de,yukarıdaki ifâdelerin yer aldığı “Aile Kabristanlığı”nı da, bizatihî ziyaret etmiştim.
“Duâ”larımı okuduktan sonra, benim gibi ziyaretine gelmiş bir sevdalısı,bir kağıda yazdıklarını, şehid torunu Mehmed Kürşad’ın mezartaşı başına koymuştu.

Öfkeliydi ve âdeta “Komünistlere  lânetler” okuyordu.
Bu ziyaretimde, o zamanlar bir ‘Hukukçu’ da olan,“Tercüman Gazetesi”ni ‘yöneten’ ve “başyazar”lık yapan Taha AKYOL’u da telefon ile aramış; nâm-ı diğer “Hamido Vakıâsı”nın ne olacağını suâl eylemiştim..
“Bulgurlu Köyü”ndeki çiftliğini de ziyaret etmiştim..
Ömrümde “ilk tavus kuşu”nu da, orada görmüştüm.

                                        HAMİDO

Yine seneler önce bir “Hamido” kitabını da hatırlıyordum..
Bugün “dijital çağ”ın muktezasınca yaptığım tahkikler neticesi, anladım ve kavradım ki, Malatyalı Hamido hakkında, ne de az şeyler biliyor muşum…
İlk “Hamido” isimli kitabı yazan ve ‘Zaman Kitap’da yayınlatan müellif; sonradan “Hamido” isimli eserini daha da genişleterek; “HAMİDO-Meclisin Son Kabadayısı-İlk Fail-i Meçhul” ismi ile hattâ “Malatya Kabadayıları” isimli bir başka eseri ile geliştirmiş.
Müellif,“Saddam’ı Deviren ABD-İsrail Güdümlü Tarikat:Kesnizani-Irak’ın FETÖ’SÜ” isimli gayet ehemmiyetli eserin de sahibi…

Meğerse Malatyalı Hamid FENDOĞLU, nâm-ı diğer HAMİDO; “Kürt Aşiret Ağası” olarak; rahmetli “Şehid Başbakanımız Ali Adnan MENDERES”in ‘Demokrat Partisi” ile ‘siyaset’e atılmış..
“27 Mayıs 1960 Darbesi” sonrası da, üç seneden fazla “Yassıada Zindanları”nda kalmış…
“Hakikî Kabadayı”larımızdan…
Malatyalı Hamid FENDOĞLU, nâm-ı diğer Hamido;  bir başka  Malatyalı eski “Cumhurbaşkanı”mız İsmet İNÖNÜ’nün; “gördüğünde ayağa kalktığı ikinci şahsiyet” de..
“Cumhuriyet Tarihi”mizde, “Trabzon Mebusu Ali Şükrü Efendi”yi saymazsak; “İlk Fail-i Meçhul”umuz…
Tamı tamına Malatya’da, “54 sene”lik “Malatya CHP Belediye Başkanlığı Saltanatı”nı da ‘yıkan’ adam: Hamido..
“Milliyetçi Hareket Partisi+Millî Selamet Partisi+Adalet Partisi”nin ‘ortak adayı’, “Bağımsız Malatya Belediye Başkanı Adayı” olarak…
“Malatya Belediye Başkanlığı”nın “4.ayı”nda; kimilerinin “Türkiye’mizin 12 Eylül 1980 USA Askerî Darbesine giderken, “darbe şartlarını olgunlaştırmak gayesi” ile “paketli bomba ile”, hem kendisi, gelini Hanife Hanımefendi ve torunları Melik Bozkurt ve Mehmed Kürşad ile şehid” edildiğini”; kimileri yine “12 Eylül USA Askerî Darbe Yolu”nda, “kaos”u derinleştirmek isteyen ‘Gladyo/Kontrgerilla’ tarafından şehid edildiğini”; hakkında ilk eseri yazmış olan şahsiyetce ise”Sol ve Kürt Terörü” neticesi şehid edildiğini”; ‘tarihî perspektif’ sahiplerince ise “Bölge Çapında Lider” olan nâm-ı diğer Hamido’nun; ‘Bölge’de gözü olan,‘Arz-ı Mevûd Ülküsü” sahiplerince şehid edildiğini” ifâde etseler de(TRT Haber, 45 dakikalık ilgili video röportaj); aradan geçen 41 seneye rağmen; hâlâ “fail-i meçhul” bir “vakıa…”

Üstelik “17 Nisan” tarihine, 8. Cumhurbaşkanımız,”Şehid Devlet Başkanı”mız, rahmetli Turgut ÖZAL’ın da, eski’Bağımsız Malatya Belediye Başkanı’mız “nâm-ı diğer Hamido’nun da, rahmetli Eşref BİTLİS’in de şehid edildiği tarihler”, diyenler de var.
‘Google’la, “17 Nisan-Hristiyanlık Tarihi”yazdığımız da ise; “Ortodoks Hristiyan Terörü”nü de çağrıştırıyor…

ELHASIL:
Hâlâ “fail-i meçhul” bir “vakıa” olan nâm-ı diğer Hamido’nun, 17 Nisan 1978’de, şehadeti ile “Hamido”lar yok mu edildi?
Hamidolar ölmez…
Ve yeğeni “Hamido”, günümüzde Malatya MHP Milletvekili…

Vesselam…
Terme, 18 Nisan 2019
İsmet GÜLTEKİN

Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci