28 Ekim 2018 Pazar

"ALPERENLER" MEFHUMU DA,"NİZÂM-I ÂLEM" MEFHUMU DA,"LİBERALİZM-KAPİTALİZM-SOSYALİZM-MARKSİZM"DE,ARTIK "MEB DERS KİTAPLARI"NDA...

ALPERENLER “ MEFHUMU DA,
“NİZÂM-I ÂLEM” MEFHUMU DA,
“LİBERALİZM-KAPİTALİZM-SOSYALİZM-MARKSİZM” DE,
ARTIK “ MEB DERS KİTAPLARI”NDA…


“Söz uçar, yazı kalır” da…
“Âlim de unutmuş, kalem unutmamış”; “Bir gaye, ancak yazıya geçtiği an, güç kazanır” ve “Söz kulağa yayılır, yazı da uzağa yayılır…”


İkibin dokuz senesinde, Havza’da Sınıf Öğretmeni idim.
“Samsun’un MEB Müfettişleri”, neredeyse her okuluma geldiklerinde, doğrudan ‘sınıfıma’ gelirlerdi..
“Tiyo”yu nerden almışlarsa, bu fakiri “baskı altında” tutarlardı.
İşte öyle bir senenin “Yaz Semineri Konusu” olarak, “Türk Bayrağı”nı seçmiş ve “ilmî” olarak da, bendenize göre de, “seviyeli” bir şekilde hazırlamıştım.

“Muhtevası”nda “Nizam-ı Âlem Mefhumu” da, geçiyordu..
“Okul Müdürü”m ‘kabul etmedi…”
“Kabul etmediği” de yetmedi; “İlçe MEM”ne de ‘şikayet’ etti..
“Şikayet” ettiği de yetmedi, “İlçe MEM Binası”nda, ‘cayır cayır’, gözümün önünde, hazırladığım “Yaz Semineri Çalışmamı” ‘yırttı…’
İşte, 2009’dan bu yana, mıh gibi hafızama mıhlanmıştı: Acaba, “Nizâm-ı Âlem Mefhumu” da, “MEB’in Ders Kitapları”na girebilecek mi!?, diye.


“NİZÂM-I ÂLEM MEFHUMU” DA, “ALPERENLER MEFHUMU” DA “MEB DERS KİTAPLARI”NDA

İki gündür “Ortaöğretim MEB Tarih Ders Kitapları”nı “tetkik” ediyorum.

“Eskiden Lise” dediğimiz, 9., 10. ve 11. sınıf ‘Tarih Ders Kitapları’nı “tetkik” ettim..
Ve gördüm ki, 2009’dan 2018’e, “MEB’in Ders Kitapları”na, “Nizâm-ı Âlem “ mefhumu da, “Alperenler “ mefhumu da ‘girmişti…’
Elhamdülillah…

“Nizâm-ı Âlem” mefhumu, alakalı “görseller”den de görüleceği üzre; “Osmanlı da Devlet Anlayışı”nı izah ederken; “Devlet’imizin Selameti İçin Nizâm- Âlem uğruna kardeş katli mes’elesi”nde yer almış..
Herne kadar, basitce “Nizâm-ı Âlem= Dünya Düzeni” diye de çevrilse de…

“Alperenler” mefhumu da, tafsilatlı bir şekilde izah edilmiş.
“Alplık”, “Gazilik”, “Erenlik”, “Alperenler” bahsini, daha doğrusu “Devletleşme Sürecinde Savaşçılar” bahsi izah edilirken…
“Türkiye Selçuklularını da, Osmanlı Devletini de Alperenler kurmuştu” mealli cümlelerin “hangi zihniyet sahiplerini kudurtacağı” da mâlum…
Yine alakalı “görseller”den de görebilirsiniz…


“MODERN  SİYASÎ İDEOLOJİLER”, ADETÂ “MUFASSAL BAZI  İZM’Lİ İDEOLOJİLER TARİHİ”

“Modern Siyasî İdeolojiler” başlığı altındaki bir başka bahiste ise, “sanki “Mufassal Bazı İzm’li İdeolojiler” izah edilmiş: “Liberalizm, Kapitalizm,Sosyalizm ve Marksizm…”

Hele de “Marksizm’in de MEB Ders Kitapları”na girişi; adetâ “Artık çocuklarımız, Marksizm’i de ‘Zindanlarda’ öğrenmeyecek!!!” dedirtti.
Yine alakalı “görseller”lerden görebilirsiniz….


“OSMANLICILIK-İSLÂMCILIK-TÜRKÇÜLÜK(MİLLİYETÇİLİK)”

Sadece bu kadar da değil; “Osmanlı’nın Dağılmasını Nasıl Önleyebiliriz?”, suâline cevap olacak “Fikrî Çareler”, “Fikriyat, Fikir Sistemi Çareleri…”

“Osmanlıcılık” mı? “İslâmcılık” mı? “Türkçülük(Milliyetçilik)” mi?, dedirten, izahatlı mezkûr “fikir-düşünce sistemleri…”
Yine alakalı “görseller”den  görebilirsiniz…


“MERKANTİLİZM-SEKÜLERİZM” 


Sadece bu kadar da değil; “Batı’da Ortaya Çıkan İzm’li İdeolojiler”den; “Merkantilizm, Makyevelizm, Sekülerizm” de “MEB’in Ders Kitapları”na girmiş…

“Değişim Çağında Avrupa ve Osmanlı” başlığında…
Ve “Batılı Felsefeciler”e de geniş yer verilmiş…
Yine alakalı “görseller”den görebilirsiniz…

MEĞERSE “ROMA UYGARLIĞI”NIN DA “DİŞİ KURDU/DİŞİ BOZKURDU” VARMIŞ BE!!!


Meğerse “Roma Uygarlığı”nın da  “Kuruluş Destanı”/”Türeyiş Destanı”, “Dişi Kurdu/Dişi Bozkurdu” varmış be!!!


“Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Romulus” ve “Romulus’un ikiz kardeşi Romus”, yaşanılan ‘taht kavgaları” sebebiyle başlarına gelmedik kalmaz. “Onları bulan bir dişi kurt/dişi bozkurt, sütüyle besleyerek büyütür.

Kurt/Bozkurt gibi kutsal sayılan hayvanlardan bir ağaçkakan da çocuklara yiyecek taşır…..
Bir şehir kurmaya karar verern Roma’nın kurucusu Romus ve ikizkardeşi Romulus, dişi kurdun/dişi Bozkurdun onları emzirip büyüttüğü yeri seçerler…”(*)
Ve biz “Kadim Millet Türkler”in “Bozkurt Destanı…” Hunlar dönemi…Çinlilerin zulmettiği çocuk…O sırada, nereden çıktığı bilinmeyen bir dişi Bozkurt göründü, geldi, çocuğu emzirdi. Yaralarını sarıp iyi etti. O günden sonra da,avlanıp getirdiği yiyeceklerle çocuğu besleyip büyüttü, gücünü, kuvvetini arttırdı….
Ve bu çocuktan bir ‘boy türedi’: Asine Boyu…
Soyunu unutmadı, çadırının önüne her zaman tepesinde bir Bozkurtbaşı bulunan bir tuğ dikti…”(**)
“Bozkurt Destanı”, Kök Türkler/ Gök Türkler dönemi…
“Türeyiş Destanı”, Hunlar dönemi ve Uygur Türkleri destanı…
“Bozkurt” ve “Kök Börü/Gök Börü” ve “Börteçine” aynı anlamda…Moğollar “Bozkurt’un erkeğine Börteçine” dermiş…
“Asena” ise “Dişi Kurt/ Dişi Bozkurt” demek…
Ve “Antik Roma’nın da Kuruluş Destanı” da  ‘Dişi Kurtlu/Dişi Bozkurtlu…’
Bu “mes’ele’, bu fakire, yıllar önce ‘yaşayarak’ nice zaman sonra ‘öğrendiğim’; “Nasıl ‘Muhammedî Gül’ remzi var ise, ‘Haçlı-Masonik Gül ‘ remzi de var”, ‘tecrübemi” hatırlattı…
Ne demek!?
Öyle her “dişi Kurdun/dişi Bozkurdun” peşinden gidilmez!!!
Öyle her “gül”, ‘Muhammedî Gül’ değil!!!
Vesselam…
Terme, 14.Ekim.2018
İsmet GÜLTEKİN
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci

Dip Notlar:
(*): “Romus ve Romulus Destanı” ile “Bozkurt Destanı”mız Arasındaki Benzerlikler, www.yerevi.com,07.Mayıs.2018

(*): adı geçen yazı…

"MİLLÎ MARŞ" DİYE BİLDİĞİMİZ "YABANCI MARŞLAR" ve "SİYONİST YAHUDİ MARŞLARI"

“MİLLÎ MARŞ” DİYE BİLDİĞİMİZ

                           “YABANCI MARŞLAR”
ve

“SİYONİST YAHUDİ MARŞLARI”


Yukarıdaki başlıkta zikredilen mes’elenin Türkiye’miz deki mütehassısı, “Türk Pop Müzisyeni,Piyanist Bozkurt İlham GENCER”dir.
O’nunla iki veya üç sene önce www.haberiniz.com.tr’de yayınlanan “röportajı”, bendenizi bile “şoke etmiş”ti.
Meğerse “Millî Şarkı”mız, “Millî Marş”ımız diye bildiğimiz “Şarkı” ve “Marşlar”ımız, aslında “Yabancı Şarkılar/Yabancı Marşlar” ve “Siyonist Yahudi Marşları” imiş…
Meselâ, 1- Hayat Bayram Olsa
2- Sev Kardeşim
3-Memleketim
4-Gençlik Marşı/ Dağ Başını Duman Almış
Şimdi zikredilen ‘haber site’sinde yer alan “röportaj”ın yapabildiğim nesre geçmiş hâli şöyle:
Hâlen doksan yaşını aşmış ve hayatta olup ‘Türk Pop Müzisyeni, Piyanist’ olarak da mesleğini idame eden muhterem Bozkurt İlham GENCER’e kulak verelim:
“Yahudi Marşları ile büyümüşüz…Türk Milleti’ne en büyük ihanet şarkısı/marşı,”Memleketim”, “Yahudi Şarkısı/Yahudi Marşı”dır.
Merhum eşim Ayten ALPMAN’a söylettirdiler.
1974’de,TRT’de de “Millî Marş” gibi kabul edildi.
Dönemin TRT Genel Müdürü İsmail CEM’in,adetâ “Siyonist Yahudilere Hediyesi” oldu. ‘Kıbrıs Barış Harekatı’ sürecinde…
“Biz gönlümüzce eğleniriz,
Gerisi Allah Kerim…”
“Kıbrıs’ta Şehidler” oluyor, siz ise ;
“Biz gönlümüzce eğleniriz,
Gerisi Allah Kerim”diyorsunuz…
“Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar…” “Onuncu köy” benim: Vatanım, Milletim…
Ben bu ‘şarkı’nın, bu ‘marş’ın sözlerini şöyle değiştirerek söyledim:
“Ben gönülden severim.
Gerisi Allah Kerim.
Bir başkadır,
Benim Türk Milletim…”

MÜZİK ve İHANET

“Müzik ile insanları kandırırlar. Üç yaşındaki bir çocuğun zihnine bir kelime sokarsanız; bu bir kelime ,o çocuk üniversiteyi bitirinceye kadar, o bir kelime ile “hain”, “ Düşman” olur.
“Türk Milleti’ne Düşman” olur; “İslamiyet’e Düşman” olur; “İnsaniyet’e Düşman” olur…
Müzik ile yapılan “ihanet”i , “silah” ile yapamazsınız.”

TÜRKİYE’DE “İHTİLÂL”LER ve “MARŞLAR”

“Türkiye’mizdeki “ihtilâl”ler de, hep “marş”larla olmuştur…
1-27 Mayıs İhtilâli-Gazi Osman Paşa Marşı: Rusya’dan gelen bir ‘Komünist Ajan’ tarafından-Rusya’daki Enstitülerde, Türkçe bilerek yetiştirilen- “Plevne Marşı”mızdaki;
“Tuna nehri akmam diyor,
Etrafımı yıkmam diyor.
Şanı büyük Osman Paşa,
Plevne’den çıkmam diyor” mısraları;
“Olur mu böyle olur mu?
Kardeş kardeşi vurur mu?
Kahrolası diktatörler,
Bu vatan size kalır mı?” diye değiştirerek; “Rahmetli MENDERES’i asmanın yolunu açtılar…
Türkiye’de “Şarkı/Marş” ile yapılıyor “İhtilâller”; “silâh” ile değil!!!
2- Hayat Bayram Olsa
3- Sev Kardeşim… Darbe marşlarıdır…
“12 Eylül İhtilâli Marşı” ise Hasan MUTLUCAN’ın söylediği ‘Estergon Kalesi Marşı…’
“Sev Kardeşim”, “İsrail Millî Marşı…”
“Memlekettim”,”Yüzde yüz İsrail Millî Marşı…”
Suâl:- Neden “İsrail Millî Marşları” da, Avustralya veya Japon Marşları değil?
Cevap:- Japonya’dan Dünya’ya bir tehlike gelmez. Amma “Siyonizm”den Dünya’ya tehlike gelir...
Japonlar, kendi milleti için çalışırlar. Amma “Siyonizm”, ‘Dünya’yı Masonlaştırmak için çalışır…’ Yahut da, “Masonlara Ortak olurlar…”

ATATÜRK ve MASONLAR=SİYONİST YAHUDİLER

“Bu ‘Masonlar’ın hepsinin Atatürk’den ve Türk Milleti’nden özür dilemeleri kazımdır.
Atatürk mason localarını kapattı.
Kendilerini ‘Atatürkçü’, ‘Kemalist’ ve ‘İlerici’ gören  muhterem zatlara ben soruyorum: “-Büyük Atatürk,1933 yılında, Mason Locasını kapatmıştır. 1938 yılında, İsmet Paşa, Reis-i Cumhur olur olmaz,Mason Localarına faaliyet hakkı vermiştir.
Ben şimdi soruyorum:”- Türk Masonları, Rotaryenler,Lions Kulüp Üyeleri; Bu ‘Dinsiz’ ve ‘Milliyetsiz’ tarikattan daha ne bekliyorsunuz?”
Türk Milleti’nden özür dileyin…
Bu ‘Dernekler’inizi de kapatın…
Türk Milleti’ne hizmet etmek için, çok güzel fırsatlar vardır; bu fırsatları kullanın…
‘Nuri Ziya Sokağı’ndaki “Mason Locası”na da buradan sesleniyorum: - Siz de o ‘Derneği’nizi kapatın ve Türk Milleti’nden özür dileyin…
Suâl: - Neden “özür dileyecekler?”
Cevap: - Bu teşkilatlar, ‘gizli teşkilatlar…’ “Neden  mi ‘özür dileyecekler?’
Atatürk, ‘Mason Locaları’nı kapatmıştır…
Suâl: - “Kapatmadı…” “Biz feshettik” diyorlar…
Cevab: - “Yalan” konuşuyorlar…Onların hiçbir sözüne inanmayın……”

“DAĞ BAŞINI DUMAN ALMIŞ-GENÇLİK MARŞI” DA ‘İSVEÇ HALK ŞARKISI’/ ‘İSVEÇ MİLLÎ MARŞI’

“Dağ Başını Duman Almış Marşı”, yani “Gençlik Marşı” da, ‘resmen İsveç’in Millî Marşı’dır…
Ali ELÖBE isimli bir ‘Türk’, ‘Türkçeleştirmiştir…
“The Irallanda Jöntor/ İsveç Millî Marşı” dır yani…”

“MASONLAR=SİYONİST YAHUDİLER”

“Masonlar= Siyonistler=Siyonist Yahudiler”, ikisi ‘aynı şey’ zaten…
‘Kültür Erozyonu’ yapıyorlar…
İsrail, Türkiye’deki her iktidarı ‘devirmek’ için; “şarkılarla, marşlarla” ‘propaganda’ yapar…
“Hollywood Film Sektörü” de, “Masonların, Siyonistlerin…”
‘Masonlar=Siyonistler=Siyonist Yahudi Lobileri”, ‘Türk Milleti’ni bölmek ‘ isterler ve bundan da “para” kazanırlar…”

“DOLAR – ALTIN-PETROL” FİATLARI ARTIYORSA!

Türkiye’mizde yaşanılan bir “vakıa” olan ‘Dolar-Altın-Petrol’ fiatlarının ‘yükselişindeki “Dış Güç Etkisi”ni, “Mason-Siyonist-Yahudi Etkisi”ni ‘dudak bükerek’ küçümseyen ‘bazıları’na, Bozkurt İlham GENCER’ce cevap:- “Dolar’ı, Altın’ı, Petrolü dünyada kim topluyor? Onların teşkilatları topluyor…Yahudiler topluyor… Baronlar, Baronesler topluyor…
Paraya taparlar…Dinleri, imanları “para”dır…
Karl Marks, Lenin hep ‘Siyonist-Mason-Yahudi’dirler…”

“OYUN’UN ADI”

“Dünya’da oynanan “oyun”un adı: Masonik-Siyonist-Yahudi gizli teşkilatın, Türkiye’yi ‘dize getirme oyunu’dur…
Suâl:- Neden?
Cevap:- Türk Milleti, Büyük bir Millet de ondan…
“Her yolu” denerler: “Fesat çıkarma”, “İşkençe”, “Darbe”, “Medya…”
TÜSİAD, Masonların, Siyonistlerin, Yahudilerin ‘Yan Kuruluşu’dur…
Rahmetli Sakıp SABANCI, onlardan ayrıldı…
SABANCI’yı da ben evlendirdim…
Bakınız, kolumda saatimde resmini taşıyorum…”(*)

NETİCE-İ KELAM:

“10. Yıl Marşı”nın da “28 Şubat Post Modern Darbe”nin “Darbe Marşı” olduğunu da biliyorsunuz herhalde!?
Vesselam…

Terme, 17.Ekim.2018
İsmet GÜLTEKİN
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci
metgultekin@hotmail.com

(*): www.haberiniz.com.tr haber sitesindeki ilgi ‘röportaj’ videosu; www.youtube.com’da da…

Lütfen şu kaynaklara da bakınız:
1)  Ahmet Deniz AĞCA, “Ünlü Müzisyen İlham GENCER’den İlginç Yorum: “Türkiye’deki Bütün Darbeler, Şarkılarla Yapılmıştır”, Yeni DÜŞÜNCE Dergisi,21.Kasım.2015
2)  Aziz ÜSTEL’in, Star Gazetesi’ndeki “Masonlukla “ ilgili Dizi Yazıları, 16-17-18 Ekim 2018
3)  Yeni AKİT Gazetesi, “Millî Marşlar”ımız, aslında “Yabancı Marşlar” olduğuna dair, geçen aylardaki ilgili  ‘Sürmanşet’‘görsel’ deki ilgili haber…

4)   Ve Facebook/igltk’deki ilgili “paylaşım…”

"TÜRK SİYASÎ TARİHİNDE BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ-Siyasî Gelişimi-Fikrî Kaynakları-Teşkilatlanma Yapısı(1993-2009)(*)" Kitabı, "BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ"Nİ 'ANLAMA' KILAVUZU

“TÜRK SİYASÎ TARİHİNDE BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ-
Siyasî  Gelişimi-Fikrî Kaynakları-Teşkilatlanma Yapısı(1993-2009)(*) Kitabı,
 “BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ”Nİ ‘ANLAMA’ KILAVUZU


              Yukarıda ismi zikredilen “kitap”,”eser”, tamamiyle ,siyasî tarihimizde,”Lideri Şehid” edildikten sonra da idame eden; neredeyse ‘bir çeyrek asrı’, ’25 seneyi’ tamamlamak üzre olan ve daima “Gönüllerin Partisi” olarak anılmış olan “Büyük Birlik Partisi(BBP)”ni, “Muhammedî Gül Hareket”ini, “YAZICIOĞLU HAREKETİ”ni ‘anlama kılavuzu…’


             Velâkin sahasında tamamiyle ilmî olarak; “siyaset ilmi” olarak; “siyasetoloji” nokta-i nazarında yapılan “ilk çalışma” denilemez!!!

             1991’lerdeki “Devlet-Ocak-Dergâh-12 Eylül’den 1990’lara Ülkücü Hareket”(1); “Kurtların Kardeşliği”(2),”Türk Sağı’nın Üç Hâli”(3) vâri ‘kitap’ ve ‘eser’lerde de, “siyasetoloji” açısından  da, “Büyük Birlik Partisi” hakkında,‘önceden yapılmış çalışmalardı’, diyebiliriz…


           Kısaca,“Türk Siyasî Tarihinde Büyük Birlik Partisi”(4) isimli ‘kitap’ ve ‘eser’in en ehemmiyetli “farkı”; “3.Bölüm” deki “Büyük Birlik Partisi’nin Faaliyetleri”; “4. Bölüm”deki “Büyük Birlik Partisi’nin İç-Dış Politikaya Dair Görüş ve Projeleri”; “6.Bölüm”deki “Büyük Birlik Partisi’nin Teşkilat Yapısı” ile “Ekler”deki ‘izahat’ları ile adetâ “derinlemesine Büyük Birlik Partisi(BBP)”ni mevzû almış olmasıdır…


            Mezkûr ‘kitap’/ ‘eser’; Ömer UMUR’un, ‘dört sene’yi bulan “Yüksek Lisans(Master)” çalışmasıdır da…
            “Ülkücü-Alperen Şehid Muhsin YAZICIOĞLU olmak üzre,’Ülkü Yolunda Şehid’ olan bütün “Ülkücü Şehidler”imize,”şehidler”imize ‘ithaf’ edilmiş” olan,kısaca, “Türk Siyasî Tarihinde Büyük Birlik Partisi” isimli ‘kitab’ı/’eser’i “orijinal” yapan bir diğer hususlar ise; “Kitaba Önsöz”” ve “Teze Özel”deki ve “Sunuş”taki yazılar ile “1. Bölüm”de,”Temel Kavramlar” başlığı ile yayınlanan “Siyaset-Siyasî Partiler-Siyasî Parti Tipleri/Sistemleri/Teşkilatları/ Fonksiyonları” başlıklı, adetâ “Siyaset İlmi/Siyasetoloji’ye Giriş” yazıları olsa gerek!!!
          Bu sebeple de, her ne kadar “sahasında ilk yapılan akademik çalışma” denilemese de, “derinlemesine ve akademik olarak”, kısaca,“Türk Siyasî Tarihinde Büyük Birlik Partisi(BBP)” isimli ‘kitap’/’eser’; “akademik yoğunluğu yüksek ilk çalışma” denilebilecek kertede…

          ESERDEKİ ‘YANLIŞ’LAR,’HATA’LAR ve ‘TARTIŞMALI MEVZÛ’LAR


     Kısaca, “Türk Siyasî Tarihinde Büyük Birlik Partisi(BBP)” isimli eserin “1.,2.,5. Bölümler”i ile “Sonuç” kısmını okudum.
    Gördüm ki, iki-üç mes’ele de ‘yanlış’,’hata’ yapılmış ve ‘tartışmalı mes’eleler’ meydana gelmiş:
     Birinci ‘yanlış/hata’: “Nizam-ı Âlem Ocakları”nın “Alperen Ocakları” olarak ‘isim değişikliği’ yapılmasının ‘gerçek/hakikî sebebi”nin ‘anlaşılır’ bir şekilde izah edilemeyişi…

     Bu mes’ele çok ehemmiyetlidir, çünkü “fikir-düşünce-ideoloji partiler”inde, ‘geri adımlar atmak’, hiç de tasvip edilecek bir hâl değildir.Üstelik, böyle bir “isim değişikliği geri adımı atma”nın sebeblerinden olarak; “Alperen isiminin tarihimize ve mazimize en uygun isim olduğu”(5) izahının gösterilmiş olması da, çok su götürür.
        O zaman sormazlar mı; “Nizam-ı Âlem” ismi, “tarihimize ve mazimize uygun” değil miydi?
      Bendenizin de,  sıcağı sıcağına yaşadığı bu mes’eledeki vetirede, ‘tavrımı’, “isim değişikliği resti” şeklinde ortaya koymuştum.

      Maateessüf dönemin “Samsun Nizam-ı Âlem Ocakları Başkanı” ve “Karadeniz Bölge Sorumlu” Recep TEMEL; “Nizam-ı Âlem Ocaklarına, dönemin Emniyet Teşkilatlarının verdiği bilgilere göre, ‘sızmalar’-“Hizbullah” vari- olduğu bilgisini aldıklarını, bu sebeple de ‘Nizam-ı Âlem’ ismini ‘Alperen’ olarak değiştirerek; “Alperen Ocakları” ismini aldıkları”(6) “gerekçe” göstermişti…
       Hal bu ki; 2018’ler Türkiye’sinde bile, bu mes’elede de,”her şey aslına rucü etmeli” ve şimdilerde “Vakıf Statüsü”nde olan “Alperen Ocakları Eğitim,Kültür,Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı”, ismini “Nizam-ı Âlem Ocakları Eğitim, Kültür,Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı” olarak değiştirmelidir…
      Elbetteki, “Nizam-ı Âlem Ocakları Dergi Temsilciliği”nden; seneler sonra, mevcut ‘Devlet Yapı’mızda, ‘hukukî’ olarak da “Alperen Ocakları Eğitim, Kültür,Yardımlaşma  ve Dayanışma Vakfı” ‘statüsü’ne gelebilmiş olabilmek bir “başarı hikâyesi”dir…
     Yine elbetteki mezkûr eserde, “isim değişikliği sebepleri”, “Devlet Sorunu,Yapısal Sorun,MHP’nin başarısının olumsuz etkileri ve maddî sebepler” şeklinde ‘detaylı/ayrıntılı’ bir şeklide dillendirilmiş de.(7)

      İkinci bir mes’ele ise “BBP’NİN İDEOLOJİSİ”(8)nin izah edildiği sayfalarda, “Nizam-ı Âlem Ülkücülüğü”nün, “Türk-İslâm Ülkücülüğü”nün de adetâ ‘kitabını da yazmış’ olan rahmetli ‘Evlâd-ı Rasul’ Seyyid Ahmed ARVASÎ Hocamızın “Türk-İslâm Ülküsü”nün de, dönemin “Efsanevî Gazetesi” “HERGÜN Gazetesi”nde neşvü nema bulduğunun daha aşikâr bir şekilde izah edilemeyişidir. Üstelik “Ülkücü Camiâ”nın “Burak Yayınları” ile “Bilgeoğuz Yayınları”, bu mes’eleye hiç temas etmemişlerdir…

    Ömer UMUR ise mes’eleyi ele  aldığı kısmın adetâ sonlarına doğru,”Seyyid Ahmed Arvasî’nin Hergün gazetesinde Türk-İslam Ülküsü başlığı ile yazdığı makaleler” izahı da silik ve sönük kalmaktadır…(8)
    Elbette ki, “BBP’nin İdeolojisi”, “İslâm ile meczolunmuş; İslâmı gaye edinen; İslâm’ın izin verdiği hududa kadar milliyetçi”, “soy”u ve “vatan”ı dışlamayan, muhafazakâr ve maneviyetçi, demokrat,Türk-İslâm Ülkücülüğü, İ’lây-ı Kelimetullah için Nizam-ı Âlem Ülkücülüğü”dür…

12 EYLÜL 1980’DEN SONRA DA ,“NİZAM-I ÂLEM DERGİSİ” ÇIKTI!!!

       Bir diğer mes’ele de, “Ülkücü Yemini” de yazmış olan Dr. Lütfi ŞEHSUVAROĞLU’nun, “Nizam-ı Âlem Dergisi Vakıası”nı ele aldığı ve “kamuoyu” ile paylaştığı FETÖ/PDY tescilli “Vahdet Gazetesi”ndeki köşe yazılarında, ‘bir kerecik bile’olsa, “12 Eylül 1980’den sonra da, Nizam-ı Âlem Ocakları tarafından da, ‘Nizam-ı Âlem Dergisi çıktı”, diye yazamayışıdır…(9)

     MÇP’DEN KOPUŞ SEBEPLERİ ve BBP’NİN KURULUŞU

          Ömer UMUR’un, kısaca “Türk Siyasî Tarihinde Büyük Birlik Partisi(BBP)” isimli eserinde, dönemin “Milliyetçi Çalışma Partisi(M.Ç.P.)”nden “ayrılış/kopuş sebepleri” ‘detaylı/ayrıntılı’ bir şekilde ele alınmıştır…
         Bu fakirin bile senelerden bile ‘anlayamadığı’, bazı ‘MHP’liler’in ‘BBP’lilere’, yıllar boyunca “Hain” diye damgalamalarının sebebini,, UMUR’un bu eserinde öğrendim: Meğerse, “MÇP’nin yirmi milletvekilini bulup, grup kuracağı süreçte, kopuşun, istifaların gerçekleşmiş olması”(10) imiş…

         NETİCE-İ KELAM:

     “Türk Siyasî Tarihinde Büyük Birlik Partisi(BBP)-25 Mart 2009-25 Mart 2019”, ikinci bir “Yüksek Lisans Tezi(Master)” mevzûsu olsa gerek…
       Ayrıca,“Milliyetçi Hareket Partisi(MHP)” ile “Büyük Birlik Partisi(BBP)” ile “İyi Parti” ile “Ülkücü Hareket”te, kaç hizip, franksiyon, grup teşekkül etti?, ‘tahkik’e değer…’
      “Atsızcılar, Bozkurtçular, Üç Hilâlciler”, ‘MHP Süreci’nde meydana gelen “franksiyonlar…”
        “AKMHP’liler, AKBBP’liler” de 2018’ler Türkiye’sinde yazılan-çizilen “franksiyonlar”, “gruplar” mı ne?
       Merhum “Ülkücü Alperen Şehid Muhsin Başkan Doktrini”nin mevcut “BBP” neresinde ki?!
        Vesselam…
Terme, 20.10.2018
İsmet GÜLTEKİN
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci

Dip Notlar:
 (*): Ömer UMUR,”Türk Siyasî Tarihinde Büyük Birlik Partisi-Siyasî Gelişimi-Fikrî Kaynakları-Teşkilatlanma Yapısı-1993-2009”, MUHSİYAD,1.Baskı Mart 2017,Ankara,Not: Eser 3. Baskıyı da yapmış…Kitabı isteme adresi: Ömer UMUR:05052367146;e-mail: umur615@hotmail.com
(1):Tanıl BORA-Kemal CAN, “Devlet-Ocak-Dergâh,12 Eylül ‘den 1990’lara Ülkücü Hareket”, İletişim Yayınları, İlk Baskı 1991, İstanbul
(2): Hakan AKPINAR, “Kurtların Kardeşliği-CKMP’den MHP’Ye-1965-2005”,Kamer yayınları,İlk Baskı 2016,İstanbul
(3): Tanıl BORA,”Türk Sağının Üç Hâli-Milliyetçilik-Muhafazakârlık-İslamcılık”,İletişim Yayınları,1. Baskı 1998,İstanbul
(4): Ömer UMUR, adı geçen eser
(5): Ömer UMUR, a.g.e., s.296
(6): Terme Birlik MEFKÛRE,ilgili kupürler
(7): Ömer UMUR, a.g.e., s.295
(8): Ömer UMUR, a.g.e., s.261-278
(9): Dr. Lütfi ŞEHSUVAROĞLU,Vahdet Gazetesi, İlgili Kupürler

(10): Ömer UMUR, a.g.e., s.80

1 Eylül 2018 Cumartesi

'YİĞİDO' OSMAN KARA: SAMSUN'UN "CEHL-İ MÜREKKEP"İ MİSİNİZ?

‘YİĞİDO’ OSMAN KARA :

SAMSUN’UN “CEHL-İ MÜREKKEP”İ MİSİNİZ!?



             Bu “Yaz 2018”de, “Nutuk’ta Ermeni-Rum-Pontus Terörü”(1) isimli ‘araştırma’m sebebiye yaptığım ‘Nutuk Okumaları’mda, “Sait Molla” ismi, hafızâma mıh gibi mıhlanmıştı.

           Neredeyse bir ayı aşan bir süre sonrasında, “Türkiye YENİÇAĞ Gazetesi”nin  “Atatürk Diyor ki” sayfasının “Millî Mücadelede Zararlı Dernekler ve İsyanlar”(2) başlıklı yazılarda da, “Sait Molla” ismini okuyunca, hafızâmda, adetâ “Lem’alar”, “Parıldamalar” meydana geldi, adetâ “şimşekler çaktı…”

          Ve nihayet; senelerdir Samsun’da ikâmet eden ‘Yiğido’ Osman KARA’nın, “Büyük Zafere Doğru” ismi ile başlayıp; “Sıra Geldi İsimlere” ismi ile biten; “Yakın Cumhuriyet Tarihimizden Portreler” de diyebileceğimiz,”dört bölüm’lük “seri yazıları”nda da; “Sait Molla” ismi de hatırlatılıyordu…

          Hem de “Sait Molla= Said Kürdî”; “Sait Molla=Said Nursî”; “Sait Molla= Molla Said”; “Said Molla= Molla Said”;“Sait Molla= Bediüzzaman Said Nursî” olarak…


        ‘Yiğido’ Osman KARA; bu ‘dört günlük yazıları’ boyunca; “Sait Molla Yetmezmiş gibi”(3); “Keza İngiliz Muhibbi Sait Molla”(4), diye “tanımlamalar”, güyâ “tesbitler” de yapıyordu.

          Mezkûr “=”ler düşüncesi çercevesinde…

         Merhum Bediüzzaman Said NURSÎ’nin, “İngiliz Muhibbi” olması, “İngilizler namına gayretler sarfetmesi” “muhal ender muhal”di…

    Çünkü,neredeyse sekiz seneyi bulan,“Şanlıurfa Seneleri”mde,“Risale-i Nur Külliyatı”nı, ‘bir defa’ okumuştum…

    “Hutuvat-ı Sitte Risalesi” ile de, “Medine-i İstanbul”u “işgal” eden; “dönemin süper güçü İngilizlerle”, amansız bir mücadele etmişti…

      Zaman zaman “Sayfiye Yeri” de olan “Sarıyer”e de, ‘hicret’ etmiş; adetâ “İngilizlerle köşe kapmaca” da oynamıştı!!!

    Hele “Millî Mücadele Aleyhtarlığı”, “Kuvay-ı Milliye Düşmanlığı”, hiç mi hiç, mümkün değildi…

     “Hafızâm dirilmeye başlıyor”du…

      Senelerdir Samsun’da ikâmet eden ‘Yiğido’ Osman KARA’nın, ‘dört gün boyunca yazdıkları” sebebiyle de; “bir tık kolaylığı ile”, “google arama motoru”na, alakalı kelimeleri yazdığımda…

      Hafızâm tamamen dirilmişti…

     Mezkûr “dört gün boyunca yazdıkları” vesair mes’eleleri geçtik!!!

     ‘Yiğido’ Osman KARA, “muhteşem bilgi kirliliği bataklığı”na saplanmış olmalıydı…

       Hal bu ki,merhum Bediüzzaman Said NURSÎ’nin “Millî Mücadele Aleyhtarı Olmadığı”, asla ve kat’a “İngiliz Muhibbi Olmadığı”, “Risale-i Nur Külliyatı”na aşina “Emperyal Güç”ler, “tahkikçiler” de biliyorlar…


       “Vesair Mes’eleler” ise; “Yakın Cumhuriyet Tarihimizden  Portreler” de diyebileceğimiz ‘dört günlük yazı”da zikredilen; “Mustafa Sabri Efendi Mes’elesi”, “İskilipli Âtıf Efendi Mes’elesi”,”Sultan Vahideddin Efendi Mes’elesi” gibi “Mes’eleler…”


               ‘YİĞİDO’ OSMAN KARA:
               SAMSUN’UN “CEHL-İ MÜREKKEP”İ MİSİNİZ!?

    

          “Bir tık kolaylığı” ile de; kimileri açısından hâlâ “ilmî kıymeti” de olan “İnternet Okyanusu”ndan; “Said-i Nursî, Şeyh Said,Said-i Molla; Üçü Aynı Şahsiyet mi?”(5); “Said Molla Başka, Said Nursî Başka”(6); “Said Molla Başka, Molla Said Başka”(7); “İngiliz Ajanı Sait Molla”(8);”İngiliz Muhipler Cemiyeti Hakkında Bazı Notlar ve Belgeler”(9); “Kasten Karıştırılan Üç Said”(10) ve hattâ “Atatürk Said Nursî İsmini Böyle Karıştırmıştı”(11) “iddialı” ve”tez”li  “yazıları” okuduğumuzda; “12 dakikalık video”yu seyrettiğimizde; düpedüz, kimi “cahiller” ve “cehl-i mürekkep”ler; “Aşırı İngilizci”, “İngiliz Ajanı” “Sait Molla”/”Said Molla” üzerinden de; “Şeyh Said” üzerinden de, “Said Nursî Düşmanlığı”/ Bediüzzaman Said Nursî Düşmanlığı” yapıyorlardı…

        Halbu ki, “Paralel Nurcular” diye de “târif edilen” “sözde cemaat, özde terör örgütü” olan “Fetullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapısı” ‘Militanları’ bile böyle “karıştırmalarla düşmanlık” yapmamıştı…

      Düpedüz, “Risale-i Nurları Sadeleştiriyoruz” ismi ile ‘müşahhas düşmanlıklar’ yapmışlardı…

                               ELHÂSIL:


      ‘Yiğido’ Osman KARA; ya ‘bilgi kirliği’ içerisindesiniz, ya da ‘dezenformasyon’a ,’yanıltma’ya, ‘yanıltılmaya’ marûz kalmışsınız…
        Hem de “Yakın Cumhuriyet Tarihimizden Portreler” de diyebileceğimiz, ‘dört gün boyunca’ süren ‘yazılar’ınızın, sadece ‘Sait Molla Mes’elesi’nde de değil!!!

       “Vesaire mes’eleler” ise bu fakirin, bu yazısının ‘boyutu’nu aşar…

       Sizleri yakînen, yazılarınızdan, senelerdir ‘takip’ ediyorum…

        “Ülkücü Hareket’in Tarihine Notlar” da diyebileceğimiz yazılarınız ile “Anti-Amazonizm/Amazonizm Aleyhtarı” yazılarınızdan çok istifade ediyorum.

        Velâkin; 1) Son 17(onyedi) senedir, aşikâr, alenî mevcut siyasî irade eleştirisi yazılarınızı okuduğumu hatırlayamıyorum.
                      2) “Marksistler” gibi zaman zaman ‘hiç beğenmesek’ de ‘Milliyetçi Hareket Partisi’ne, ‘M.H.P.’ye ‘taarruzlarınız’ı da, fazla ‘içime sindiremiyorum…’
                      3) “Samsun’da Tarih Kalpazanı Tartışmaları”n da, üslûbunuzu da çok yadırgamaya başladım.Daha “Bir Kitabı bile olmayan” ‘Yiğido Osman KARA’nın; ‘Baki SARISAKAL’ a ‘saldırısı’nı, doğrusu yine ‘içime sindiremiyorum…’
                     4) Hele yazılarınızdan da ‘bilgilendiğimiz’ üzre; son aylarda, Samsun’daki “Masonik Örgütler”in; -“Samsun Rotary” ve “ADD” gibi -‘davetlerine icabet etmenizi’ de , doğrusu “içime sindiremiyorum…”
                     5) Ve “son olarak”, “Samsun’daki ‘Cehl-i Mürekkep’” dedirtircesine ki, “dört günlük yazılarınız”daki “fikirlerinizi/ düşüncelerinizi” de, doğrusu yine “içime sindiremiyorum” vesselam…

Terme, 31.Ağustos.2018

İsmet GÜLTEKİN
Araştırmacı-Yazar ve Öğretmen

(1): İsmet GÜLTEKİN, “Terme Ermenileri, Terme Ermeni Üssü mü? Ve ‘Nutuk’ta ‘Ermeni-Rum-Pontus Terörü’ ile ‘Amerikalılar’, google arama motoru ile
(2): “Atatürk Diyor ki”, ‘Millî Mücadelede Zararlı Dernekler ve İsyanlar’(4) ve (5); Kerrar Esat ATALAY, “Türkiye’de Yeniçağ Gazetesi, 21-22 Ağustos 2018
(3): Osman KARA, “Kimdir Bu Payitahtın Gafilleri ve Hainleri”,30.08.2018, 3. Yazı,Samsun Haber Gazetesi
(4): Osman KARA, “Sıra Geldi İsimlere”,31.08.2018,4. yazı, Samsun Haber Gazetesi
(5): “Sorularla Risale”, ’12 Dakikalık’ Video, Youtube,
(6): Abdülbaki ÇİMİÇ,”Said Molla Başka, Molla Said Başka”, (Molla Said eşittir Bediüzzaman Said Nursî),www.sorularla saidnursi.com,PDF’si de var
(7): Abdülbaki ÇİMİÇ, “Said Molla Başka, Molla Said Başkadır”,www.yeniasya.com.tr, 23.Kasım.2015
(8): İhsan MUSLU, “İngiliz Ajanı Sait Molla”, Ortadoğu Gazetesi, 14.04.2018
(9): “İngiliz Muhipler Cemiyeti Hakkında Bazı Notlar ve Belgeler”,PDF’si de var, dergiler.ankara.edu.tr
(10): “Kasten Karıştırılan Üç Said”, Kastamonur.com

(11): “Atatürk Said Nursî İsmini Böyle Karıştırmıştı” “iddia” ve “tez”i, TimeTurk,

"TERME TÜRKAV" NİYE KAPANDI?

                            “TERME TÜRKAV” NİYE KAPANDI?



         Terme “Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı”, kısaltılmış ismi ile “TÜRKAV” Temsilciliği, Mart 2015’de açılmıştı.

      Terme’mizin “şehir göbeği”ndeki “Ahşap /Tahta Camii”nin hemen hemen karşısında kiralanan binada, faaliyetlerini devam ediyordu…

     Bilhassa “Eğitim-Öğretim Dönemleri” boyunca, geceleri, fedakâr öğretmenlerimiz tarafından, bazı sahalarda “kurslar” verilmekteydi…

     “Gözden Uzak” olduğum zaman dilimlerinin bir “Yaz Tatili”nde, bir akşam, evimden ‘modern nalınları’ giymiş; Terme TÜRKAV Temsilciliğini ziyaret etmiştim…

      Bir delikanlı ile kısa  bir sohbet yapmış, şimdi hatırlayamadığım meşru bir içecek de içmiştim…

     Terme TÜRKAV Temsilciliği Bina içi, ‘mükemmel’ derecede ‘görsellikler’le de donatılmıştı…

    “Türk Tarihi”ni, “Ülkücü Hareket”i ‘Diriltici’ “slogan” ve “görseller”, “bedenleri ve ruhları” da adetâ “dipdiri” tutuyordu…

                  “TERME TÜRKAV”IN İKİ SENEYİ GEÇEN ÖMRÜ!!!


     “Gözden Uzak Diyârlar”dan, sonraki zaman dilimlerinde, Terme’mize geldiğimde ise; “TERME TÜRKAV TEMSİLCİLİĞİ BİNASI”nın, “sönük”, “pörsük” şekilde olduğunun “farkına” vardım..

      Bildiğim, aşinâlıklarım olduğu “Ülküdaşlar”ımdan, kimseye de suâl edemedim. Hâlen de suâl edemedim…

     “İyi ki internet var!!!”, diyorlar ya!!!

     Bu “internet” denilen her ne ise(!); ‘herşeyi ona-buna suâl etmeyi” de gerektirmeyecek  kertede…
   “Google Amca”, neredeyse çok kısa bir sürede, zihinlere mıhlanmış suâlleri de cevaplandırıyor, değil mi?

    “İnternet Arama Motorları”, “Google Amcalar”, “Web Siteleri”, “Youtube”lar, yani ‘size ait televizyon kanalları’, “tarih affetmez” dercesine, “affetmiyor…”

      Çoktandır zihnime mıh gibi mıhlanmış mezkûr mes’eleyi, işte böyle bir “çağcıl imkân” ile yaptığım “tahkik” ve “taharri” ile anladım, kavradım…

       Suâl: - Terme TÜRKAV Temsilciliği Niye Kapandı? Niye Kapatıldı?

       Cevap:- “Ülkücü Hareket” içinde ‘fikir/düşünce özgürlüğü’ olmadığı için!!!

     Suâl: - Nasıl yani?


     Cevap: - 10 Ağustos 2014 senesinde, “Cumhurbaşkanını Milletimiz Tarafından Seçildiği”, dolayısıyla de “fiilen”,’de facto’ bir şekilde “Başkanlık Sistemi”ne geçtikten sonra; “hukuken” de, “de jarso” olarak da, “Otokrasi”,”Tek Adam Rejimi”ne, ‘Pardon’ “Başkanlık Sistemi”ne geçebilmek için; 16 Nisan 2016 tarihinde yapılan “Evet/Hayır Referandumu”nda, “Halk Oylaması”nda; merhum ‘Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ’ tarafından 1989 Şubat’ında kurulan; “Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı”(TÜRKAV)’ın; “Başkanlık Sistemi’ne Hukuken Geçişi Onaylayan Evet Renkli Oy” tercihi yaparken; “TÜRKAV”dan neşet eden “Türkiye Kamu Çalışanları Sendikası”nın ise “de jarso” olarak, “hukuken”, Türkiye’mizin ‘Başkanlık Sistemine Geçişini Onaylamayan Hayır Renkli Oyu Tercih’ etmesi ile mevcut siyasî zihniyetin “Genel Merkezleri”, “Genel Başkanları”nın “Baskısı”, ki “Başkanlık Sistemine Geçişi Onaylatma Baskısı” neticesi başlayan “kavga…”

       Suâl: - Nasıl “kavga” yani? “Ülkücü Ülkücü ile” ‘kavga’ mı ediyordu?

      Cevap: - Evet…Tabii bu ‘kavga’, “Gomünistlerle”,”Devrimcilerle”, zaman zaman yapılan “yumruklu kavgalar” türünden değil!!!

      Suâl- Nasıl yani? “Yumruksuz”, “döğüşsüz kavga” mı olur?!


      Cevap: - Evet, olur!...Bu fakir de, “Nizam-ı Âlem Ocakları Terme Temsilcisi” iken; ‘bir anda’, ‘temsilcilik odama’ giren; “Nizam-ı Âlem Ülkücüsü” ‘iddiası’ndaki  kişiler tarafından; “hakarete maruz” kalmış; duvara çerçeveli bir şekilde asılı vaziyette olan; “Nizam-ı Âlem Ocakları Terme Temsilciliği Belge”min ‘camları bile kırılmış’ ve hâlâ bile anlayamadığım sebeplerle(!!!), “Nizam-ı Âlem Ocakları Terme Temsilciliği”nden; adetâ “hâl’ edilmiş”; “alaşağı edilmiş”tim…

        ”Teşkilatlı Mücadelenin Handikaplari” bunlar…


      Tıpkı  yukarıda izah ettiğim mes’ele de olduğu üzre; ‘kimin gücü, kime yetiyorsa’, ‘teşkilatlı mücadeledeki üstünlük kavgaları’, ‘ekipler arası kavgalar’, ‘ekipler arası üstünlük kavgaları…”

        Anladın?!

       Suâl: - Evet, biraz anladım da! “Dışarıdan” hiç öyle gözükmüyor amma?

     Cevap:- “Davulun sesi uzaktan hoş gelir…” “Teşkilatlı mücadelenin ‘içinde’, çok sayıda ‘iç kavgalar’ yaşanılır…

     Suâl:- Peki, “Terme TÜRKAV Temsilciliği” de, böyle bir ‘iç kavga’ya mı kurban edildi?

    Cevap: - Evet…”Parlamenter Sistemdem vazgeçip, Başkanlık Sisteminden yana olan Ülkücüler, ‘tüzel kurum’ başkanları; “Parlamenter Sistemden yana olan; “Otokrasi”ye, “Tek Adam Rejimi”ne, “Pardon”, hiçbir “kudema siyasetçi”nin, aslında “onaylayamayacağı”, “ucube Başkanlık Sistemine karşı” olmaları ve “karşı” olan Ülkücülerin, neticede “tasfiye” edilmeleri…

          Vakıa budur…
     Böyle bir “vakıa” sonrası da; Terme’mizde ‘ Ülkücü Hareket’ namına “hayırlı faaliyetler”de bulunan “Terme TÜRKAV Temsilciliği” de, iki seneyi çok az geçen süre sonra, ‘hayırlı faaliyetleri”ni sonlandırmak mecburiyetinde kalmış…Kapanmış…

        Suâl:- “Darbeciler, Cuntacılar” veya “Gomünistler”, “Devrimciler” ‘kapatmamış’ yani…

       Cevap:- Aynen öyle….

                  TERME TÜRKAV TEMSİLCİLİĞİ YENİDEN AÇILABİLİR Mİ?


         Suâl: - Peki, olan olmuş…’Terme TÜRKAV Temsilciliği’ yeniden açılabilir mi?

         Cevap:- “TÜRKAV”,  ‘Ülkücü Hareket’in mevcut  en müessir siyasî teşekkülün inhisarında…Mevcut en müessir siyasî teşekkül ise en son 24 Haziran Milletvekilleri Seçimine, mevcut siyasî iktidar ile ‘ittifak’ yaparak girdi…

       “TÜRKİYE KAMU-SEN” ise yapılan son değişiklikler ile ‘Ülkücü Hareket’in mevcut üç siyasî teşekküllerinden en fazla ‘hangisi’nin inhisarında, bilemiyorum…

          Şayed “isterlerse”, “Terme TÜRKAV Temsilciliği” yeniden açılabilir!!!(mi?), bilemiyorum…

         Velâkin, şu bir “hakikat” ki; “Ülkücü Hareket” namına ‘hayırlı faaliyetleri” olan “Terme TÜRKAV Tüzel Kurumu”, ‘artık yok!!!’

         Suâl:- Çok can sıkıcı bir hâl…
        Cevap: -Evet, aynen öyle…”Ülkücü Hareket’in Mukadderatı” böyle…Dünden-Bugüne ne “iç kavgalar” yaşanmış vesselam…

Terme, 29.08.2018

İsmet GÜLTEKİN

Araştırmacı-Yazar ve Öğretmen

ŞİİR: NERESİNDE?

        NERESİNDE?


Tuttuğunuz “saf”a bakın!
“İslâm”ın neresinde?
Tuttuğunuz “saf”a bakın!
“Edile-i Şeriyye”nin neresinde?
Tuttuğunuz “saf”a bakın!
“Kitap-Sünnet-İcmâ-i Ümmet-Kıyas-ı Fukaha”nın  neresinde?



Yöneldiğiniz “kıble”ye bakın!
“Mescid-i Aksa”nın neresinde?
Yöneldiğiniz “kıble”ye bakın!
“Kabe-i Muazzama”nın neresinde?
Yöneldiğiniz “kıble”ye bakın!
“Kıbleteyn”in neresinde?
Yöneldiğiniz “kıble”ye bakın!
“Beytullah”ın neresinde?


Tuttuğunuz “bayrağa” bakın!
“İslâm”ın neresinde?
Tuttuğunuz “bayrağa” bakın!
“Türklüğün” neresinde?
Tuttuğunuz “bayrağa” bakın!
“Âlem-i İslâm”ın, “Âlem-i Türk”ün neresinde?


Yaptığınız “uygulamalar”a bakın!
“İslâm”ın neresinde?
Yaptığınız “uygulamalar”a bakın!
“Türk Tarihi”nin neresinde?
Yaptığınız “uygulamalar”a bakın!
“Muasır medeniyet”in neresinde?


Tuttuğunuz “saf”a bakın!
“İslâm”ın neresinde?
Tuttuğunuz “saf”a bakın!
“Edille-i Şeriyye”nin neresinde?
Tuttuğunuz “saf”a bakın!
“Kitap-Sünnet-İcmâ-i Ümmet-Kıyas-ı Fukaha”nın neresinde?

Terme, 22.08.2018

İsmet GÜLTEKİN

metgultekin@hotmail.com